şükela:  tümü | bugün
  • kuranı bilmem ama uzaylılara göre pek hoş olmayan şekildir.

    bir türk bilim kurgu filminden replik: uzaylı, dünyalıyı rehin alır ve konuşur "siz dünyalıların ne mal olduğu, gezegeninizin şeklinden belli..."

    alenen top diyor bizlere...
  • bir çok ayette geçtiği üzere düz olmasının yanında, bu düz döşeğin sabit durması için bir kazık olarak dağların yaratıldığı bilgisi onlarca ayette geçmektedir. arapçalarının bizden daha iyi olduğunu düşündüğümüz arapların bir kısmı da zaten günümüzde dahi bu ayetlere dayanarak dünyanın düz olduğu iddiasındadırlar.

    http://www.kuranmeali.com/…irma.asp?sure=15&ayet=19

    http://www.kunfeyekun.org/…ar-ilgili-ayetler-15140/

    (bkz: ırak tv'sinde dünya düz mü yuvarlak mı tartışması)

    (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=kjjyxoihcay)

    elbette dünyanın düz olduğu bilgisinin tartışmasız olduğu bir coğrafyada tektonik levhalardan ve yer yüzünün hareket halinde olduğundan haberdar olunmasını beklemek de haksızlık.
  • "deve kuşu yumurtası" gibi fantastik bir sure yamasının, sadece 20.yüzyılın sonlarında yaşayan güzel ülkemin bir iki alimi dışında, başta araplar olmak üzere yüz yıllardır hiç bir din aliminin aklına gelmemiş olması şansızlığının nedenlerini de merak ettiren şekildir.

    http://www.agnostik.org/…da-ara.php?sure=79&ayet=30
  • kuran'a gore dunyanin sekli yuvarlakdir.
    yuvarlak oldugunu vurgulayan kelime dahaa kelimesidir

    naziat 79:30
    bundan sonra yeryuzunu dahaa [yaydi, dosedi, yuvarladi]. seklinde cevirilmistir.

    dahaa
    1. anlam
    (dafa'aahu wa ramaa bih) = hareket ettirmek, itmek, yuvarlamak, firlatmak.
    ornek:
    - daha [yuvarladi] cocuk yuvarlanan oyuncagi - cocuk yuvarlak oyuncagi yuvarladi
    (dahraja): yuvarlamak, yuvarlanmak, takla atmak

    2. anlam :dahaa = yuvarlak ve kuresel:
    arabcada yuzyillardan beri kullanilan icinde dahaa kelimesini iceren bazi tabirler:
    midesi buyuk ve yuvarlak hale geldi.
    usame'nin buyuk yuvarlak bir karni vardi.

    erkekler icin kullanilan dahda-hun kelimesi o kisinin kisa, bodur, sisman, tiknaz yani yuvarlak gorunumlu oldugunu belirtir.

    al-dir-dihati ayni kelime kokunden gelir. boyu ve genisligi birbirine yakin olan sisman kadinlar icin kullanilir. turkcede yuvarlak kelimesi vucut seklini tabir etmek icin fazla kullanilmasada mesela ingilizcede 'she has a round body' seklinde arapcadaki gibi kullanilir.

    3. anlam
    bazi tefsirciler daha kelimesi ile devekusu yumurtasi manasina gelen - dahwa - kelimesinin birbirine yakin kelimeler olusundan dolayi kuranda yuvarlak oldugunun manasinin one cikarilmak istendigini one surerek deve kusu yumurtasi seklinde ekleme yapmislardir.

    insan bir konuda hem bilgisiz hemde islamiyet dusmani olunca egriyi dogru dogruyu egri gorebiliyor bazen. sonucta insan gormek istedigini gorur, burada aciklamaya calistik bu kelimenin kafalarda uyandirdigi manayi ama sonucta bu dahi kisinin kendi yorumuna kaldigi icin olay burada ne yazdigindan cok insanin egliminde bitiyor.

    edit: sozluk form alaninin arapca harfleri render edememesinden dolayi ornek verdigim arabpca metinler yerine bir suru soru isareti cikti. buradan sozluk yonetiminden bir istekte bulunayim, arapca veya diger alfabelerin karakter kodlarini acik hale getirmek zor birsey degil, sonucta burasi sozluk ise bu yabanci karakterlerin goruntulenebilmesi lazim ki bu tip konularda gerekli aciklamalar yapilabilsin.
  • direkt mealine göre "yayılmış", kelime değişikliklerine göre "yumurta" şeklindedir.

    burada hangisine güvenileceği sorun oluyor ancak mesela hud suresinin ilk ayetine bakacak olursak, kuran'ın eksiksiz, açık ve sağlam kılındığı yazılmış. anlatılanlar ayrı ayrı açıklandığı yazılmış. yani ortada, içindeki herşeyin apaçık yazıldığını iddia eden bir kitap var ve bu kitaba inananlar kitaptaki kelimeleri eviriyor çeviriyor, günümüze adapte etmeye çalışıyor. ilginç cidden.
  • kehf suresi 86-90 ayetler ile ilgili olarak su hususa dikkat cekmek gerekir. ifadeler, "gunesin battigi yere ulasitigi zaman, onu bulanik bir pinarda batiyor(tagrubu) buldu" ve yine "gunesin dogdugu yere ulastigi zaman onu doguyor (tatluu) buldu" seklinde.

    acaba, tamamen duzlemsel bir dunya anlayisi olsaydi, zaten varilan yer gunesin dogdugu ve battigi yerler olduguna gore, buralara varildiginda da gunesin dogma ve batma eylemlerini devam ettiriyor olmasindan bahsedilmesi ne kadar mantikli olurdu? gunesi battigi ya da dogrudu yerde bulmus demiyor. o kadar batiya gitti ki gunesi bir suya batarken buldu diyor. bu onemli bir nuans.

    konuya getirilen diger aciklamalar ise su sekilde:

    http://www.sorularlaislamiyet.com/…nasil-batar.html

    http://www.sorularlaislamiyet.com/…elirtilmesi.html

    bunun disinda, daglarin dunyaya cakili olmasi konusunda su var: (bkz: #28689780).
  • ne ayetlerde ne de hadislerde doğu ve batı yönleri dışında kutup yönlerinden hiç bahsedilmez. bundan anlaşılıyor ki; kur'an'ı yazan/yazdıran kimseler dünya'nın düz olduğunu düşünüyorlardı. yeryüzünden bakınca aslında eğriliği olan zemini dümdüz, gökyüzünü ise kubbe biçiminde algılıyorlardı. sonuç olarak kuran'da anlatılan dünya düzdür. tartışmak anlamsızdır.
  • kitapta allah'in dogunun ve batinin rabbi olarak tanimlanmis olmasi, dunyanin duz oldugunun dusunuldugu anlamina gelmez. bu ikisi arasinda da bir mantiki baglanti yoktur. zira duz olanin dogusu, batisi oldugu gibi kuzeyi guneyi de olacaktir (en azindan iki boyutlu, duzlemsel bir algiya sahip olundugunu biliyoruz). bilakis, asil kure ve geoid gibi sekillerin dort yonunden bir referans noktasi olmadan bahsetmek mumkun degildir ki bu noktada kitabin, allah'in rabbi olarak isaret ettigi yerleri gunesin ve ayin hareketlerini yani disaridan bagimsiz noktalari referans alarak tanimlamasi, aslinda alginin duzlemsel olmadigina delalet eder.

    ayrica, kitapta ve hadis kaynaklarinda dunya'nin duz oldugunu dusunulerek ortaya konulan ifadeler oldugunu iddia edenler, buna dair kanit getirmekle yukumludurler. ve evet, bunun disinda tartismak hakikaten anlamsiz.
  • delil oldugu iddia edilen seyler ile, kanit arasindaki farkin ayriminda olamayanlari gostermis her zamanki gibi. yaziyor mu kardesim kitapta dunya duzdur diye? peki bunun kesin olarak boyle oldugunu gosteren bir ifade var mi?

    videoda soylenenlerin hepsine verilmis bir cevap var ki bu cevaplar yanlis ceviriyi filan icermiyor, dogrudan dahaa kelimesinin fasih arapcadaki anlamina ve kullanimina dayaniyor, ama hala cikilmis kanittan bahsediliyor.

    bir de videoda daglarin cakili olmasi oyle bir elestirilmis ki sorma gitsin. neymis efenim tentler varmis da eskiden beri, onlarin kenarlarinin yere ilistirilmesinden esinlenilerek oyle ifade edilmis ve daglar sabit zannediliyormus kitaba gore.

    ifade su:

    "yeri bir döşek yapmadık mı? dağları da birer kazık yapmadık mı? nebe 6-7"

    olay da bu:

    "frank press illustrates the mountains in a wedge-like shape where the mountain itself is but a small part of the whole whose root is deeply entrenched in the ground. dr. press states that they play an important role in stabilizing the crust of the earth."

    hele bir de cennet tartismasi var ki evlere senlik. zaten videonun altindaki yorumlar olayi ozetliyor. kanit evet. mukemmel. bosa gecmis bir 20 dakika.
  • bu konuda yorum yapmaya çalışanların bir tanesinin bile bu mevzuda açıklama yapacak arapça ve astronomi bilmediğine emin olduğum durumdur.

    bizim toplumumuzda kimi tutsan cerrahlığı en sağlam cerrahtan iyi bilir zaten, inşaat yapmayı mühendisten iyi becerir, her din aliminin dahi yorum yapma ihtisasına sahip olmadığı dini konularda da en iyisini bilir. ama şu hayatta prof. olmadan önce okur yazar olmayı bir öğrensek evvela...