şükela:  tümü | bugün sorunsallar (4)
  • araf 179 andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. işte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da sapıktırlar. işte asıl gafiller onlardır.

    hani hoşgörü diniydi, tanrı madem adil bu ne hocam ? *
  • mitoslar insanların yarattığı hikayelerdir. kuran ve diğer dini kitaplarda hikayeler yer alır (örneğin; yaradılış hikayeleri,tufan hikayeleri...) tüm dini kitaplar birer mitoloji kitabıdır. mitoloji derslerine alternatif kaynaklardır. kaldı ki dini kitaplar bir şekilde sümer yazıtlarına dayanır.
    (bkz: kuran tevrat ve incilin sümerdeki kökeni) (bkz: muazzez ilmiye çığ) (hastası değilim o ayrı)
  • a'râf sûresi 179. ayet:
    andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. işte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. işte bunlar gafillerin ta kendileridir.

    açıklama:
    âyette sözü edilen kimseler, kendilerine verilen bu yetenekleri kötü kullandıkları için, cehennemlik olmuşlardır. allah, bunların böyle davranacaklarını ezelde bildiği için, onları "cehennemlikler" olarak belirlemiştir.

    (bkz: http://www.diyanet.gov.tr/…ran/meal.asp?page_id=173)
  • kur'an'ın insan yapısı olup olmadığı hakkında fikir beyan edebilmek için islam hakkında tarihi ve dini açıdan derinlemesine bilgi sahibi olmak gerekir. yüzeysel bilgilerle herhangi bir tespit yapmak doğru olmaz. neden olmaz? çünkü islam yeni bir din değildir. 1500 yıllık geçmişi vardır. herhangi bir ayetin çelişkili olduğu düşüncesi senden benden önce binlerce insanın aklını kurcalamıştır ve bu çelişkilere "yobaz" diye niteleyemeyeceğimiz ilim sahibi insanlar açıklama getirmişlerdir. bu açıklamalar da yine "yobaz" diye niteleyemeyeceğimiz aklı başında birsürü ilim sahibi insan tarafından kabul görmüştür. bugün nasıl ki yeni bir bilimsel buluş bilim dünyasındaki ororiteler tarafından onaylanmadan var olamıyorsa, din konusunda da durum böyledir.

    örnek vermek gerekirse; geçen gün kömürün içindeki fazla nemin bize ne kadar enerji kaybettireceğini hesaplamak istedik. böylece kömür tedarikçimize fazladan para ödeyip ödemediğimizi, enerjinin ne kadarını kaybettiğimizi öğrenmek istiyorduk. oturduk hesapladık. ince eledik sık dokuduk. bir sonuca vardık. sonra bunu piyasadaki otoritelerle paylaştık. dedik ki biz böyle bir hesap yaptık. adamlar "sakin olun.. biz bunu zaten düşündük" dediler. o hesap öyle yapılmaz böyle yapılır dediler. biz zaten bunu birilerinin düşünmüş olacağını biliyorduk elbette. kömür teknolojisi ve buhar teknolojisi çok uzun yıllardır vardı çünkü. bugüne kadar mutlaka bununla ilgili de hesaplar yapılmış olmalıydı. sonuç? öğrenmiş olduk doğrusunu...

    birkaç yüz yıllık bir teknoloji konusunda bile durum böyleyken, islam gibi 1500 yıllık geçmişe sahip olan, üzerinde binlerce alimin kafa yorduğu bir din hakkında gündelik bilgilerle yorum yapıp sonuç çıkarmak saçmalık olur.

    nasıl ki inanan birisi "kur'an allah kelâmıdır" diye diretiyorsa, inanmayan birisi de "kur'an insan yapısıdır" diye diretebilir. bu tartışma bir paradoks yaratmaktan başka bir işe yaramaz. senin sözüne karşılık benim sözüm. bu olaya iki tarafın da tarafsız yaklaşması ve yorumlarını ona göre yapması gerekir. iki taraf da birbirini kırmamalıdır. benim dediğim en doğrusu, ben senden daha akıllıyım gibi tafralar olayı çözümsüz kılar. nihayetinde görünen odur ki tarafların hiçbirisi islam alimi falan değildir. bizim mahallenin ve komşu mahallenin çocuklarıdır hepsi. zamanında birlikte tek kale maç yapmışlardır. aynı kıza aşık olup aynı bakkaldan alışveriş yapmışlardır.

    a'râf sûresi 179. ayet'in açıklamasını yapmış olmam da yukarıda anlattığım olguya dikkat çekmek istemiş olmamdandır. polemik yaratmak ya da laf sokmak gibi bir düşüncem yoktur. çelişkili görünen bir ayetin açıklaması biryerlerde mevcuttur. derinlemesine araştırma yapılırsa başka açıklamalar da bulunabilir. bu açıklamalar tatmin eder etmez o ayrı konudur elbette.

    edit: herşeye rağmen zamanın ötesinde olmak güzel. sevgiler, saygılar.
  • peygamberin geliş amacı bu delillerin arasında en güçlüsü olarak ele alınabilir. (bkz: insanlar içinde insanlardan bir insan olmak)
  • (bkz: şakkı kamer)
    (bkz: #16981971)
  • birbiriyle çelişen birtakım ayetler göz önüne alındığı özellikle mekke zamanı ayetleriyle medine zamanı ayetlerinin arasındaki önemli üslup farkları göz önüne alındığında ve tüm ilahi ve kitaplı inançların zaten aslında sümerler, asurlular, frigyalılar, hititler gibi insan aklının derinlerinde binyıllar öncesinden gelen bir düşünce yapısı içerdiği düşünüldüğünde, insan veya dünya dışı bir takım varlıkların elinin değdiği veya tanrısal düzlem içinde olup da başka boyutlarda varolan çeşitli varlıkların elinin değdiğinin düşünülmesi ile açıklanabilecek ancak tanrı sözünün de günümüzde nerelerde olduğu bilinemeyecek şekilde biyerlere sıkıştığına dair kanıtların da yok olmadığı kanıtlardır... (insandan çok tanrının kendisi hariç belirtilen diğer varlıkların değme olasılığı daha fazladır)... ayrıca insan veya diğer ellerin değdiği yerler özellikle kibele kültürü ve sonrasındaki şaman,pagan ve doğa bazlı diğer inançların alıntılanarak kendi düşünce sistemlerini hakim kılmak için yozlaştırılması ile yapılmıştır.
  • ilahi dinlere göre, ilk insan hz. adem'den bu yana yaratıcı ikaz ve elçi göndermiştir ama sonra bunlar bozulmuştur, sonra yenisi gönderilmiştir, sonra bozulmuştur, sonra yenisi...

    ancak bu yaratıcı bunların bozulacağını bir türlü tahmin edememiştir. kuranın "ben yolladım siz bozdunuz. bu kez sonuncusunu yolluyorum sakın bozmayın." mealinde şeyler barındırması bile yeter sebeptir.

    ayrıca kendi içindeki çelişkiler de bunu destekler niteliktedir. örneğin:

    - ey iman edenler! sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. (nisa 43) (iniş sırasına göre 4. sure)

    - hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır. (nahl 67) (iniş sırasına göre 16. sure)

    - sana içkiyi ve kumarı sorarlar. de ki: “onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. ama günahları yararlarından büyüktür.” (bakara 219) (iniş sırasına göre 2. sure)

    - ey iman edenler! (aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. artık vazgeçiyor musunuz? (maide 90,91) (iniş sırasına göre 5. sure)

    şimdi burada allahın kafası biraz karışık : için ama içkiliyken namaz kılmayın derken aman içmeyin günah diye devam ediyor.

    - kuranda yazılanlara inanıyor musun ?
    - tabii ki.
    - ya incile ?
    - yok onu insanlar bozmuş sonradan ekleme çıkarma yapmışlar.
    - allah isteseydi onu da değiştirilmeyecek şekilde yollayabilirdi değil mi ?
    - tabii ki. bu ne biçim soru.
    - madem allah incili bozulacağını bile bile yollamış sen o ufacık beyninle nasıl allahın işine karışırsın ?

    - hadis nedir hocam ?
    - şimdi hadis kısaca peygamber efendimizin sözleri ve davranışlarıdır.
    - bu hadisler kuranda yer almaz mı ?
    - yok almaz. bunlar kuranı daha iyi anlamamıza yardımcı olur.
    - peki bu hadislerin islamdaki önemi nedir ?
    - kuranda arayıp bulamadığımız bazı şeylerin cevabı için hadislere başvururuz. mesela nasıl abdest alınacağı gibi.
    - kuran yetersiz mi yani ?
    - tövbe estağfirullah .defol başımdan kafir zındık ..........

    (bkz: yaşanmıştır)