şükela:  tümü | bugün
  • bu bayramın amacını anlamayanların sadece kan akıtmaktan ibaret olduğunu sananların başlattığı kampanya. kurban bayramının amacı kan akıtmak değil, fakirlere yardım etmektir. eğer biraz daha araştırma yapılsaydı, akıtılan kanın hiçbir amacının olmadığı gerçeği görülebilecekti.
  • pek de destek bulmayacak kampanyadır.
    biri rostosunu iştahla dilimlerken, diğeri mangal keyfi yaparken sözkonusu hayvanın eti ne aşamalardan geçerek mideye gidiyor elbette ki düşünülmüyor. dini bir merasimle yapılınca iş değişiyor sanırım. madem vahşet oluyor, madem oluk oluk kan akıyor neden et ve balık kurumu şimdiye dek protesto edilip faceeboklarda tartışılmadı çok merak ediyorum doğrusu.
  • kurban; hz. ibrahim den kalan, hem maddi anlamda fakirlere yardım niyetine kesilen, hemde manevi anlamda (ahırette geçilecek köprü - (bkz: sırat köprüsü), inancına dayanan, temiz, usulüne göre uygulandığında dışardan bi ateist gözüyle bakıldığında bile pekte kötü görünmeyen iane...ulen daha ne istionuz, hem üstüne 4 gün tatil- işe okula gitmionuz, yeri gelio tatil günü 9 güne çıkıyor..kampanya manyaklarına soruyorum o zaman annenizin elini en son ne zaman öptünüz, onun rızasını veya sizin dilinizden yazayım onun gönlünü ne zaman aldınız, hadi onu da geçtim bi fakiri ne zaman sewindirdiniz...ama bu sözlerin bi işe yarıyacaandan yazmıyorum bunu,bi eksiklik wardı bu sayfada, karşıt görüş yokmuş gibi geldi bana, şüphemde yok...bide olayın başka yüzü war ki şöledir efenim; benim malım war ama harcamak istemiyom diosan sana sözüm yok zaten paranda pulunda senin olsun...son olarak benim kapım herkese açık, bu kampanya ya katılanlarda dahil, bayramda herkesi beklerim...
  • gerek bayram vesilesi ile gerek genel tüketim amacıyla kesilen hayvanların pek çoğunun ellerinde imkan olsa hayır diyeceği kampanyadır. bu hayvanların insan eliyle katledilmesi düz mantıkla vahşice gelsede, unutulmaması gereken nokta pek çoğunun yine insan eliyle var olabildiğidir. örneğin; koyunlar insanlar tarafından etinden, sütünden, yününden vs. faydanalamıyacak hayvanlar olsalardı, belki türlerinin devamı mümkün olurdu fakat sayıları şuankine oranla oldukça az olurdu. hiç var olmamaktansa; var olup daha kısa süre yaşayıp, doğa koşullarında bir ölüme göre daha nazikçe bir ölüm tercih sebebidir bence.
  • bu konuda en güzel yorumlardan birini sevgili dünürüm dizisinde, aldığı koyundan dolayı canilikle suçlanan haluk bilginer, "kasap kağıdına sarın şu koyunu bi hafta öyle dolaşsın" diyerek yapmıştır.
  • "çam ağaçları katlediliyor" diyerek noel bayramına hayır demekle eş değer mantığı olan kampanyadır.
  • konunun facebookta da hararetle tartışıldığını öğrenince "noluyo lan, nerde bu devlet ?" dediğim kampanya.
  • bilgisi olmadığı halde hayvana eziyet ederek öldürmenin önüne geçilmesi lazımdır, kurban bayramı adı altında sadece televizyonlarda gördüğümüz görüntüler bile yeterli sanırım bu vahşete tanıklık etmekte. bir kurban bayramı süresince sokakların kan içinde olması, kanalizasyondan akan kanın döküldüğü denizi,gölü ve geniş çevresini kahverengimsi bir renge dönüştürmesi gibi olaylar asla olmamalı. bir taraftan kendi perspektifine göre hayırlı bir aktivite yaparken diğer yandan çevrenin tam anlamıyla içine sıçmak pek mantıklı olmasa gerek.
    tabii ki bu konuda ne kadar konuşulsa az, aileler kurban keserken 11 yaşındaki çocuğun eline bıçak verip kurbanın boynunu kestirtebiliyorlar. bu durumda yine eğitim sistemimiz devreye giriyor çoğu durumda olduğu gibi.
    kurban kesimi yerine çeşitli alternatiflerde düşünülebilir elbet. kurbanın kesilmesinin amacı fakirlere yardım etmekse maddi bir yardım çok daha mantıklı olur. kurbanlara verilecek para toplanıp neler yapılmaz ki.. kültürel bakımdansa halk bu tarz alternetiflere özellikle dini bakımdan çok sıcak bakmıyor olsa gerek ki kurbanı tercih ediyorlar. sorun yok, ancak hayvanları da göz önünde bulundurmak lazım. toplu kesimlerde eminimki bir çok yerde hayvanın acı çekmemesini sağlayan özel kesim tekniğini kullanan yoktur.
  • katılımcılar organ bağışı adı altında kendi derilerini yüzdürüp kurumumuza bağışlayabilirler - thk
  • hemen et ve kurban severler atlamis, "uu sanki et yemiyorsunuz, sanki mezbaha yok!" diye. var ne yazik ki. ben yaklasik 15 senedir et yemiyorum; gunumuzdeki eti icin evcil hayvan yetistirme standartlarinin durumu bu merkezdeyken de hayatta yemem. bu standartlarin degismesi, buzagilarin dogar dogmaz annelerinden ayrildigi, donemeyecekleri kadar kucucuk kafeslerde etleri kaslanmasin diye tutulduklari, tavuklarin gagalarinin kesildigi, kazlarin bogazlarindan midelerine kadar boru sokularak cigerleri yag baglasin diye zorla beslendikleri "ciftlik" sisteminin degismesi icin de kicimi yirtiyorum. kurban bayraminda kelime anlamiyla kurban kesilmemesine dair bir kampanyanin da sonuna kadar destekcisiyim bir yandan. aman zaten oyle, zaten boyle diyerek hic bir sey yapilamayacagini bildigimden, en azindan cogu ziyan olan bu hayvanlarin bu vahsetten nasibini almamasi icin. cunku neden? cunku bahsi gecmis, kacamasin diye once bacaklari kesilen danalar, boynu bes kerede kesilemeyen, bahcede can havliyle kosan koclar. bu sahneler zorla izlettirilen coluk cocuk, alinlara surulen kanlar. ayni coluk cocugun isim taktigi, eliyle besledigi kecinin gozlerinin onunde bogazlanmasi. benim cocuklugumdan hatirladigim ise, bu sahnelere sahit olmayayim diye sokaga cikmama izin verilmeyen uc gun ve evimizin penceresinden arka bahcelerden birinde gordugum hayvan katliami. cok sukur 21. yuzyildayiz, saniyor musunuz ki, kicikirik iki uc kilo, o da hemen yenmezse cope gidecek et yerine o kurbanliga verilecek milyonlarca parayi fakir birilerine, yardim derneklerine bagislasaniz yeterli faydayi alamazsiniz? kaldi ki benim kurban kesen kesimden gozlemledigim, bu "fakire yardim, humanist fayda" bize ve en sevdigimiz bes komsuya dagitimiyla kisitli.

    bir de allahaskina turk hava kurumu bu kurban derilerini senelerdir ne yapiyor, zeplin mi insa ediyorlar, biri beni bilgilendirsin.