şükela:  tümü | bugün
  • çocuğun sonraki yıllarda et yiyememesine neden olacak olaydır. örnek için (bkz: kartga)
  • bizimkilerin şahsıma kurban kesimini izleme izni vermek suretiyle yaptıkları iştir. tabi burada zorlama olmadığını da belirtmek lazım, istemeseydim izlemeyebilirdim. zaman zaman bizzat kurban derisi yüzme işine yardımcı olduğumu da hatırlıyorum hayal meyal. ha neticede ne vejetaryan oldum ne psikopat. demek ki biraz da bünyeyle alakalı.. buradan ana babalara tavsiyem, çocuğu serbest bıraksınlar, kendi isteğiyle izliyorsa izlesin, kaçıyorsa da zorlamayın psikolojisini bozmayın. hayırlı bayramlar.
  • okula başlayan çocuğun büyüdüğü varsayılarak mezbahaya götürerek kurban kesimini izletmektir. çocuğun etin nasıl temin edildiğini bilmesine rağmen, kesim olayını canlı canlı görmesi ile evde pişen kurban etini yemeği red etmesi ile sonuçlanır.
  • ciddi bir konudur aslında bu; erişkin insanlar için bile et yeme konusu biraz üzerine gidildiğinde kolaylıkla kafa karıştırıcı hale gelebilir; böyleyken çocukları kesinlikle uzak tutmak gerekiyor. bilimsel gözle yapılmış bir araştırmanın sonuçları üzerine bilgi aktaralım ki meselenin vejeteryan olmaktan daha derin yerlere gittiğini desteklice ifade edebilelim. (asagidakiler psikolog serdar değirmencioğlu'nun bazı listelere gonderdiği maillardan alıntı yolu ile aktarıldı.)

    kurban ve çocuk araştırması 2005 – 2007

    doç. dr. serdar m değirmencioğlu (psikolog), can gezgör (psikolog) ve okan karka (psikolog)

    kurban bayramında çocuklara nasıl davranılmalı – öneriler

    - çocuklar hiçbir şekilde kurban kesimini izlememeli ve izlemeye zorlanmamalıdır. özellikle 6 yaş öncesi çocukların kurban kesimini kesinlikle görmemesi gerekir. çocuklar 8 yaşından başlayarak kurban kesilmesinin anlamını kavrayabilirler ama 10 yaş öncesinde ölüme ilişkin kavrayışları yetersiz olduğu için yine de rahatsız olabilirler. dini bir kavramı olarak kurban özellikle 11 yaştan sonra daha iyi anlaşılabilir. bu nedenle çocuklar 12 yaşına dek kurban kesimini görmemelidirler.
    - hiçbir birey, 12 yaşında veya daha büyük olsa dahi, istemiyorsa kurban kesimini izlemeye zorlanmamalıdır.
    - akılda tutulması gereken bir diğer nokta, çocukların yeni ve olağandışı şeylere meraklı olduğudur. merak ettikleri için kesimi izlemek isteyebilirler. bu onların kesimden etkilenmeyeceği veya kurban kesiminin anlamını kavradıklarını göstermez.
    -büyük kentlerde belediyeler tarafından saptanan kesim yerlerinde uzun süreyle sıra beklenmesi söz konusu olabilmektedir. çocukların hiçbir şekilde toplum kesim yerlerinde bulunmaması gereklidir.
    - çocukların yanında kurban kesiminin konuşulması ve ayrıntılı olarak anlatılmasından kaçınılmalıdır. kurban kesiminin video görüntülerinin alındığı durumlarda, bir çocuğun bu görüntüleri izlemesi kurban kesiminin izlenmesi gibi bir etki yapacaktır ve bundan mutlaka kaçınılmalıdır.
    - çocukların bir süredir baktıkları ve duygusal bağ kurdukları hayvanların kesilmesi, tüm çocuklar için rahatsız edicidir ve özellikle küçük çocuklar için çok ağır etkiler yapabilir. bu nedenle kurbanlık hayvan evde beslenmemeli veya çocuğun kurbanlık hayvanla uzun süreli teması olmamalıdır.
    - eğer bir kurbanlık hayvan evde beslenirse, hayvanın kesileceği çocuğa dürüstçe anlatılmalıdır. bu aşamada çocuğun yaşına göre açıklama yapılması ve kullanılan kelimelerin özenle seçilmesi önemlidir. “uykuya daldı”, “zaten ölecekti” “kaza oldu” gibi açıklamalar kullanılmamalıdır. özellikle çocuğa haber verilmeden kesilen bir hayvanın etinin daha sonra çocuğa yine haber verilmeden, “kestik ve bak ne güzel yedik” gibi açıklamalarla yedirilmesi çok yanlıştır.
    - çocuklar ve hiç kimse, istemiyorlarsa kurban eti yemeye zorlanmamalıdırlar.
    - çocukların ölümle ilgili ya da ölümün ardından yaşadıklarına ilişkin soruları bayram sırasında artabilir. bu sorulara, yaşa uygun olarak, açık ve net cevap verilmelidir. çocuklara kurban edilen hayvanların ölüm nedeni ile ilgili açıklama yapılırken yanlış, yetersiz veya bazen çocukta endişe yaratabilecek bilgiler verilmemelidir. örneğin, “çok iyi bir hayvandı ve allah onun kesilmesini istedi” denilerek yapılan bir açıklama, çocuk için “iyilik yapan canlıların öleceği” anlamına gelebilir ve çocuk iyi davranışlarından vazgeçebilir.
    - çocukların duygularını anlatmalarına izin verilmelidir. “erkekler ağlamaz” gibi ifadeler kullanılmamalı ve çocukların anlattıkları dikkatle dinlenmelidir. çocuğun üzüntüsüne ve yasına anne baba ve diğer aile üyeleri ilgi göstermeli ve değer vermelidir. üzüntüsünü paylaşırken “boş ver!”, “seneye yenisini alırız.” gibi geçiştirici cümleler sarfedilmemelidir.
    - televizyon kanalları kurban kesimlerine ilişkin görüntüleri, kan ya da parçalanmış hayvan görüntülerini vermekten kaçınmalıdır. anne ve babalar çocuklarını bu görüntülerden uzak tutmalıdırlar.
    - kurban bayramı sırasında yaşananların, çocuğu çok etkilediği ve davranışlarında önemli değişikliklere neden olduğu (örn., uyuyamama, yemek yememe gibi) görülürse bir uzmana danışılmasında yarar vardır.

    kurban ve çocuk araştırması 2007:

    araştırmanın üçüncü yılında kurban kesimi ile ilişkili çocukların yaşamış olduğu deneyimler toplanmıştır. araştırmaya, a) kurban kesimine çocukken bizzat şahit olmuş kişiler, b) çocukları kurban kesimine şahit olmuş anne babalar, c) bir akrabaları ya da yakınları çocukken kurban kesimine şahit olmuş kişiler katıldılar. katılımcılar, e-posta ile gönderdikleri öykülerde çocukların deneyimlerini yaş ve mekan belirtilerek ayrıntılı olarak betimlediler.

    aktarılan çok sayıdaki etkileyici öykü, çocukların kurban kesimine tanık olmalarının ne kadar yanlış olduğunu göstermektedir. öyküler çocukların ölümü yetişkinlere benzer bir şekilde kavrayabilmesinin - gerek okul öncesi dönemde gerekse ilköğretim çağında - mümkün olmadığını göstermektedir.

    öykülerde, ölüme ilişkin gözlem ve deneyimlerin çocuklar için zor baş edilen deneyimler olduğu ve çocukların hem kısa dönemde hem de uzun süreli olarak etkilenebildiği görülmektedir. özellikle küçük yaşta (örn., 5 yaş öncesi) ölüme, can çekişmeye, kana ve kesilen hayvanın iç organlarına (örn., atmakta olan kalp, seğirmekte olan sinirler) şahit olan çocukların, anlamakta güçlük çektikleri bu olaylar nedeniyle önemli düzeyde tedirgin ve rahatsız olduklarını gösterir öykülere çok sık rastlanmaktadır.

    aktarılan deneyimler, kurban bayramı öncesi eve getirilen hayvan ile çocukların çok kısa sürede güçlü bir duygusal bağ kurduğunu ve bu hayvanın kurban edilmesinin çocuklar açısından kabul edilemez olduğunu göstermektedir.

    duygusal bağ kurdukları hayvanın kurban olarak kesileceğini öğrenen çocuklar direnmekte ve bazen bu direniş başarılı olmaktadır. başarısız olan direniş ardından ise kayıpları için yas tutan çocuklar ile ebeveynler arasında ciddi sürtüşmeler yaşanmaktadır. çok sevdiği hayvanını kaybeden çocuğun üzüntüsü, çoğu zaman anne baba tarafından anlaşılmamakta ve bu konuda çocuğa verilmesi gereken destek verilmemektedir. bu sırada yaşanan güç savaşının çocuğa zorla et yedirilmesine dönüştüğü durumlarda, çocuğun etten ve hatta yemek yemekten tiksinmesi de söz konusudur. çok sevilen bir hayvanın kurban edilmesi nedeniyle uzun süreyle etten uzaklaşılması ve hatta hiç et yenilmemesi de çok sık görülmektedir.

    çocukların hayvanlarla kurdukları duygusal bağların ve kurban kesimi sırasında yaşadıkları duyguların önemsenmemesi, hatta küçümsenmesi, gelen öykülerin de gösterdiği üzere hem çok yanlış, hem de uzun süreli olumsuz etkilere yol açan bir tutumdur.

    toplanan öyküler bia haber merkezi çocuk sitesinde:

    toplumu bilgilendirmek amacıyla araştırmaya gönderilen öyküler, bia çocuk sitesine (http://bianet.org/cocuk) yerleştirilmiştir. öyküler, 5 aralıktan beri gökçe gündüç editörlüğünde yayımlanmaktadır.

    http://bianet.org/…2813/kurban-ve-cocuk-arastirmasi

    http://bianet.org/…ve-cocuk-arastirmasindan-oykuler

    araştırma ve öyküler, şu ana dek birçok gazetede, radyoda ve web sitesinde yer almıştır. araştırma hakkında bir yazıya ve tam sayfalık bir kurban öyküsüne aşağıdaki adreslerden ulaşılabilir.

    http://www.evrensel.net/ekhaber.php?haber_id=22060

    http://www.evrensel.net/ekhaber.php?haber_id=22061

    diyanet işleri başkanlığı da çocukların kesimden uzak tutulması görüşünde

    diyanet işleri başkanlığı din hizmetleri dairesi tarafından 2005’de yayımlanan kurban hizmetleri bilgilendirme kılavuzu ya da kısa adıyla kurban rehberi’nde de “kurban kesim yerlerinde çocukların bulunmaması” (s. 14) tavsiye edilmektedir. din hizmetleri dairesi başkanlığı’nın, diyanet işleri başkanlığı web sitesinde bu ay yayımlanan ek bir duyuru ile 12 yaşından küçük çocukların kurban kesiminin yapıldığı yerlerde bulunmamasına özen gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
  • haşmet babaoğlu'nun değişik bir açıdan yaklaştığı konu.
    konu hakkındaki yazısı
  • kardesini kurban ederken izletmek kadar etkili olmayacaktir suphesiz (bkz: #20900867) ama yine de faydali olabilir. kurbani keserken boyle cocuga manali manali bakislar atip ("ben bunun hesabini eve donunce sorarim" tarzinda) kurbani kesmek cocugun daha soz dinler bir insan olmasinda yardimci olacaktir.
  • türkiye'de kimse kurbanını çocukların göremeyeceği yerlerde kesmeye itina etmediği için, her çocucun kazara da olsa en az bir kere mutlaka denk gelmiş olması olası durumdur.

    özellikle yurtdışındayken "ama sen kadınsın tabii şimdi o yüzden" bik bik bik edenlere "kardeş, biz arkadaşımız gibi sevdiğimiz koyunun gözlerimizin önünde kesildiğini, kanının nasıl minik bir göl oluşturup kalın bir tabaka halinde pıhtılaştığını izleyip, 5 saat sonra da onun etine bayıla bayıla yumulmuş insanlarız daha bebe halimizle. işine gelmediğindee barbar diye yaftaladığın türklerde hala bir miktar barbarlık varsa o da budur. başlatma şimdi kadınından kızından" demek bana ayrı bir haz verir. bu da bizim psikopatlığımız işte naaparsın. hayatın gerçeklerini nasıl sattığınızla da alakalı bir durum olabilir tabii pek ala.
  • izletmekten ziyade izlemesine ses etmemek şeklinde tanımlanması gereken durum. ben de çok izledim. engellemeye çalıştılar elbette ama o taleşede benimle pek ilgilenemediler. hem o engelleme çalışmaları, yaptıkları işi benim nezdimde daha heyecanlı hale getirmişti.

    olumsuz bir etkisi olmuş mudur, sanmıyorum. çok sayıda hayvan kesilme görüntüsü izledim ama gayet uysal biriyim. şiddete meylim yok. çocukluk dönemim de dahil olmak üzere hayatım boyunca kavga etmedim.

    insan için en ekstrem durum bile bir süre sonra normalleşebilir. bir cellat, ilk kafa kopardığı günün gecesinde muhtemelen gözüne uyku girmemiştir. ama daha sonra buğday başağını sapından alır gibi buna alışmıştır.

    yediği hamburgerin herhalde gökten inmediğini biliyordur çocuk. görsün işte. eni sonu öğrenecek. belki tiksinir de vegan olur.

    amerika'da 13 yaşındaki kız çocukları silahıyla geyiği avlıyor, atıyla sırtlayıp evine getiriyor, derisini yüzüyor, pişirip afiyetle yiyor.

    eminim bu kız, aynı yaşta olup chicago'da kolejde okuyan ev bebesinden daha çok uysaldır.