şükela:  tümü | bugün
  • koronadan kurtulmak için dualar, selalar okunuyor. kurbanlar kesildiğini de bugün okuduk.
    tabii ki bunların herbirinin gereği ve gerçekliği var. insanlar ellerinden ne geliyorsa onu yapıyor.
    dua etmek, sela okumak kurban kesmek vb.
    ama öte yandan da bazı insanlar laboratuarlarda harıl harıl virüsü tanımaya, analiz etmeye, aşısını, ilacını ve tedavisini bulmaya çalışıyor.

    birinci gurup, bir yandan dua, sela, kurban keserken, diğer yandan da bu ikinci gurubun bir an önce ilaç, tedavi ve aşısını bulmalarını bekliyor. hep gözleri onlarda..
    iki gurup insan var demek..

    peki ikinci guruptakiler ilacı aşıyı ve tedaviyi buldular diyelim.. bulurlar eninde sonunda. hayatlarını buna adamışlar, yaşam biçimlerini böyle şekillendirmişler.

    ilaç bulundu korona def edildi. sonra ne olacak? . birinci gurup çoğunluk olmanın sayıca çok olmanın ve gücü ele geçirmenin tadını aldı bir kere.. hani diyorsunuz ya kurdun dişine kan değdi, kanın tadını aldı..

    nedamet getirecekler mi?

    yoksa. yine kaldıkları yerden, çoğunluk olmanın hastalıklı demokrasinin çoğunluk olmaya verdiği iktidar gücüünü peşinde yine doktor dövmeye, okumuşluğu medeniyeti, bilimi alabildiğine aşağılayıp, yine bu gurubun ürettiği her şeyi yağma ve talan etmeye devam mı edecekler.

    yine bu ikinci gurubu "ahlaksız, imansız, kafir, gavur, dinden çıkmış, kültürüne milletine yabancılaşmış bunlar" gibi sıfatlar takıp, sömürmeye, yağma talan etmeye devam mı edecekler?

    buradaki birinci gurubun halis ve öz eniklerine de soruyorum.. ne yapacaksınız?
    kaldığınız yerden devam mı edeceksiniz?

    iliğini kanını sömürdüğünüz ceylandan özür mü dileyeceksiniz sülük soyu olarak?

    anca ve anca asalak olarak var olabileceğinizi, ancak başkalarının kanını emerek ama aynı zamand onları dinsiz, imansız, gavur diye ısfatlayarak meşrulaştırma hallenmenizden vaz geçecek misiniz?

    yapamazsınız. sülük ve kene yapıştığı mahlukun kanını emmezse ölür, soyu sopu kurur. o halde hayatta var olabilmek için kaldığınız yerden devam edeceksiniz. çaresiz.