şükela:  tümü | bugün
  • okuyunca içimin ürperdiği başlık; bugüne kadar inandığım şeyin yerle yeksan olmasından falan değil, benim de çocuğum var, ya böyle bir şeye dönüşürse korkusu.
    (bkz: yazıklan kimin çocuğuysa)
  • ingiltere’den uçan iki uçağın tokyo’ya ister abd ister rusya üzerinden uçuyor olsa da varması durumunu nasıl açıkladığı cevabını vermediği için olmayan ihtimaldir!

    edit: bazı mesajlarda düz dünyacıların dünya haritasını içeren mesajlar aldım, o da bu; https://www.google.com.tr/…91#imgrc=awr7q0dj2rfgwm:

    -haritaya göre rusya, avusturalya’dan küçük!

    ve yine uçuş mesafelerine göre londra’dan güney afrika/cape town’a 12 saatte giderken, dün dünya haritasinda neredeyse londra/cape town mesafesinden 2,5 kat daha uzak görünen sydney’e 15 saatte yani 3 sat daha fazla uçarak varabiliyoruz!?
  • - dünya düz olsaydı okyanuslar dahil tüm irili ufaklı su birikintileri yarım küre biçiminde bombeli olurdu ve hepsi diskin merkezine doğru gitmek isterdi.

    - dünya düz olsaydı elma newton'un kafasına düşmezdi. ayaktayken suratına çarpardı. çünkü diskin merkezine doğru bir çekim olurdu. yere hiç bir şey düz bir çizgide düşmez, sağa sola doğru kayardı.

    - dünya düz olsaydı tüm bitkiler ve ağaçlar yere paralel büyürlerdi.

    - dünya düz olsaydı dünyanın manyotosferi olamazdı. güneşten gelen yüklü parçacıklar tüm canlı yaşamının dna'sını hızlıca bozardı. dolayısıyla canlı yaşamı diye bir şey olamazdı.

    - dünya düz olsaydı tektonik hareketler olmazdı. dolasıyla kıtalar olmazdı. hatta dağlar da olmazdı. düm düz olurdu.

    bugün alacağınız basit bir teleskop ile veya yüksek zoom oranlı bir fotoğraf makinesi ile venüs'ü, mars'ı, jüpiter'i hatta jüpiter'in uydularını gözlemleyebilirsiniz. hepsi küre de bi dünya mı düz la?
  • geoid bey diyeceksiniz.
  • geldi yine tipini siktiğimin dünya düzdür'cüsü.
  • eline gizliliği kalkmış herhangi bir kara veya deniz topçusu eğitim kitabı (1. veya 2. dünya savaşından kalma versiyon bulursanız göt yakma potansiyeliniz artar) geçen herhangi birinin kafasından kalkacak olan ihtimal. bakın nasa fotosu felan demiyorum. ordu diyorum.

    uzun mesafe top atışlarındaki mesafe, yükseklik, rüzgar, nem vs... gibi hesapların yanısıra yüzlerce yıldır insanoğlu olarak dünya'nın yuvarlaklığını da kullanıyoruz.

    ha derseniz ki bu o kadar büyük ve önemli bir yalan ki savaşta düşmanımızı bile vuramamayı göze aldık, size kafanızdaki folyo ile tatlı vakitler diliyorum.
  • (bkz: beyefendiye geometri gönderelim)

    insan aklına dair tüm umutlarım böyle şeyler okuyunca yitip gidiyor. arkadaşım uzun uzun yazmışsın, ama kısaca söyleyeceğim, geometri ve atmosfer olayları ile ilgili bildiklerinin hepsi yanlış, tespitlerin yanlış, çıkarımların yanlış. dünyanın kendi ekseni etrafında ve güneşin etrafında döndüğünü de tamamen ihmal etmişsin. (bkz: otur sıfır)
  • öncelikle şu düz dünyacıların bıkmadan usanmadan savunup durdukları “ilerideki şehir 800 metre aşağıda olmalı” veya “şu dağ gözükmemeli ama gözüküyor” zırvalarına açıklık getirmek lazım ki artık sussunlar.
    bak kardeşim, senin o bölgeyi denizaşırı görmenin tek sebebi seraptır. evet evet şaşırma, bildiğin serap.
    dr. danny faulkner’ın yazısında (adam o kadar bıkmış ki bu muhabbetten) buna benzer birçok bölgeyi veya nesneyi fotoğrafladığı geçiyordu. biraz inceleyince olayı anlıyorsunuz zaten.

    serap dediğimiz şey ufkun ötesindeki şeyler yakın gösterir. normal seraplarda gün sıcak olduğunda, yerdeki yüzeyde sıcak hava tabakası oluşur. sıcak havanın yoğunluğu soğuk havadan düşük olduğu için bu iki atmosferin arasındaki yer bir lens görevi görür ve eğer çölde iseniz yere bir cismin yansıması düşer veya su birikintisi izlenimi yaratır. denizdeki seraplarda yoğun hava tabakası soğuk denize daha yakın oluğundan sıcak tabaka üstte yer alıyor. bu yüzden cisim(ler) veya bölge, deniz yüzeyinde değil denizin üzerinde yer alıyor. (burayı vurgulayalım, “denizin üzerinde”...)

    şimdi şu fotoğrafa bir bakalım. fotoğraftaki gemi büyük japon kargo firması olan nyk’nin yük gemisi. fotoğraf çekilirken havanın derecesi 50 fahrenheit (yaklaşık 10 derece) ve suyun derecesi yaklaşık 62-64 fahreheit. (16 derece civarı)
    dikkatli baktığınızda açıkça görebilirsiniz ki geminin alt tarafındaki nyk line yazısı bozuk. bunun nedenini biliyorsunuz zaten. ortada bir serap olayı olmasına rağmen geminin alt tarafı yok *
    ve gemimiz ilerliyor, aynı zamanda da güneş batıyor tabii. ama ne hikmetse geminin alt tarafındaki yazı komple kayboluyor ve gri konteynerlar adeta klonlanmış gibi denizin üzerinde yansıma yapıyor. (iki gri konteyner sırasının arasında mavi konteynerları hala görebilirsiniz)

    şu fotoğrafta da uzaklaşmaya devam eden gemimizdeki mavi konteynerlar da yok oluyor ve çift katman gri konteynerlar meydana geliyor.
    buradan anlıyoruz ki bu ışık kırılmasına bağlı olan bir serap olayıdır.

    bir diğer örnek (maersk line gemisinin serabı):
    figür 1
    figür 2
    figür 3
    figür 4

    bak bunlar ufkun altında kalması gereken gemiler ama hepsi serap sayesinde görülebilir halde.
    yani dostum, ersan juan gibi cahillerle röportaj yapmak yerine, iki araştırma yapsaydın bu ve buna benzer yüzlerce örneği kendin de bulabilir veya kendin de bir sistem kurarak inceleme fırsatı bulabilirdin.
    edit: ayrıca (bkz: düz dünyacıların tutulmaları açıklayamaması)
  • benim bir arkadaşım gide gide dünyanın ucundan düştüğü için yüzde yüz olan ihtimal. japonya'ya tutunmaya çalışmış ama kayıvermiş aşağı.
  • lütfen başka bi troll konusu bulun artık.
    siktiğimin ihtimalidir. hem küre değil geoid onun adı.
    asıl komik olan, sanki dünya yuvarlaklığı son dönem tartışmasıymış gibi "nasa'ya itibar etmem pek" falan denmesi.
    kardeşim nasa kim ya bu tartışmada? onlarca bilim insanı yüzyıllarca tartıştı nasa kim?

    neyse.

    bi laf vardı.

    domuz ile sakın güreşme. boşuna çamura batarsın. daha da kötüsü, o bundan keyif alır.
    bernard shaw mıydı kimdi, öyle bi şeydi işte. anladınız.