şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sabahın erken saatleri. şehirdeyken hiç uyanmadığınız saatler. hava soğuktur ama hasta edecek kadar değil. güneş yeni doğuyor, ama ısıtmıyor henüz. sahile iniyorsunuz. bir kaç balıkçı var, selam veriyorsunuz; çay veriyorlar size, yeni dönmüş yorgun halleri ile bile. muhabbet kısa, herkes kendi işine döner. martılar bağırır siz kanonuzu suya sürerken. ıslanırsınız, o zaman üşürsünüz, deniz soğuktur. bütün gece sizi beklemiştir. güneş yüzünüzü okşar. kürek çekersiniz. deniz size ısınır, siz denize kürek çekersiniz. ilk yarım saat zordur. uyumuş olmayı istersiniz, dönmeyi istersiniz, rüzgar çarpar yüzünüze, vazgeçirir sizi. deniz yanlızdır, sevişirsiniz denizle kimse yokken etrafta. kürek çekersiniz. sırtınızda bir ağrı belirene kadar. kürek çektikçe kollar sertleşir, sırt gerilir. hava sizi yumuşatmaya çalışır, ısınır. kano ağırlaşır(yerçekimi artar), bırakırsınız küreği. hiçbir şeyin ortasında, küreği bırakır arkanıza yaslanırsınız. gökyüzü açık mavidir. güneş izin vermez gözlerinizi açmanıza. direnmez kapatırsınız. gözleriniz kapalıyken o beyazlığı hissedersiniz, deniz sizi sallar, belki uyursunuz. sonra dönersiniz.

    insanlara kürek çekersiniz artık.
  • yaklaşık 12 yıl önce bırakmış olduğum eylem. galatasaray kürek takımındayken şeref ile parçalı formayı taşıma ve çubuklu formaya karşı yarışma imkanı sağlamış, sonrasında ise galatasaray kongre üyesi olmamı sağlamıştır. o günlerde edindiğim dostluklar, orta okul, lise çağlarında spor yapmış olmanın kazandırdıkları, yakın çevrem dışında bir çok insan tanımış olmanın verdiği tecrübe ve hayat derslerini ise bu eylemi bırakmak zorunda kaldıktan sonra daha iyi anladım. bir de o günlerden kalma bir deyişimiz vardı, kürekçinin totosu oturağa oturdu mu kalkmak, kalktı mı bir an önce oturmak ister. yıllar sonra bile ne zaman dalgaların sesi kulağıma gelse gözlerimi kapar kürek çektiğim günleri yüzümde hoş bir tebessümle anarım. (bkz: çok özledim be sözlük)
  • mütevazı bir itirazdır dünyanın hallerine. mağlubiyete doğru coşkulu bir seyir halidir.
  • bilmeyenler en çok kol ve sırt kaslarını çalıştırdığını iddia etse de, 2k'nin sonuna yaklaşırken önce bacaklarınızda his kaybı yaşamaya başlarsınız. çünkü kürek çekerken* kollarınızı düz tutup, bütün işi bacaklarınıza yaptırırsınız. eğer kürek çekerken kollarınız ve sırtınız bacaklarınızdan daha çok ağrıyorsa yanlış yapıyorsunuz demektir. rob waddell'ın dediği gibi kürek çekerken aldığınız gücün %60'ı bacaklardan, %30'u sırttan & %10'u da kollardan gelir.

    ayrıca; (bkz: antidepresan etkisi gösteren şeyler)
  • aslında dışarıdan izleyince çok sıkıcı bir şey, öne gidip geri geliyorsun. antremanlar da öyle; ergo, ağırlık, koşu, ergo, ağırlık... diğer atletizm branşlarında olduğu gibi kürekte de, sporun zorluğu sıkıcı olmasına mani olur ama. bir de tekne yeterince kuvvetli gidiyorsa; kürek sonunda rüzgarın yüze çarpışı, tekne suyu yarıp geçerken sudan çıkan ses ve aynı anda aynı şeyi yapmanın getirdiği beraberlik hissi başka bir sporda yakalanamaz sanırım. formdaysan, tekne gücüne yanıt verir, değişik ve güzel bir hissiyat yaratır bu durum. tatmin/acı/zevk ve kendine güvenin birleşimi gibi bir şey.

    bir de nereden baksan asil görünüyor bence. kürekler, tekneler, taytlar, giyilen şeyler, ellerdeki nasırlar hepsi ayrı ayrı cool. şu videodaki gibi, [http://www.youtube.com/watch?v=6bcwo-pvcoi http://www.youtube.com/watch?v=6bcwo-pvcoi]
  • dakika başına en yoğun kalori yakılan ve tam vücut kondisyonuna cevap verebilen ender sporlardan biri sanırım bu. kesin konuşmayım, emin değilim. emin olduğum tek bir şey var; türlü türlü sporlar arasında kelebek yüzme antrenmanı yapanlar (hakkıyla yapabilenler) ve boksörler dışında (tam bir boks antrenmanı adamın iflahını sikiyor) pek saygım olmuyordu spor salonuna gidenlere. plaj vücudu çıkarmaya kasan piyasa bebeleri hala alayı gözümde... yakılan yoğun kalorinin tam vücut kondisyonuyla alakası yok çünkü (gelsin bok atmalar). ama şunu hakkını vererek yapıyorum diyen adam için cidden saygım yüksek.

    şöyle söyleyim; iki haftadır falan kürek çekmeye çalışıyorum ve 20 küsur senedir spor yaparken ilk defa götümden soluduğumu hissediyorum.
  • universitede basladigim, dersler labarotuvar yuzunden baslarken biraktigim sipor.
    yillar gecti. is hayatina atildim. fazla mesailerle (65+ saat) bilgisayar/bira gobegine kavustum. bir 10kilo aldim. 85 oldum.

    ilkbaharda boksa baslayip yine fazla mesaiyle goturemedim.burda kurek makinasi almak house of cardsdan aklima girdi. underwood sayesinde kiydim aldim.
    yilbasindan bir hafta once cekmeye basladim.
    1.5 aydir cekmekdeyim. her sey degisti. gitgide hizli cekmeye nefesimi teknigimi gelistirdim. her hafta dort gun en az 30dk cekmeye basladim.
    500m zamanlarim 2 dk altina dustu. dun ilk defa 10000m cektim. gurur duydum sacma bir sekilde. 2 kilo verdim. hayatim boyunca yapicagim spor bu. sonunda buldum.
    evde saat 10da aksam firt firt cekerken kusmamaya calisirken hedefler geliyor aklima. o pis les bira gobegi. her atilan terle biraz daha yakinim eski halime....
    eger hem kas yapip kardio yapmak istiyorsaniz spor bu.
    kosarken agriyan dizlerim yok.
    ertesi gun antreman yapmamis gibi kurek cekebiliyorum.
    size tavsiyem petes beginnersrowing planle baslayin.gelsmeleri goruceksiniz yakin zamanda. 1 sene icinde spor yapan kasli bir atlet olabilir belki sirinleri bile gorebilirsiniz.
  • bacakları perişan eder.

    ama uyumlu bi ekip varsa zevklidir. tempolu olarak 6-7 dakikadan sonrası epey yıpratır adamı.

    kulüpleri oluyor bunların. ulaşması zor değil.
  • voit neptune rower sayesinde bir suredir yasadigim deneyim. bu alet oyle cici oyle hos bir sey ki, azicik da olsa anlatmak istedim, bir yili askin bir zaman once, hayat ortagimin bir anlik hevesi sonucu evimize geldi, montajini yaptilar, gittiler. bir zaman o bizimle, biz de onunla bakisip durduk. oturma odasina koyduk, olmadi... zebellah gibi boyuyla bir turlu gozume hos gorunmedi, asil sahibi olan er kisi de "sirt agrisini bahane ederek" kullanmamaya karar verince, diklemesine koydun muydu striptiz diregine benzeyen caaanim kurek, yatak odasini boyladi, haftada bir iki kere tozunu almak disinda kendisine hic dokunmamaya basladim... taaa ki, onunla seviyeli bir iliski yasamaya karar verdigim o aci gune kadar... (baskulun ustunden nasil indigimi, nasil kendimi kollarina attigimi anlatamayacagim, zaten gerek de yok) kurek cekmeye ilk basladigimda, icinde "su" bulunan mavi seffaf bolumden gelen fo$$$ fo$$$ sesler sayesinde yarim saatte iki kere tuvalete kossam da, ilk gunlerde dizlerimi devamli hareket ettirmekten, egilip dogrulmaktan, tutacak yerlerini siki siki kavramaktan ve pazularimi biraz zorlamaktan dolayi aci ve agri dolu geceler gecirsem de, su anda onun, o seslerinin, o mavi seffaf bolumunun bagimlisi olmus durumdayim, bir gun bile ihmal etmek, onsuz kalmak istemiyorum. oksuyorum onu artik, cok seviyorum. her gun tozunu almaya basladim. yeter ki gobegimi eritmeme yardimci olsun, yoksa kendisini aldigimin yari fiyatina satacam... oyle iste...
  • kurek ile hareket eden su araclarini (orn; kayik, sal, kano) hareket ettirmek icin kurek'leri surekli circular bir formatta hareket ettirme i$lemi.. porsuk'ta bunu yapan bir cok insan gorebilirsiniz..