şükela:  tümü | bugün
  • "iklim degisikligi" adi altinda kucultulmeye, onemsizlestirilmeye calisilan; ancak tum ekosistemi tehdit eden kriz. konu hakkindaki guncel gelismeler sirasiyla su makalelerde bulunabilir:

    http://outforbeyond.blogspot.pt/…-gelismeler-1.html
    http://outforbeyond.blogspot.pt/…-gelismeler-2.html
    http://outforbeyond.blogspot.pt/…-gelismeler-3.html
    http://outforbeyond.blogspot.pt/…-neler-oluyor.html
    http://outforbeyond.blogspot.pt/…in-muhtemelen.html
  • hakkindaki en guncel, detayli ve bilimsel makalelere referansli yazi (toplam 130 makale ve habere referans iceriyor):

    http://outforbeyond.blogspot.fr/…-gelismeler-5.html
  • 2014 yilinin korkunc bir ozeti icin buyrun.
  • "...öncelikle yoksulları ve yoksul bölgeleri etkileyecek ve bir "iklim mültecileri" dalgası yaratma riski büyük. daha kötümser tahminlere göre, xxi.yüzyılın sonuna kadar dünya nüfusunun yarısı yok olacak! yoksulların, kötü beslenenlerin iklim krizine karşı korumasız oldukları bir sır değil.
    ...elbette bu, satın alma gücü olanların olumsuzluklardan etkilenmeyeceği anlamına gelmiyor...

    aslında "hepimiz aynı gemideyiz" söyleminin nüanse edilmesi gerekiyor, zira geminin birinci sınıf bölümünde, lüks kamaralarda seyahat edenlerin en azından kısa vadede iklim bozulmasından daha az etkilendikleri bir vakıa. bu durum, toplumun varlıklı kesimlerinin küresel ısınma ve iklim krizi karşısındaki umursamaz tavırlarinı da açıklıyor... öte yandan büyük kentlerdeki hava kirliliği akıl almaz düzeylerde. lakin kirlilik ölçümleriyle ilgili gerçekler ekseri halktan gizleniyor. aksi halde "yatırım iklimi" bozulabilir ve kâr oranları düşebilir!
    ...
    velhasıl iklim krizi devasa ekolojik, ekonomik, sosyal ve politik sorunlar yaratma istidadı taşıyor. aslında bu durum "insanlık krizinden" başka bir şey değil. başka türlü söylersek kapitalist üretim, tüketim ve yaşam tarzı bir "uygarlık krizi" yaratmış bulunuyor..."

    fikret başkaya
    başka bir uygarlık için manifesto
  • ne zaman ki arap yarımadası ve afrikanin kuzey ve ortasında tarım yapılamaz hale yaklaşacak, işte o günler ne top ne tüfek tutar bizim sınırlarımızı. devletler isleyemez hale gelecek ve hic aklimizin alamayacağı bir insan akını ile karsilacagiz. nitelikli ve sürdürülebilir adımlar atmak zorundayız.
  • 2020'li yılları salgın hastalıklarla birlikte ekonomik buhranı derinleştirecek krizdir.

    tarih böyle yazacak...
  • vardir. kuresel isinmanin bir sonucu olarak hayatimizi daha da etkileyecektir.

    90'larin istanbul'unda buyudum. altyapisi yeni olusan, btb kapli yalitimsiz binalarin oldugu zamanlarda bile yazin pencere-balkon acilir, serin serin yatilirdi. simdi kentsel donusumle yalitimli hale gelen yere ikinci-ucuncu klimayi taktiracaklarmis.

    hem yerelde hem de uluslararasi olcekte daha cok hissedecegimiz bir kriz bu. yavas gelen ama etkisi/etkileri cok buyuk olacak olan. kuraklik, aclik, erozyon artisi, orman ve tarim alanlarinin kuculmesi, hava kirliligi...

    dikkatli adimlar atmak gerekiyor ama su an dunyayi yoneten kusak boomerlar ve halihazirda butun nimetlerinden faydalanmis bir bicimde dunyadan goc eyleyecekler. gelecekte olacak olan onlari baglamiyor. ardindan gelenlerin cok sert tedbirleri gozden gecirmesi gerekecek.