şükela:  tümü | bugün
  • sinema sanatının temel direğidir.filmler bizim seyrettiğimiz sırada ve şekilde çekilmez.kurgusu yapılmamış bir film birbiriyle alakasız bir sürü sahneden oluşan bir çorbadır.kurgucu filme hakim biriyle oturur ve filmi kurgular.heyt be amma aydınlatıcı oldu.dur şimdi ayrıntılı anlatayım:
    filmin birbiriyle bağlantılı bağlantısız tüm planlarının filmin dramatik yapısına senaryosuna veya yönetmenin taşaklarının keyfine göre (director s cut) bir araya getirilmesidir. çeşitli şekillerde olur.mesela düz kurgu birbirini takip etmesi gereken iki planın birbirinin peşi sıra kurgulanmasıdır.örneğin bir adam lokantadan içeri girer.bu a planı olsun.gözleriyle birini arar.bu da b planı olsun.a planı b planını takip eder.işte bu dümdüz bildiğin kurgudur.paralel kurgu vardır mesela.birbiriyle ilişkili iki farklı olayı biraz ondan biraz bundan alarak hoş bir örgü yaratılır.örneğin bomba uzmanı bir binadaki bombayı etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır.aynı anda binanın dışında bir tören yapılmaktadır.bombanın sayacı saniyeleri sayarken bir törene döner seyreden çocukları görürüz , bir binaya döner ter içinde bomba uzmanını görürüz.bi öyle bi böyle derken heyecan yükselir.sıçramalı kurgu vardır bir de.adam taksiye biner maltepeye çek der.sonraki sahnede arkadaşı maltepe'de taksiden inerken görürüz.takside geçen yolculuk sırasında bir şey olmamıştır.nitekim taksiyle yolculuğu görmemize gerekte yoktur di mi ama.
    velhasıl kelam kurgu olmasa filmden hiçbir şey anlamadan çıkar bön bön etrafımıza bakardık ne yaptık biz diye.o yüzden en iyi kurgu diye bir oscar ödülü var sevgili kardeşlerim.kurgunun iyisi filmi tadından yedirtmez de ondan.
  • kurgu evreleri
    kurgucu senaryoyu okumus ve filmin öyküsünü kabataslak bilmek zorundadir. yönetmen ya da yapilan ise hakim biri yaninda girerse harikulade olur
    film kesilmeden önce bastan sonra izlenmelidir
    ilk önce asil film yerine kopya filmi kurgulamak cok akil kari bir istir. bu kopyaya is kopyasi denir.
    is kopyasi denilen film ya da film parcaciklari cekim ve kenar sayilarina göre senaryoya uygun olarak dizilirse isler epey kolaylasir
    kaba montajda cekim notlari onaylanmis film planlari kesilerek arka arkaya eklenir. buna kaba montaj denir. assamble insert cart curt tam da burdadir
    ses dösenmesi bu safhada yapilir
    ince kurguya gecildiginde kesilen parcalar birbirine eklendikten sonra ortam adeta bir dingonun ahiri modundadir. kurgucu bu ahirda bulunan dingolarin sahibi konumundadir. fakat kapasitesine göre davranmali, sapitmamali adam olmalidir

    kurgunun asal cesitleri disinda bir de devinim, anlatim, uyum ve sayi bakimindan cesitleri bulunur.
    bunlari acalim:
    devinim bakimindan kurgu, hareketsiz karelere kurgu sayesinde verilen devinimden bahseder. bu yöntemle heykellere hayat verilebilir, ölmüs kimseler pekala canlandirilabilir.
    ayrica, malkocoglu filmlerinde okun firlatilmasi ve ertesi karede okun saplandigi adam da tam bu kurgu sayesinde muhtemel bir kazadan yirtmistir

    anlatim bakimindan kurgu, konunun anlatimi, zaman icinde gelismesi, olgularin birbirini izlemesiyle ilgilidir. serüven, kovboy, tarihsel ve polisiye filmlerinde kullanilir. düz anlatim, geriye dönük anlatim, ileriye atilis, kosut gelisim ve zamanda gelisim türleri bulunur. lynch filmleri bu türün en korkutucu örneklerini teskil eder, gözü actir ne varsa kullandirmistir.

    uyusum bakimindan kurgu, ardarda gelen iki cekim arasinda saglanan bütünlüktür. iki karedeki görüntüde kamera acisi degisirse seyirci küfreder. bir tasiti sola yol alirken cekip, ertesi karede aracin diger tarafina gecilirse seyirci manyaklasir, tedirginlesir.
    bu kurguda 180 derece kurali vardir. cekimlerde kamera ekvator vari hayali biz cizginin 180 derecelik kisminda kalmali, ayni cekimlerde diger 180'i kullanmamalidir. seyircinin nevri döner, olayi anlayamaz.

    sayi bakimindan kurgu, filmdeki cekimlerin sayisiyla ortaya cikar. cekimler ne kadar uzunsa sayi o kadar az olur, kisayla cok olur iste, bunda anlatcak bisi yok. yalnizca psikolojik filmlerde cekim sayisi cok olur, güldürülerde de az olur.
  • bir ara digiturk'ün film tanıtımlarında ağzına sakız ettiği, hepimizi kurgu manyağı yapıp çileden çıkartan hede. "muhteşem bir kurgu... inanılmaz bir kurgu... ebenin amı kurgu!"
  • bir atraksiyonu gerçekleştirmek üzre yapılmış hazırlık, plan-proje aşamasından bi sonraki adım.
  • bir filmi izlenir kılan en önemli unsurlardan birisidir. işkembeden sallayarak yapılmaz, bir takım kuralları vardır. en önemli iki kural şöyledir;

    1) peşpeşe bağlanan iki plan arasında en az 2 ölçek fark olmalıdır. örneğin, bir boy planın akabinde diz plan olmaz, diğer tüm planlar olur****
    2) ilk planı terkeden kişi ikinci planda da aynı yönü korumalıdır, böylece hareket izlenimi yaratılır, seyirciye yön duygusu verilir. yapılmamışsa ya yanlış kurgu olmuştur ya da seyirciye kahramanın kaybolduğu izlenimi verilmek istenmiştir. aynı kural bakışlar içinde geçerlidir, bakış açısı planlar arasındaki geçişlerde korunmalıdır.
  • "hikaye bitti. anlatacak başka bir şey olmayacak" diyor: jose saramago caim'in son cümlelerinde.

    kurulan evde öyküler sürekli değişerek yinelenir. hikaye bitip anlatacak başka bir şey olmasa bile.

    en uzun kurgu bitişin sessiz yapısıdır.
  • bir dolu kelimeden kitap yazmaktir.. anlamsiz goruntulere anlam katmaktir. ustaliktir. zordur.. operator le kurgucuyu karistirmamak lazimdir.. kurgucunun feeling idir filmi film yapan.
  • bir olay örgüsünün sıralanma şeklidir.bir anlamda zamanı parçalamaktır.
  • "kendini hissettiren organ hastadır." -dr. piragov-. (sokolov'un "sinemanın görüntü kurgusu"nun başına koyduğu besmele.)
  • genelde yanlış anlaşıldığını düşündüğüm iş. mesela bir film hakkında yorumları okuyorum, “kurgusu güzeldi” falan filan diye cümleler geçiyor içerisinde. zannedersem şair burada olayların örgüsüne, hikayenin işlenişine falan sesleniyor tam olarak bilemiyorum ama filmin montajı hakkına bir görüş bildirmediğine eminim diyebilirim.

hesabın var mı? giriş yap