şükela:  tümü | bugün soru sor
  • novella'nın daha giriş bölümündeyken leopold von sacher-masoch'un eseri venus im pelz'i okuyanlar, birkaç sayfa ilerledikçe yazılanların kendilerine son derece aşina olduğunu fark edecekler. kürk mantolu madonna hikaye, karakterler ve ana fikir hususunda ne yazık ki esinlenilmiş bir eser olmaktan ziyade neredeyse birebir alıntılanılmış bana kalırsa çalınarak yazılmış bir eser.

    bizlere raif bey'in gizemini çözmemizde yardım eden rasim karakteri, venus im pelz'deki wasser ile aynı kişi. tüm kitap boyunca hikayesini okuduğumuz raif bey ise, severin. hatta maria ile wanda arasında dahi o kadar çok benzerlik var ki...

    kürk mantolu madonna, masoch'un önce wasser'e söz vererek başlaması gibi rasim'in anlatımıyla başlıyor ancak belirgin fark, sabahattin ali, raif bey'in defterinde yazanlara geçmeden önce raif bey'in kendisini üçüncü bir gözden masoch'a göre daha detaylı ve uzun bir şekilde tahlil etmiş. her iki eserde de giriş bölümünden sonra ana kahramanların defterlerinde yazanlara geçiliyor.

    severin, ormanlık bir alanın içinde gördüğü kürklü venüs heykeline aşık olup daha sonra onun gerçeğini görünce bir heyecana atılıyorken aynı şekilde raif bey de bir sergide gördüğü kürk mantolu madonna tablosuna kapılıp onun gerçeğine aşık oluyor. her iki karakter de son derece dışa kapalı ve melankolik bir yaşam sürüyor. birisi acı çekmekten zevk aldığını dile getirirken bir diğeri hayatta isteyerek acı çekmek için yaşayanların olduğuna sık sık atıf yapıyor.

    wanda kendini diğer kadınlardan farklı bir yere konumlandırıp isteklerinin herkesten farklı olduğunu belirtiyor ve severin'den umutlanmamasını dilerken aynı karakter halinin maria'da bulunması tesadüf demek için çok iyi niyetli bir yaklaşım. hatta her iki kitapta da küçük bir konuşma halinde de olsa lezbiyenlik konusu kadın kahramanların ağızlarından geçiveriyor. wanda gerçek anlamda, kendisi söylemese de günü gününe uymayan çokça merhametli bir o kadar acımasız olabilen bir karakterdeyken maria kurguda ancak kendisine yaklaşabilecek kadar tahlil edilmiş.

    daha detaylandırılacak birçok benzerlik olmasına rağmen kitabın çalıntı olduğu konusunda hemfikir olabilmek için yazıldığı dönemde sükse yapmasına ve tüm avrupaca masoch'un tanınmasını sağlamasına rağmen bunun dışında değer görmemiş, unutulmuş kürklü venüs'ü okumanız gerekiyor. ancak kitabın sonundaki benzerlik, severin'in yıllar sonra wanda'dan haber alması gibi raif bey'in de yıllar sonra maria'dan haber alması bana pes dedirtti.
  • (bkz: #27525680)

    üzgünüm ama maalesef gerçek.
  • çalıntı değil, malum olmasıdır. hani abdal'a malum olur ya, sabahattin ali'ye de malum olmuştur. yani tv8'deki teyzeler öyle diyor. doğmamış madonna hakkında kitap yazmış. gelecekteki insana kitap yazmak her babayiğidin işi değil.

    (bkz: kürk mantolu madonna'yı okudum madonna var)
  • (bkz: aramızda kalmasın)

    iki arada bir derede bile kalmasın mümkünse. işte acun bunların hepsi orantısız cehalet. tıpkı nereden buldu yasası gibi. var ama kimse uygulatmıyor.
  • nihal atsız başlığında yazdığım için sabahtan beri mesaj alıyorum.
    insanlar nasıl bunu bilmiyor? hiç mi gogol okumamışlar, kürklü venüs okumamışlar. inanılmaz bir şey.
    kürk mantolu madonna çocuk eğlendirir. sırf kısa ve okunması kolay diye kendi kendine pr yaptı. hayatında okuduğu kitap sayısı 20'yi geçmeyen insanlar bir bok sanıyor şu kitabı ya kendimi bıçaklayasım geliyor. cehalet azizim cehalet. en büyük cehalet ne islamcı cehaleti ne sağcı cehaleti. en büyük cehalet komünist cehaleti. hele sabahattin ali'nin atsız'dan şamar yediğini duysalar, sabahattin ali'nin hodbin milliyetçisi olduğunu bilseler ne derler bilemiyorum.

    edit: metinlerarası denilen şey eseri bir üst seviyeye ya da farklı bir yere taşır. burada metinlerarası bir durum yok. birebir eserlerin kopyalanması var. şu bilgisizliğiniz ile sırf sabahattin ali'nin hırsızlığını örtbas edeceğiz diye kasmayın. karşınızda edebiyat öğrencisi yok :)
  • metinlerarası nedir, neden yapılır? borges kimdir, neler yazmış/(ç)almış bilmeyen, kişi beyanatı. çok da takılmamak gerek.

    bunu diyen, orhan pamuk beyaz kale romanında başka romanın 20 sayfasını aynen (ç)almış da der.
  • edebiyatta özellikle 20. yy’dan sonra yazılan eserlerin geneli için kullanılan bir kavram vardır; “metinlerarasılık”
    edebi bir metin oluşturan yazarın, okuduğu veya etkilendiği metinlerden faydalanması, ona doğrudan ya da dolaylı bir şekilde göndermede bulunmasına denir.
    yani bir metin kendinden önceki metinden bir şekilde etkilenmiştir ve bunu kendi içinde bir şekilde gösterir. ama bu durum her zaman metnin orjinalliğini zedeleyen bir durum olarak değerlendirilmemelidir.
    şimdi kürk mantolu madonna’yı bu açıdan değerlendirdiğimizde çalıntı ifadesini kullanmak fazla iddaalı ve hoyratça bir çıkış gibi durmuyor mu?
  • kominist çalmaz. zaten her şeyin ortağıdır onlar. evet evet her şeyin...