şükela:  tümü | bugün
  • mutlaka yazılması gereken bir hikaye.

    edebiyatta böyle şeyler var. mesela divan şairi nabi, meşhur attar'ın bir hikayesini kaldığı yerden devam ettirerek meşhur mesnevisi hayrabad'ı yazmış. bütün karakterler ve hikaye attar'ın bıraktığı yerden devam ediyor. hatta şeyh galib, nabiyi bu yüzden eleştiriyor filan. neyse, demem o ki yazılabilir böyle bir devam hikayesi.

    bundan sonrası romanı okumayanlara tavsiye edilmez, hikayenin sonunu söylüyorum zira.

    bir gün bir roman yazarsam romanda raif beyin sırrını bilen tek kişi olan anlatıcının hikayesinin devamını anlatacağım. olmaz mı, bence çok güzel hikâye olur. raif beyin sırrını bilen tek kişi olan hikaye anlatıcının romanı pat diye bitirmesi bende bu duyguyu yarattı. acaba raif efendinin kızına ne oldu, babasını öğrendi mi, hikaye anlatıcısı bu sırrı taşımaktan bunalıp kıza bunu anlatma gereği hissetti mi? hatta bence raif efendiye maria puder'in öldüğünü söyleyen frau van tiedemann bence yalan söyledi. bu aşkı biliyordu ve sırf raife fenalık olsun diye, intikam almak için gerçeği sakladı. belki de maria puder'e de başka bir şey söyledi ve aslında maria'nın sırrı bambaşka bir şeydi?
    işte bu soruların cevabı mutlaka yazılmalı. roman bir gün dizi olursa buradan devam ettirilebilir bence hikaye.

    ne dersiniz sayın ekşiciler, sizce de bu roman bir devamı hak etmiyor mu? sizce hikaye nasıl devam ettirilebilir?