şükela:  tümü | bugün
  • justin bieber doğduktan 1 ay sonra intihar etmiş, ileri görüşlü müzisyen.
  • adam öldürülmüş lan!!??
    şu an cbs reality kanalında, sebepleriyle tek tek öldürüldüğü anlatıyor.
    mesela
    1- dört ve altı nisan günü kredi kartından yüklü miktarda alışveriş yapılmış. adam 5 nisan itibarı ile ölü.
    2- kanında 3 insanı öldürecek dozda eroin ve sakinleştirici bulunmuş. tüfeği dayayıp intihar etmesi mümkün değil.
    3- intihar mektubu onun yıllar önce yazdığı trip notu. mektubun başı ve son 4 satırı ona ait değilmiş.

    tüm bu deliller onun otopsisini yapan doktor ve olay gününde ve yerinde inceleme yapan tıbbi dedektiflerce açıklandı.
    adam müziği bırakacağını söylemiş. yani artık ölüsü dirisinden daha değerliydi.
    vay amk. müzik endüstrinizin amına koyayım lan ben.
  • o kendini öldürmedi . onu evinin altındaki garajda kendisi ve kendi gibiler için yaptığı müziğini ,giydiği 5$lık oduncu gömleğini , depresyon hırkasını bile bir moda haline getirip , ticari bir meta yapıp dünyaya pazarlayarak , satarak onun saflığını , içtenliğini harcayan sistem öldürdü. kurt bu tür maddeci bir hayatı kaldıramayacak kadar temiz ve iyi bir insandı .

    birçok şey gibi grunge da ,kurt cobain de para ve menfaat uğruna kullanıldı .
    kullanılıp atılan ve terkedilen bir diğeri için (bkz: layne staley)
  • her ne kadar kendisini bildiğin bu adama adamış, kurt cobain t-shirt leriyle boy boy gezen günümüz emo tayfasından pek hazetmesem de * bikaç bi şey söyleyebilrim bu adamla ilgili, yaptığı müzik fazlasıyla hakediyo bunu zira,

    kurt cobain ne bir mesihtir, ne bir kurtarıcı. onu bitiren zaten o rantçı, meteliğe keleşle giren kesimin onu mesih olarak algılama nanesiydi. bi anda bi idol, toplumun önünde bir kahraman oluverdi hem de hiç istemediği bi halde, istemediği bi zamanda.

    bilen bilir. evden kaçıp gitarını alıp seattle a gelmiş bi gençti işte. o en buhranlı zamanlarında otel odasında valiumla şampanyayı vurup hastaneye kaldırıldığında küçüktük biz.

    here we are now entertain us derken eğlenmediğini söylüyodu zaten. geldiği noktadan memnun değildi. hiç hem de. nedir geldiği nokta peki ? mtv de günde 40 defa çalan klibi, bimem kaç milyon dolarlık evi, güzel bir karısı, tatlı bir çocuğu..tüm bunlar evden ayrılan, üvey babasının tüfeklerini satıp amfi aldığını söyleyen, yollara düşen adam profilinden hayli uzak. ama bu değil bu adamın derdi bence.

    eddie vedder e bakıyosun. adamın anlattığı bi şey var sana. ben şundan rahatsız oluyorum arkadaş amıma koyuyo şu durum benim diyo. söylediği şeyler herkesin başına gelebilecek şeyler. evet abi diyosun haklısın benim de amıma koyulmuştu vaktiyle. bunu görüyo ve yaptığı şeyle insanlara ulaşıyo bu adam. amacına ulaşıyo.

    ama kurt cobain başka bi şey anlatıyo. very ape deki gibi, pennyroyal tea deki gibi, hairspray queen deki gibi. big long now daki gibi. all apologies daki gibi. dumb daki gibi, serve the servants daki gibi.. gider bu böyle. bu adam başka alemlerde. onun başka sıkıntıları var. şarkılarını dinleyenler de konserlerinde omzuna bi hatun alıp zıplayınca ve bu yaptığı şey de adama basın yoluyla etiket olarak yapıştırılınca, gariban bi anda grunge ın kralı oluveriyo. herkesi eğlendiren o.

    her konserde vardır elbet o omzuna hatun alıp zıplayan adam da bu adamın olayı şu: bu adamı rahatsız ediyo bu. kendi gibi takılan diğer adamlardan daha fazla hem de. görmezden gelemiyo. çünkü duygusalın önde gideni. arkadaşım, şarkının sözünü, müziğini yazan, klibini çeken, albümün kapak resmini çizen, aynı zamanda heykeltraş bi adamdan bahsediyoruz. ve bu herif az bi gitar dersi almak dışında hiçbiri için bi eğitim almadı. lan ayıptır bi düşün " çok depresif bu herif mız mız yeaaaa" derken. lan o da öyle işte. fena mı. bu adam böyle bi adam olmasaydı o şarkıları yazabilir miydi ?

    şekilci takılıcam diye kurt cobain t-shirt leriyle orda burda dolaşan emo sana gelince, senin de kurtarıcın olmak istemedi bu adam, kimsenin kurtarıcısı olmak istemedi. müzik yapmak istedi sadece. bunu da seviyodu ta ki birilerinin onu itekleyip sıranın önüne çıkarıp " ahanda kurtarıcı bu işte bu adamla ağlayın" diyip bi yandan da arkasına dönüp paralarını saymaya koyulana kadar.

    bu hassaslıkla biraz bile yanlış anlaşılsın çekemiyodu. medyanın ona mesih gözüyle bakması, ona bir kurtarıcı rolü biçmesi ağır geliyodu. bundandır bi de belki grunge is dead t-shirt üyle dolaştı bi ara bu adam. bu kurtarıcı rolü onun üstüne kalmıştı adeta, hani sesini duyurmak istiyodu ancak herkesin sesi olmak istediğini sanmıyorum.

    depresifliğine ve intiharına gelince, nelerin altından kalkamadı bilemiyorum şimdi ama bu dediklerim geliyo benim aklıma. elbet karakter olarak da ultra hassas, duygusal bi şey olması var olan yüklerini çarpa çarpa çoğaltmıştır. bunun yanında uyuşturucu sorunları.. öyle ki en başarılı, mutlu görünen halinde mutlu değilmiş bu adam.
  • şöyle bir söz söylemiş (ben gazetenin yalancısıyım)

    "hayal ettiğiniz insan olmaya çalışmak içinizdeki insanı harcamaktır"
  • ölümünün 20. senesinde ölüm dosyası tekrar açılmış fakat yeni hiçbir şey bulunamayan grunge kahramanı. öldüğü yerde çekilen, daha önce hiç görülmemiş 31 fotoğrafı ilk kez internette yayınlamasının ardından seattle polisine dava açılmaya hazırlanılıyor.

    fotoğrafları görünce gece gece resmen içimde soğuk bir rüzgar esti.

    ölümünün 20. yılında kurt cobain hakkında az bilinen 10 bilgiyi sizlerle paylaşmak isterim:

    1. nirvana'dan önce cobain melvins grubunun seçmelerine katılmış ama reddedilmişti.
    2. ergenliğinde 8 ay boyunca bir arkadaşının evinde kaldı ve kanepede uyudu.
    3. nirvana yükselişteyken metallica kendisine şunları içeren bir fax gönderdi: "nirvana'yı çok seviyoruz. nevermind yılın en iyi albümü. hadi yakın zamanda bir araya gelelim, metallica. not: lars sizden nefret ediyor"
    4. cobain senelerce 8mm filmler çekmekten hoşlandı. çektiği bu filmlerden bir tanesinde ise coban'i rol icabı intihar ediyor.
    5. boş zamanlarında, marketten büyük bir parça et aldıktan sonra eti ormana götürüp çeşitli silahlarla ateş ediyordu.
    6. çocukken "boddah" adında hayali bir arkadaşı vardı.
    7. 1976 haziran ayında ailesi boşandıktan kısa bir süre sonra küçük cobain odasının duvarına "annemden nefret ediyorum, babamdan nefret ediyorum, babam annemden nefret ediyor, annem babamdan nefret ediyor, bu durum basitçe seni üzgün olmaya itiyor" yazdı
    8. cobain'in arkadaşlarından carrie montgomery bir keresinde "kadınların kendisine şefkat göstererek korumasını istiyor. bir ikileme düşmüş durumda çünkü aynı zamanda kırılgan ve nazik olabiliyorken, aşırı kaba ve güçlü de olmak istiyor" demiş.
    9. cobain az daha ordunun deniz kuvvetlerine katılıyordu. hatta başvuru için askere alım ofisinde bir subayla görüşmeye bile gitmiş.
    10. günlüğünden bir satırda "muazzam bilgi birikimi olan birçok insanla tanıştım fakat hiçbirinde kar tanesi kadar bile bilgelik yeteneği ya da tutkuyu takdir etme özelliği yoktu"
  • dostum. olumu bana fazla birsey ifade etmemisti, zira o zamanlar mustafa sandal dinleyerek hayatimi surduruyordum. coooookk uzun yillar sonra, herkes nirvana defterini ortaokulda kapadiktan sonra, lise 2'de nevermind'i almamla hayatima girdi bu insan. her sarkiyi dinlerken "aha ben bunu biliyorum lan" tepkisini vererek a yuzunu bitirdim. b yuzune geldigimde ise bir anda durup "hassssss" diye inlememe, alelacele teybin rewind tusuna basip ayni intro'yu defalarca dinlememe sebep oldu. o sarki drain you'dan baskasi degildi ve artik nirvana'da kurt cobain'de ebediyen hayatima girmisti. bir iki ay icinde alinan tum albumler, saatler, gunler harcanan nirvana fan siteleri, b-side'lar, posterler, heavier than heaven, kurt cobain the journals hayatimin tadi tuzu oldu su gectigimiz 5 yil icinde. hepsi'de onun sayesinde, dostum dedigim, hala bir derdim oldugunda, yardim istedigimde odamda duran posterine bakip konustugum, dertlestigim insan. koca bir jenerasyona ilah oldu diye bok atmasi cok kolay olan, piyasalikla her zaman suclanan, metalcilerin bok atmayi cok sevdigi ama cogunun bir donem dinledigi, muzik tarihinin belki de en mutevazi, en duygusal insanlarindan biri. gelmesi zor ama kaybetmesi cok kolay oldu bu utangac solisti. hic beklemediginiz bir anda bir yerden bir pennyroyal tea veya bir sappy gelir, sizi cok uzaklara gotururse sirf bu adamin o sarkilara koydugu ictenlik sayesindedir. 3 tane akor basmak degildir olay, evet herkes o 3 akoru basar, onemli olan o akorlar esliginde ciglik atarken suratindaki o ifadedir. o ictenliktir hicbirseye degisilmeyen. huzur icinde yat kurt...
  • ortaokulda bir arkadaşım vardı. arada gider konuşurdum. kurt diye bir üvey abisi vardı. uzun sarı saçlarıyla çok yakışıklıymış falan, ne zaman konuşsak onu anlatırdı. biz de merak ederdik tabi, okula gelse de bir görsek diye. kimsenin sevmediği bir yengesi vardı, bir de çocuğu.sonra bir gün arkadaşım okula ağlayarak geldi. abim intihar etti dedi. o anda bağlantıyı kurduk, aylarca kurt cobain hayali dinlemişiz. hayalgücü mü genişti yoksa bir sorun muydu bu, o zaman da bilmiyodum şimdi de bilmiyorum. ama kurt cobain bir nesil gençliği bu derece etkilemiş bir insandı demek ki.
  • ergen değilim ama çocuk gibi bir kişiliğim var. ne hata yaptıysam, ne kaybettiysem hep bu çocukluğum yüzünden kaybettim. kişiliğine ve yüzüne hayran olduğum bir kız var, henüz açılamadım. arkadaşlar sorunca evlenirim diye yorumluyorum. yani sevdiğim birisiyle hiç korkmadan evlenecek yaştayım. müzik kulağımın iyi olduğunu söylüyorlar ama müziğin teknik meselelerinden bir bok anlamam. herkese inanmam, herkesi sevmem, herkes ile muhattap olmayı istemem. belli kişilerle muhattap olurum. ya da bakarım kişi samimi geliyorsa arkadaşım diyebilirim o kişi için. işte bu adamın samimiliğine inanıyorum ben. bu adamı seviyorum. bu adamın parladığı zamanlar çocuktum, sonra tanıdım, dinledim ve sevdim. hala seviyorum.

    zor şartlar altında kendine gitar alıp sokaklara düşen, evinin bahçesinde gitarına sarılarak yatan bir adam ne kadar müzik bilgisine sahip olabilirse bu adam da o kadar bilgi vardır. şarkılarına bakınca ne kadar hisli, duygusal olduğunu, bambaşka alemlerde gezdiğini görüyor seviyorum. ünlü olmak için müzik yapmadığını sadece(sadece) yapmak için yaptığı aklıma geldiğinde seviyorum. sözlüğü okuyup benim gibi düşünen kişileri görünce seviyorum. boşvermiş olduğunu, yırtık ayakkabılar ile gezdiğini görünce seviyorum. imaja değil hise gönül verdiğini görünce seviyorum. bir tarz yarattı salaşlığı yarattı ama bunu istemeden yarattı. bence bu adam müziği imaj için salaş olanlara değil doğuştan salaş olanlara, bir şeylere takanlara, insanları sevenlere yapmıştı. bir kaç kaslı zencinin hatunlara pandik attığı müzik değildi onun yaptığı, başka diyarlardaydı. hani dedim ya samimiliğine inanıyorum diye. nasıl oluyor bir adamla birebir konuşmadan samimi olduğuna karar veriyorsun. veriyorsun işte. şarkı sözleri, giyinişi, ünlü olmak istemediğini açıkca belirtmesi, bir şeylerin yanlış gittiğini düşünmesi yüzünden samimi buluyorum. ve bana göre intihar edebilen kişi her kim olursa olsun samimidir. o kişi bir şeyin yanlış gittiğini düşünüp intihar etmiştir. kendini kandırmak yerine gitmeyi tercihlemiş, geride kalanlara en büyük ayarı vermiştir.

    bu adam da sönüp gitmektense yanmayı tercih ettiği her türlü adamdır benim gözümde.