şükela:  tümü | bugün
  • teke tek kavgaya, 10 kişiyle gelmesi, en yetenekli olduğu konudur.

    edit: mesaj kutumu küfürlerle dolduranlara bir şey demiyorum, söylesem de anlamazlar.
  • soru eki kullanmadan soru sorar
  • şu sürekli söylenen "tek kişilik kavgaya 10 kişi geliyolar" mevzusunu abd'deki beyazlar da zenciler için söyler hep. almanya'daki almanlar da türkler için. aslında sebebi açık. herhangi bir ülkede toplum tarafından dışlanan bir grubun üyeleri birbirlerine daha çok kenetlenir, birbirlerini daha fazla kollarlar. bu yüzden ırkçılığı yapan taraf her zaman için "bunlar kavga esnasında toplanıp birbirlerini kolluyorlar:(" diye ağlamaya mahkumdur.

    sen sabah akşam twitter'da, instagram'da, sokakta ve hatta mitinglerde o güruhu bir bütün olarak görüp de o şekilde saldırırsan, bu başlıkta da yaptığın gibi tek bir tanesinin yaptığı hatayı tüm kürtlere mal edersen, ister istemez o insanlarda bir topluluk bilinci yaratmış olursun. sonra da bir tartışma yaşadığında kendi ellerinle oluşturduğun toplulukla baş etmeye çalışırsın. o yüzden bu konu üzerine ağlamak yerine "elektrik faturası :p:p:p", "eşek sikmek ehehehe" tipi şeyler yazarak yüz yıllık orta anadolulu mizahınıza devam edin. öylesi daha komik oluyor.
  • elektrik hattı çekme.
  • kokteyl hazırlamak
  • alanya, antalya, bodrum, marmaris gibi gözde tatil bölgelerinde garson olarak çalışmak.
  • türkçe bilmesi diyen adamın türkçe bilmemesi.
  • kenan evrenin anılarında şöyle bir bölüm var.
    - harbiyede iken, girilmesini istemedigimiz bir kapi varsa, önüne bir kürt nöbetçi bulur dikerdik. cunku bilirdik ki babasi gelse iceri adam sokmazdı.
  • acilin cok sevdigim bi arkadasimi anlatacagim.

    yillar once bir magazada mudur yardimciligi yapiyordum. calistigim magazalar zincirinde yeni acilacak magazalar icin genellikle is ogrenme sistemi su sekilde islerdi; magaza acilmadan bir ekip kurulur, ekip eski bir magazaya stajer gibi gider, magazacilik bilen calisanlardan birkac haftalik bir egitim-bilgi alir, kendi magazalarini kasa, reyon, depo duzeni gibi konulari bilerek acarlardi.

    stajyer ekibin isbasi yapacagi bir gun diger mudur yardimcisi arkadas izinli oldugu icin magazaya giris saatim diger gunlerin aksine 07:00 yerine oglen 12:00. magazaya girerken yaka kartimi taktim, cantami birakmak icin dolaplarin oldugu depoya dogru ilerlerken avrupali bir turist hazir corbalarin basinda yolumu kesti ve vejetaryen corba istedigini soyledi. elimizdeki corbalardan vejetaryen olanlari sectim. tarhanadir, domates corbasidir yardiriyorum anlatabildigim kadariyla anlatiyorum. turist icinde (su anda da ne oldugunu hatirlamadigim) bir sebze turu istemedigini soyledi ama soyledigi kelimeyi anlamadim. turist tekrarladi. benim surat muhtemelen dagaldi cunku anlamiyorum. o sirada yanimizdan gecen, hem tipinden hem kirik turkcesinden kurt oldugu belli olan stajyer arkadas bize bakip

    -icinde x sebzesini istemiyormus.

    diyerek cool bir sekilde depoya yurumeye devam etti. arkasindan 2 saniye baktim.

    - senin adin ne?
    + (burda bir erkek ismi var)
    - su cantami arkaya birakmam gerek. yardimci olur musun musteriye?

    dondu musteriyle konustu. sonra beraber depoya dogru ilerledik.

    - sen ne mezunusun?
    + lise terkim ben.
    - ingilizceyi nerden ogrendin?
    + annem dove dove ogretti.
    - nasi yani? annen ne mezunu?
    + okuma yazma bile bilmez. sadece iyi egitim alalim istiyordu. bizim ingilizce ogretmeni batidan gelmis gencecik kizdi. soba falan yakamiyordu. annem acidi. kiz sagolsun kendi evinden cok bizim evde kaldi. bir de bizim oralarda cok turist olurdu. onlara rehberlik yapiyordum. para veriyorlardi. cok hosuma gidiyordu. konusa konusa gelisti.
    - nerelisin sen?

    konu uzadi uzadi uzadi. memleketini cok merak ettigimden, bildigi bir kac dil daha olduguna kadar bir suru sey konustuk.

    birkac hafta sonra kendi magazasi acilinca magazasina gitti. aradan birkac gun gecti gecmedi sabah saat 07:00de magazayi acmak icin gittigimde kapida bizimkini gordum.

    - sen ne ariyorsun burda? magazalar mi sasti yav? senin gorevin burda bitti?
    - ya birak sunlari. ben buraya atamami istedim. bu magazaya gondermezlerse istifa edecegimi soyledim, kacirmamak icin gonderdiler buraya. hem sizin personel aciginiz yok mu? ac kapiyi da girek calisak.

    aylarca beraber calistik. magazaya faydasi en ust noktalarda olan personellerdendi. ne bir yanlisi, ne kotu bir hareketi olmadi.

    sonra araya zaman, baska isler girdi. ara ara gorusemedik ama haberlestik hep.

    son zamanlarda yine birbirimize sardik. daha dogrusu cogunlukla ben daralip mesaj atiyorum. genelde sadece naber oluyor mesajim. ariyor hemen. daraldigimi anliyor. surda cay iciyorum cik gel diyor. gidiyorum. cekirdek falan citliyoruz. dedikodu yapiyoruz. cok gulduruyor beni. daraldigim bi konuyu anlatiyorum mesela. oyle bir yorum yapiyor ki kahkahalarla guluyoruz.

    tiplerimiz, konusmalarimiz, tarzimiz, sosyo kulturel yapimiz, ten rengimiz, aksanimiz o kadar farkli ki benim arkadaslarim onu, onun arkadaslari beni taniyinca mutlaka nasil tanistigimizi soruyorlar ve o cool hallerini anlatiyorum insanlara.

    hayatimda en yakindan tanidigim kurt oldugu icin onu bana sorsalar, en yetenekli oldugu konunun iletisim oldugunu, insanlarla cok iyi anlastigini, espri anlayisinin muhtesem oldugunu, kendisiyle beraberken cok eglendigimi soylerim.

    ya da saygi ve seviye konusunda cok ust duzey biri oldugunu, onca sene icinde bana en ufak bir yanlis harekette bulunmadigini, cok iyi dostum oldugunu soylerim.

    belki de paylasimciligi cok iyi bildigini, elinde avucunda ne varsa sevdigi insanlarla paylastigini anlatirim.

    gecerli midir?
  • sesleri haddinden fazla yanıktır.

    çok iyi uzun hava, türkü okurlar.