şükela:  tümü | bugün
  • cenazesine sanat dünyasından gelen isimlerin dikkat çektiği yeraltı adamı (bkz: babaların ölünce gittiği yer)
  • 1990'larda adını duyurmaya başlayan mafyöz bi insandı kendileri. kendisi, yeraltı kariyerine, hazine arazilerini parselleyip satmadan, çek senet tahsilatına, adam yaralama, kaçırma tehdit, hatta hatta ulusrarası civaoksit kaçakçılığı gibi 'pek çok ayrı uzmanlık dalı'nı sığdırmayı başarmıştı. 80'lerde body guardlık yada o yılların değimiyle bar fedailiği yaparak başlayan, idris özbir davaları devam ederken 2002 yılında akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. bir dönem müzik piyasasına da girip başarılı olamayan özbir'in ibrahim tatlısesi himayesine aldığı ve yeraltı dünyasıyla tanıştırdığı söylenir. 'babanın ölümü'nün ardından oğulları 'baba mirasını taşıyamadıkları' gerekçesiyle birbirlerine girdiler.
  • yaşasaymış izdivaç programı sunucusu esra erolun kayınpederi olacakmış. eşi şu an trafik kazası sonucu komadadır.
    http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/…&p=6&rid=2368
  • aralık 2002'de öldü. 1937 kars doğumluydu. mezarı zincirlikuyu'da; "her canlının bir gün ölümü tadacağı" o yerde. istanbul'a geldiğinde kelime türkçe bilmiyormuş, lakabı oradan kalma. "mustafa kemal'e, ismet paşa'ya, kenan evren'e baba diyen bu millet bana da baba demiştir, sağ olsun" diye bağlamışlığı vakidir bir röportajını.

    yüksel şengül'ün elimden düşürmediğim kitabı "konuşanlar konuşulanlar"da kürt idris "babalar savaşı" haberleri için de şöyle demişti:

    "şimdi benim iki oğlum gazinoya gidiyor, orada dündar kılıç'ın da çocukları var. orada içip, münakaşa ediyorlar sonra birbirlerine ateş ediyorlar, büyütülecek ne var, çocuklar ateş etmiş. işte buna babalar savaşı diyorlar..."

    kendi ifadesine göre on kere idamla yargılanmış, her "büyük ve namuslu baba" gibi o da, "kadın ve uyuşturucu ticaretini ahlaksızca bulduğu için yapmadığını" söylemiş. kağıt üstünde tek sabıkası var: cinayet.

    malumunuz, inci baba'dan kürt idris'e, nihat akgün'den drej ali'ye, bütün bu adamların iddiası budur: mafya değiliz, kabadayıyız, pis iş yapmayız, gariban dostuyuz.

    biz de yedik.

    talimhane'de zıtlaştığı biriyle duello yapar ve bıçakla öldürür. afla çıktğı için "demirel ve ecevit'ten allah razı olsun" demeyi eksik etmez.

    şengül, "fakir dostusunuz, bu servetin kaynağı nedir" diye sorar. cevap müthiştir: "cenabı hakkın gizli hazinesi bu. canım sıkılıyor, şimdi bir kese altın gelecek diyorum, hop geliyor. misal haraç almam, yıllar önce borç vermişimdir adam onu getirmiştir."

    gizli hazinenin kaynağının cenabı hak değil de "başka şeyler" olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım.

    kürt idris, sanat camiamızı ise şöyle yorumluyor: "bülent ersoy yiğittir. eski zaman başkent gazinosu'nda eğleniyoruz, yanımda iki profesör, üç milletvekili. polis bastı. bülent ersoy yanıma gelip, silahınız varsa verin saklayayım dedi. çok duygulandım, meftun oldum ona. olsa da sana vermem deyip teşekkür ettim."

    inci konusunda inci baba'dan geri kalmayan kürt idris şöyle buyuyor: "adalet gerek adalet, herkes eşit olsun, devlet evladına baba olsun. ben hitler'e lanet ettim, insanları fırına sokuyordu. şimdi adama bir yerde hak veriyorum. o bunu düşmanına yapıyordu, yahudiye yapıyordu, kendi insanına değil."

    böyle bir bir hayat trajedisiz olur mu?

    istiklal marşı'nı sopayla hapishanede öğrenmiş: "allah düşmanımı düşürmesin. bir marş var 760 sopa yedim öğrenene kadar. ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım... ne suçum var, marşı bilmiyorsam. tatlılıkla öğrenemez miydim? hapishanede ad soyad yok, ulan aşağı, ulan yukarı. mamak'tayım* bir kağıt gelmiş, komutan imzala ulan dedi, bir bakayım dedim. nee sen misin bunu diyen, ellerime sopa yedim, bakmadan imzaladım. o an idam fermanı olsa imzalarsın".

    röportajın finali epey vurucu. dünyadaki babalar mı daha güçlü bizimkiler mi sorusuna idris aga şöyle cevap veriyor: "onlar devlet gibi. türkler uluslarası babalık yapamaz. çünkü merhametli insanlarız biz. [politik tespitimle bu bahsi tümden magazinden kurtarayım: 80'lerin sonu henüz türkiyelilik, üst kimlik, kürt realitesi tartışılmadığından olsa gerek, kürt idris, kendilerinden türkler diye bahsediyor / itaatsiz]" onlar gözünü kırpmadan adam öldürüyor, biz o kadar gaddar olamayız."

    cenazesi tıpkı dündar kılıç'ın ne bieyim inci baba'nın cenazesi gibi, mafyanın, "sanat" dünyasının, politikacıların toplanma yeri gibiydi. herkes oradaydı herkes.
  • yılmaz güney'le çok büyük bir dostlukları varmış.
    yılmaz güney'in kumar tutkusuyla oldukça borç harç içine girdiği bir dönem, kendi kumarhanesinde güney'in adına 13 gün süren bir oyun tertiplemiş ve güney'in bütün borçlarını silmiştir.
  • dündar kılıç ın yakın arkadaşıydı.
  • firtina gibi estigi dönemlerde dönemin matbuatinda idris özbilir olarak kayitlara gecmistir. özellikle dündar kilic ile yedikleri ictikleri ayri gitmedigi dogrudur yani eküridirler. zaten ücer yil arayla bu dünyadan göcüp gideceklerdir. alemde adini 25 yasindayken hapishaneler krali olarak ünlenen ve beyoglu'nun haracini yedigi söylenen nurettin onay cinayeti ile duyurmustur. hapisten ciktiktan sonra artik kürt idris'tir. 12 eylül döneminde uzun süre kacakcilik, eroin suclamasiyla yargilanmistir.

    ***

    cagdaslari oflu osman ve dündar kilic'in oldugu bir ortamda ayri ayri oldugu masalarda oturdugu gazinoda ermeni olan bir arkadasina "kürt, laz, ermeni yoktur. hepimiz türküz." demis. söze icerleyen oflu osman gazinoyu senlige cevirmis. 9-10 el ates sesinden sonra solugu karakolda almistir. kürt idris "silahim yanimda olsa kan cikardi." deyip babaligin raconunu uygulamistir. bu arada babanin rahmetli esinin rum asilli türk vatandasi oldugunu belirtelim.

    ***

    kendi oglunun tarabya oteli'nde yapilan sünnet dügününde silahlar patlamis. 2 kisi terki diyar eylemis 2 kisi ise yaralanmistir. terki dünya eyleyen kisi otelde calisan bir iscidir. isim yapmak icin babanin dügününü secmis saga sola esip gürlemistir. son mermiyi ise kendine sikip intihar etmistir. yaralanan kisi ise dündar kilic'in damadi ugur özbirerdik olup ifadesinde "silah seslerini duyunca dügünlerde adet oldugu gibi havaya ates ediliyor sandim." demistir. dügün sahibi kürt idris'in cocuklari ali ve rüstem ise "biz mantar tabancalari patlatiliyor sandik. bu yüzden hic korkmadik hatta baslangicta cok eglendik." demislerdir. böyle babaya böyle
    yürekli evlatlar lazim öyle di mi?

    ***

    mantar tabancisi sesleri ile büyüyen oglu ali özbir 16 yasina geldiginde okudugu liseye silahla geldigi tespit edilecek ve silahi arkadasindan ödünc aldigini söyleyerek "sadece kizlara hava atacaktim." diye de ekleyecektir. gaza gelip gazetecilere "makinalarinizi kirarim." tehdidinde bulunacak arkasindan "babama söylemeyin cok kizar." diyecektir.

    ***

    kürt idris verdigi sosyal ve siyasal beyanatlarla da farkini ortaya koyan biri. zamaninda "cok adam öldürdüm ama sabikam yok." demisligi vardir. öldürüpte pisman oldugu cinayetler arasinda olan nurettin onay icin "nurettin benim bu piyasada gördügüm kabadayilarin en kraliydi. mert, cesur ve yigit bir adamdi, zaman zaman aklima geldiginde inanin aglayacagim gelir ama can davasi. ben onu vurmasam o beni vuracakti." demistir.

    ***

    alemin kabadayilarina iliskin bir soruya cok enterasan bir cevapla karsilik vermistir.
    - "samimi söylüyorum, bu alemde hic kimseyi sevmiyorum. inanin bana... ama yine de allah arkadaslarimin yardimcisi olsun. cünkü hic biri beni sevmedi ki ben onlari seveyim."
  • gençliğinde bir süre sirkte çalıştığını öğrendiğim kabadayı. gençken çok yakışıklı, fidan gibi bir delikanlı olduğu söylenir. oysa benim kendisini tanıdığım son zamanlarında oldukça kiloluydu. istanbul'un en önemli kabadayılarından biriydi kendisi 1970 ve 1980'lerde. ayrıca yılmaz güney'in kankasıdır ve dündar kılıç'la beraber solcu kabadayı olarak tanınmışlardır. kumar ve ihale işleriyle ilgilenmiştir daha çok. son dönemlerinde çek-senet tahsilatçılığı işine girdiği de duyulmuştur.
  • emin çölaşan'la yaptığı röportajla tanıdığım mafya.

    (bkz: tarihe düşülen notlar)