şükela:  tümü | bugün
  • bu yaz onbirinci uluslararası istanbul caz festivalinde joshua redman ve brad mehldau'nun da bulunacağı bir quintet ile süper bir caz konseri vermesini beklediğimiz yeni kuşak caz gitaristi. açıkhava'da böyle yıldızlar, martılar falan çok güzel gecelerden biri de bu olacak anlaşılan.
  • berklee college of musicte öğrenciyken okulun en iyi gitaristiymiş kendisi.

    (bkz: kime göre neye göre)
  • özellikle yeni kuşak saksofonculardan mark turner'la olan müzikal uyumuna hasta olduğum gitarist.ikisi biraraya geldiğinde yaptıkları müzik insanı hayrete düşürüyor.pat metheny ve john scofield 'den sonra onun borusu ötecek diyor amerikalı bir çok eleştirmen.
  • harbiye açık hava sahnesinde vereceği konseri, şahsın burun kıllarını saymak isteyenler 35 milyon, şahsı dürbünle izlemek isteyenler 15 milyon vererek izleyebilecek. ayrıca 25 ve 20 milyonluk bölümler de var.

    konser kadrosu şu şekilde:

    kurt rosenwinkel - gitar
    larry grenadier - bas
    ali jackson - davul
    brad mehldau - piyano
    joshua redman - saksofon

    tarih: 16 temmuz 2004*, saat: 9 suları

    (bkz: 16 temmuz 2004 kurt rosenwinkel istanbul konseri)
  • berklee de okurken gary burton (bkz: gary burton) tarafından keşfedilip kendini duyuran başarılı genç gitarist. ayrıca heartcore albümünde yaptığı güzel deneysel çalışmalarla yeni kuşak gitaristlerin hepsini sollayacak gibi görünüyor.
  • son dönem unison partisyonlarla bezenmiş parçaları alışık olduğumuzdan farklı bir tavırla çalan gitarcı. grup çalarken sırtlarında ağır bir kaya varmış gibi, ite kaka, tam düşürecekken toparlayan bir görüntü getiriyor aklıma.

    şunu söylemeden edemeyeceğim: uzun zamandır soloları böyle akıcı çalan bir gitarcı dinlememiştim.

    şunu da eklemeden edemeyeceğim: hepimiz biliyonuz ki kurt rosenwinkel'in kendine has bir tonu var. chorus efektinin yaratacağı etkiden daha katmanlı ve yoğun bir ses ortaya çıkıyor. bu şöyle oluyormuş; kurt bey, yakasına ufak bir mikrofon bağlıyor ve çalarken, çaldığını söylüyor / söylediğini çalıyor. çalarken mırıldanma eskiden kalma bir alışkanlığıymış, bunu bir adım ileriye götürerek gitarının tonuna oturtmuş. yakasındaki mikrofunu, direkt olarak gitar efektlerine bağlıyor.
    kurt bey, gitarı ve sesi yoğuruyor.
  • guitar synthesizeryapaylığıyla caz gitar doğallığını aynı anda sunarken, bir yandan da eski usül caz gitaristleriyle yeni dönem fırlama gitarislerin üslubunu da bir araya getiren harman bir adamdır. new-old jazz dersem hürriyet pazar'ın müzik köşesine yazar yaparlar mı amca?
  • pat metheny ve john scofield etkilesimiyle bezenmis guzel muzik yapan 70 dogumlu jazz gitaristi. son albümü icin (bkz: deep song). philadelphia lı olmasına ragmen su aralar karısıyla birlikte isvicre de ikamet etmekteymis.
  • müziğini icra ederken kendinden geçen, gitarının kesintili sesinin akıcılığına, göz kapaklarının kırpışmasıyla eşlik eden bir kurt rose n* wink el ` : hand` miş kendisi.
  • geçen hafta istanbul jazz center'da çalmış mükemmel caz gitaristi. zira kendisiyle tanışılmış, koyu da bir sohbete girişilmiştir. sevecen, muhabbeti koyu bir insandır kendisi.

    ayrıca çalarken son derece ilginç arpejler çaldığı göze çarpar. klavyeyi boydan boya gezen, ancak başlangıç ve bitiş notaları aynı olan arpejlere, bunların aralarına sıkıştırdığı harmonize akorlara, ve bunların hepsini yaparken neredeyse mükemmel bir şekilde çaldığını söylemesine jersceade ağzı bir karış açık bakakalmıştır. ayrıca akor basarken vokaliyle akorları harmonize etmesi de göze çarpan bir başka hayvanlığıdır. çoğunlukla legato ağırlıklı bir çalış tarzı olduğu, ve son derece yumuşak bir distorsion kullandığı da göze çarpmıştır.

    kendisi the next step isimli albümünde değişik akordlu gitar da kullanmıştır. zira bir sürelik de olsun enstrümanda acemiliğini hissetmek istemiş; tahmin edeceğiniz gibi değişik akordlu bir gitarla çalmak, özellikle caz çalıyorsanız, bambaşka bir enstrüman çalmakla eşdeğerdir.

    dipnot: konserde aaron goldberg de göze batmıştır. oldukça sıkı çalan , ve gelecek vaadeden bir piyanist.