1. " kürtler tarihle, tarih kürtlerle buluşuyor" sloganıyla yarın yayın hayatına başlayacağı duyurulan dergi.

    mesut yeğen'in öncülük ettiği bi grup çıkarıyor sanırsam.

    pîroz be.

    edit : gün geçmiyor ki " kürt" kelimesi geçen bi başlığa bi it gelip de aklınca dalga geçecek diye havlamasın.
  2. "kürtler tarihle, tarih kürtlerle buluşuyor"* sloganıyla yayım hayatına başlayan dergi.

    http://www.kurttarihi.org/

    *internet sitesinde ise sloganı farklı yazmışlar: "kürtler tarihleriyle, tarih kürtlerle buluşuyor.
  3. mesut yeğen'in genel yayın yönetmenliğinde çıkan, oldukça sağlam bir yayın kuruluna sahip popüler tarih dergisi.
    dergi 2 aylık periyotlarla yayınlanacak, ilk sayısı olan haziran-temmuz 2012 sayısı bu hafta çıktı.
    çok önemli bir boşluğu dolduracağı kuvvetle muhtemel, yolları açık olsun.
  4. kadrosundaki akademik kişilerden anladığım kadarıyla, kürt kültürü, kürt tarihi ve edebiyatına dair bilgi üretimini türkçe yapacak bir dergidir. bu alana dair üretilen bilginin türkçe olmasını, "zamanın koşulları", "konjonktür" "kürtçe öğrenemedik" ,"devlet dilimizi yasakladı" gibi gerekçelerin çok reel olduğunu anlamakla birlikte birkaç itirazım olacak.

    evvela işlerinde başarılı olmalarını isterim. kürtler üzerine yapılan tarih ve kültür çalışmalarının dilinin türkçe olmasına bir itirazda bulunmak istiyorum. bu itirazım esasen türkçe'nin akademik entelektüel dünyamız üzerinde etkili olmasına sebep olan tarihi, siyasi, psikolojik ve maddi koşullardan bağımsız olarak bir metodoloji sorunu şeklinde. bu sorun günümüzde kürtler üzerine "türkçe" çalışan kişilere, kurumlara, dergi çevrelerine karşı genel bir itiraz. herkesin bahanesi aynı: "kürtçe bilmiyoruz"

    kürtçe bilmemek, dediğim gibi, neden sonuç ilişkileri, tarihsel arka planı, kültürel ve psikolojij sebepleri gayet anlaşılabilir bir mevzu. lakin benim itirazım kürtçe bilmeden kürtler üzerine söylenen sözün, üretilen bilginin güvenilirliğine, objektifliğine duyduğum kaygıdan kaynaklanır. kürdistan tarihi üzerine söz söyleme iddiasında olup da, erbilli, duhoklu, horasanlı, mahabadlı, süleymaniyeli, kamışlılı bir kürde değil de; kültür olarak türkleşmiş yarı-kurdî, yarı-türkî bir kesime hitap edecek olmalarını da kendi vizyonları ile ilgili bir ipucu olarak görüyorum.

    ben şahsen yakın kürt tarihi, kürt kültürü ve edebiyatı üzerine kürtçe bilmeden çalışanların, master ve doktora tezi yazanların, bunu nasıl başardıklarını anlamak istiyorum. ciddi bir metodolojik sorun varken, bu durumun yayın hayatına yeni başlayan bu dergi üzerinden kristalize olmasından da mutsuzluk duyduğumu belirtmeliyim. kürtçe bilmeden, mevsimlik işçiler üzerine, köy yakmalar üzerine onlarca tez, makale ve kitap çalışması yapılıyor. bu çalışmalarda mevsimlik işçi, yök yakma gibi konuların mağduru ve dolayısıyla çalışmanın/araştırmanın ham maddesi türkçe bilmeyen köylü kürtken, nasıl oluyor da kürtçe bilmeyen biri, kendileri hakkında bilgi üretiyor? kendileri ile yapılan mülakatlarda, akademik veri elde etmek için sorularda acaba nasıl bir izleniyor diye bir soru sorduğumuzda ise "tercüman" aracılığıyla bunu yaptıklarına da denk geldim. ben de şahsen, ispanyol edebiyatı üzerine ispanyolca bilmeden ingilizce tercüman aracılığıyla çalışmak istediğimi ilan ediyorum burdan.

    biliyorum, kürt çalışmaları birçok akademisyen için akademik uğraş olmasının da ötesinde, bir ekmek kapısı. istanbul dolapdere gibi. kürtler üzerine çalışıp akademik kurumlardan aylık maaş aldığı halde, kürtçe öğrenmeye "tenezzül" etmeyen, onun dışında 4-5 dil bilen "akademisyen"ler tanıyorum. bir toplum üzerine bilgi üretip, onun en önemli enstrümanı olan diliyle ilişkilenmeden bilgi üretmek zannımca önemli hatalar içermektedir. bunu özellikle türkiye kürtlerinin yapmasını da büyük bir ayıp olarak görüyorum.

    kürt tarihi dergisi üzerinden böyle bir konuyu tartışmak önemli bence. çünkü kürtlere taaa dışardan bakılarak üretilmeye çalışılan bir bilgi sahası gibi görüyorum. dediğim gibi, bunu kürtçe bilmeyen ama kürtçe bilmemekten rahatsız olmayan, hatta rahatsız olup kürtçe öğrenme çabasında olmayan kişiler için özellikle söylüyorum. bakın kürt tarihi üzerine bugün akademik çalışmalarda en çok refere edilen kişi (bkz: martin van bruinessen) dir. bu kişi hollandalı ama roj tv'ye çıkıp kürtçe konuşacak kadar alanına hakim. bunu yaparken de kürtlerin kara kaşına hayran olduğundan yapmıyor. yine exeter university'de kurdish studies'te hoca, aynı zamanda kürt kültürü ve yezidilik üzerine önemli çalışmalar yapan (bkz: christine allison) (bkz: clémence scalbert) gibi akademisyenler bir kürtten daha iyi kürtçe bilip, yazıp, konferans verirken, kürtlerle içiçe yaşayan ama tek kelime bilmeden kürtlere dair bilgi üretenlerin durumunu büyük bir trajedi olarak görüyorum. şahsen bu tür alanlarda kürtçe okumayı daha önemli ve gerekli buluyorum.

    bu dergi kadrosu içinde çok yakından tanıdığım kişilerin olduğunu belirtmek isterim. içlerinde birçok kişinin de iyi niyetinden, çabasından da hiçbir şüphe duymuyorum. ama artık kürtlere dair türkçe bilgi üretiminin önemli oranda tepki çektiğini de bilmeleri gerekir diye düşünüyorum. bu tepkilerin öyle akademik simalardan değil de direkt tabandan geldiğini de hesaba katacaklarını tahmin ediyorum.

    kürtleri tarihleriyle, tarihi de kürtlerle "türkçe" bir şekilde buluşturmanın formülünü nasıl bulduklarını merak ediyorum.
  5. benim adıma derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır. bana, derginin genel dili ve seçtiği konular ciddi ciddi etnosantrizme hatta şovenizme yakın geldi. aynı şekilde liberal tarih ezberlerini içkinleştirmiş yazılar da oldukça rahatsızlık verici.
  6. "kürtler tarihle, tarih kürtlerle buluşuyor." sloganıyla 3.sayısını ekim 2012'de çıkaran, editörlüğünü mesut yeğen'in üstlendiği tarih dergisi. dolu dolu bir sayı çıkarmışlar iyi bir tiraj yakalaması ve bu önemli boşluğu hep doldurması ümidiyle , kurdolar bi el atarsa okursa okutursa çok sevineceğim dergi diye de ikinci tanımımı yazdığımdır. ayrıca daha fazla bilgi için derginin linki

    bir de not düşeyim yıllık abonelik 60 tl imiş bu kadar emek için çok az bir miktar kaçırmayın derim.

    yayın kurulu;

    berat açıl (istanbul şehir üniversitesi)
    ahmethamdi akkaya (universteit gent)
    alişan akpınar (university of arkansas)
    ahmet serdar aktürk (unıversity of arkansas)
    kaya akyıldız (binghampton university)
    rohat alakom (boğaziçi üniversitesi)
    seda altuğ (boğaziçi üniversitesi)
    ruşen arslan (southern methodist university)
    sabri ateş (southern methodist university)
    bilgin ayata (freie universitat berlin)
    delal aydın (binghampton university)
    yavuz aykan (ehess)
    dardjene bajalan (oxford university)
    mehmet bayrak (aüsbf)
    nazan bedirhanoğlu (aüsbf)
    ismail beşikçi (king's colloge)
    naif bezwan (king's colloge)
    bülent bilmez (istanbul bilgi üniversitesi)
    hamit bozarslan (ehess)
    serhat bozkurt (universiteit utrecht)
    martin van bruinessen (universiteit utrecht)
    celile celil (viyana kürdoloji ensititüsü)
    süleyman çevik (university of exeter)
    rahman dağ (university of exeter)
    namık k.dinç (binghampton university)
    tarık ziya ekinci (binghampton university)
    dara elhüseyni (binghampton university)
    azat zana gündoğan (binghampton university)
    nilay özok gündoğan (denison university)
    veysel güneş (wageningen university)
    sinan hakan (wageningen university)
    sever ışık (wageningen university)
    joost jongerden (wageningen university)
    ahmet kardam (universitat zurich)
    hans-lukas kieser (universitat zurich)
    janet klein (university of akron)
    naci kutlay (dicle üniversitesi)
    abdurrahim özmen (dicle üniversitesi)
    hakan özoğlu (university of central florida)
    hişyar özsoy (university of michigan)
    cafer sarıkaya (columbia university)
    kamal soleimani (columbia university)
    serap ruken şengül (university of texas)
    jordi tejel (the graduate ınstitute, geneva)
    selim temo (artuklu üniversitesi)
    uğur ümit üngör (universiteit utrech)
    abbas vali (boğaziçi üniversitesi)
    nicole watts (san francisco state university)
    kadri yıldırım (artuklu üniversitesi)
    clemence scalbert-yücel (university of exeter)
    müfit yüksel (university of uppsala)
    welat zeydanlıoğlu (university of uppsala)
  7. ilk sayısında said-i nursiyi kapak yapması tartışma yaratmış sanırım. said-i kürdi olarak adlandırılan bu zat bazılarınca ermeni katliamında rolü olan ittihatçı bir katil olmakla itham edilirken bazıları da said-i nursinin türk ordusuna övgüler yağdırmasına yer verilmesinden rahatsız olmuş. islam kardeşliği adına türk kürt ayrımı yapılmamasına vurgu yapanlar da var. anlamadığım bir konu ama bu kişi sanırım fethullahçıların ilk ilham kaynağı. yani kürdü türkü yok bu işin hepimiz müslümanız ermenilerin halli hakkındaki tartışmalardan daha önce bu gelir gibi bir yaklaşım seziliyor.

kürt tarihi hakkında bilgi verin