şükela:  tümü | bugün
  • 2003 yılında trabzonspor'un twente'den aldığı belçikalı bir orta saha oyuncusuydu. ne kendisi ne de kulüp için verimli bir transfer olarak kabul etmek mümkün değil. bir halt yapamadan, ya da yapılmasını izin verilmeden ayrılmıştı ülkemizden.
  • trabzonspor'un elinde çok feci patlayan yabancılardan biridir. ibrahima yattara'nın takıma geldiği sezon gelmişti yanlış hatırlamıyorsam, yani sene 2003 olsa gerek. 7 numaralı forma giyecekti. giyecekti diyorum zira hazırlık kampında sakatlanmıştı diye biliyorum ve hiç bir resmi maça çıkamadan trabzonspor kariyeri bitmişti.

    efsane futbolcu şota arveladze'nın 7 numarası çok geçmeden gerçek değerine kavuştuydu yine zaten.

    (bkz: miroslaw szymkowiak)

    bi de bu arkadaş öle bi görünüşe sahipti ki, ortamlarda "baba muhabbet olsun, 15 bira içerim" diyen adamın sadece yanında durmasıyla 15 biralık yargıyı kanıtlardı. öyle bira süngeri potansiyeli olan bi adamdı.

    edit: oynamış bu adam (special thanks to ramos). fener'e karşı.

    yalnız biz o maçta sahamızda 7 seneden sonra ilk kez yenilmiştik fener'e*
  • her $eyden once cok temiz bir yuze sahipti van de paar. suratinda her an ''hocam ak$ama maklubeye bendesiniz valla darilirim'' diyecekmi$ gibi bir ifade vardi. futbolu hakkinda soylenecek tek $ey ise samet aybaba'nin oumar'i dovdugu fenerbahce kar$ila$masinda augistin'e, augustine'nin'de ayni guzellikte kaleci recep'e attigi pasi soyleyebilriz. augustin yenilince van de paar'da yenilmi$ sayildi, klm hava yollarinin 25 ya$ alti indiriminden faydalandi. bileti augustine kesti.
  • tüysüz kaleci jean-marie pfaff'ın trabzonspor'a tavsiye ettiği futbolcuydu. e amına koyayım anasına babasına sinkaf ederek gönderdiğiniz belçika'lı pfaff'ın önerdiği hollanda'lı topçu da kaka, messi olmayacak tabi.

    neyse van pe paar cidden anlamsız bir adamdı. bak futbolcu demiyorum. uzun sokak ya da maraş caddesinden kimi tutup getirsen van de paar'ın yaptığını yapar, hatta bir - iki de adam sakatlayıp fazlasını yapardı. hasan üçüncü'nün bile gökdeniz'e gollük orta yaptığı takımda sadece takımın yaptığı mangal partilerinde ateşi harladı, etin piştiğini kokusundan anlayıp herkes masasındayken yemeğe hücum etti. o etlere ettiği hücumun 1/10 unu rakip kaleye etse trabzonspor o karanlık dönemlerden geçer miydi? geçmezdi.

    samet aybaba'nın da iyi yanına denk geldi. oumar'a tokat atan samet hoca'nın normal şartlarda van de paar'a döner tekme atması lazımdı.
  • cm 01/02'nin iyi denebilecek oyuncularındandı. oyunda ortalama bir takımda hatırı sayılır iş yapardı. trabzonspor kariyeri ise adeta mutlak butlan hükmündedir. yok gibidir.
  • varlığını 9 sene sonra öğrenmiş olmam futbol bilgimi sorgulamama neden oldu. öyle böyle silik değilmiş kendisi.
  • trabzonspor'a ağustos'ta gelip 3 resmi maç sonrası eylül'ü göremeden gitmiştir..