şükela:  tümü | bugün
843 entry daha
  • kürtaj yani küretaj genel olarak rahmin içindeki istenmeyen gebeliğin tahliyesini sağlayan bir uygulamadır. bu gebelik sonlandırılması, gebelik terminasyonu ya da dilatasyon küretaj olarak ta tanımlanır. fakat kürtaj kesinlikle bir aile planlaması yöntemi olamaz. istenmeyen gebeliğin önlenmesi için, ilk olarak modern aile planlaması yöntemleri kullanılmalı, buna rağmen istenmeyen gebeliğin oluşması halinde, en son çare kürtaja yönelmek gerekir.

    kürtaj hem gebeliğin sonlandırılması için yapılabilir, hem de düşük yapan kişilere rahim içinde bebeğe ait parçaların kalmasında yani gebeliğe ait rahim içi materyalin tam olarak atılamaması durumunda, bunların temizlenmesi amacıyla da yapılabilir. bu işlem retansiyone küretaj olarak tanımlanır.

    kürtaj gerçek anlamda bütün rahim içinin temizlenmesi olarak tanımlanır. gebe olmayan fakat uzun süre ve fazla miktarda adet kanaması olan kadınlarda da kürtajla rahim içinin temizlenmesi gerekebilir. bu tanısal amaçlı yapılan probe küretaj olarak tanımlanır. buradaki işlemle tanı ve tedavi bir arada uygulanmış olur.

    günümüzde çiftlerin sosyo ekonomik durumlarında olan düşüş nedeniyle, istenmeyen gebeliklerin sınırlandırılması bir ihtiyaç haline gelmiştir. fakat istenen sayıdaki çocuk sahibi olmak kürtajla değil, etkin bir aile planlamasıyla sağlanmalıdır. geçmişte kürtajın uygun olmayan malzemelerle, ameliyat ortamıyla ve uzman olmayan kişilerce yapılabildiğinden, istenmeyen sonuçlara neden olabiliyordu. kürtajdan sonra ölüme neden olabilen kalıntıların kalması, sorunsuz kürtajdan daha çok sayıdaydı. fakat günümüzde tıbbın ilerlemesiyle bu zararların azaldığı gözlenmektedir.
  • 15 mayıs 2019 alabama'da kürtajın yasaklanması hadisesi gündem olunca hakkındaki fikirlerimi ifade etme ihtiyacı hissettim. zira sizi kendi halinize bırakınca yine aşırı duygusal tepkiler verip konuyu sulandırıyorsunuz. oysa bence kürtaj konusu gayet teknik bir konu.

    hatta kürtaj, devlet ve birey ilişkisinin sınırlarını çizmek konusunda da çok önemli bir alana dokunuyor. bizler birey olarak vücut hücrelerimizin tamamında hak sahibi miyiz? devlet hücrelerimizle ne yapacağımıza karışabilir mi?

    işte bu soruya cevap verdiğimizde kürtaj konsu da çözülüyor aslına bakarsanız. ben kafamdan bir saç teli koparıp onu çöpe atabiliyorsam, üreme hücremi de dilediğim gibi kullanabiliyor olmalıyım. devlet bana hizmet etmekle görevli bir organizasyon olarak üreme hücrelerim hakkında karar verecek yetkide olamamalı.

    hele ki toplum kendi değer yargıları ile benim beden bütünlüğümü yargılamaya asla kalkmamalı. bir şeyi değiştireceğinden değil ama biyoloji eğitimi beyin kası seviyesinde olan bu kitlenin canlılık üzerinde herhangi bir konuda yorum yapması da ciddiye alınmamalı.

    şu an için biraz fazla marjinal kaçacak ama bana kalırsa insan kendi hücreleri ile ne isterse yapabilme hakkına sahiptir. ister alır bir petriye tonlarca deri hücresi üretir hamak yapar, ister kendini klonlar, ister bir arkadaş bulur beraber milyonlarca zigot oluşturur gelişimini takip eder.

    devletin döllenmiş yumurta hücresi ile, bilinçli insan arasındaki çizgiyi nerede çektiği önemli burada.
    üreme hücreleri hangi andan sonra insandır ve yaşamı korunmalıdır bunu tartışmalıyız. bilimsel olarak embriyo insan değildir. henüz insana dair bildiğimiz karakteristik göstergelere sahip değildir. düşünemez hissedemez, göremez, duyamaz, koklayamaz. omurgalı bir canlı olmamıza rağmen ilk 4 hafta notochorda dahi oluşmaz. sinir ağı ve beyin özelleşmemiştir.

    potansiyel olarak insana dönüşebilecek olması üreme hücrelerimiz ile ne yapacağımız hakkında devlete karar verme yetkisi vermez. varlığını bireye borçlu olan devlet organizasyonu hizmet etme görevini fersah fersah aşıp, kişisel özgürlük alanlarına tecavüz etme hakkına sahip değildir.

    şu an bu söylediklerimin sizi nasıl bileylediğinin farkındayım ama neyi neden savunduğumu anlayacak bir kitle olacağını da umuyorum. mesele burada devlet ve birey ilişkisini doğru tanımlamak. bu kadar sivri bir tartışma olmamakla birlikte aynı açmazı emniyet kemeri takmama cezalarında da görüyoruz.

    emniyet kemeri kişinin kendi canını korumak için tasarlanmış bir ekipmandır ve kullanılıp kullanılmaması devletin sorunu olmamalıdır normal şartlarda. insan kendi canını dilediğince dilediği kadar koruma hakkına sahiptir. ancak kemeri takmazsanız devlet size ceza keser. amerika'da bolca tartışıldığı üzere bu, kişisel özgürlüğe devletin yersiz burnunu sokmasından başka bir şey olmayabilir. felsefi olarak da uygulamada da bunları düşünmek ufuk açıcı bana sorarsanız.

    devletin bireyden üstün olduğu fikri ilkel bir düşünce biçimidir. onun bizim hakkımızda bizden daha iyi karar alacağına dair hissedilen güven tehlikelidir. devlet makinesinin başına geçenler bireysel özgürlüklere müdahale edebileceklerini düşünürse sahip olunan tek ömür heba edilebilir. asıl olan bireyin başka bireylerin temel özgürlüklerini kısıtlamadan mutlu yaşayabilmesidir. bunu sağlayabildiği ölçüde devlet işini düzgün yapıyordur.

    daha başka yazılarda da söylediğim üzere devlet, var olması için ihtiyaç duyduğu kaynağı herkesin sağladığı bir hizmet üretme makinesidir. haddini aşıp varlık sebebi olan insan özgürlüğünü kısıtlamaya kalkarsa bozuk çalışmaya başlamış demektir. mükemmel devlet düzeninde birey devletin farkına bile varmamalıdır. o öyle arkada kusursuz çalışıp ara ara da vatandaşa teşekkür etmelidir sağladığı kaynak için.

    tekrar konuya dönersek sinir ağı tamamlanmış insan şablonu olan fetüs evresine kadar kürtaj bence doğal bir insan hakkıdır. insanın kendi bedeni ve o beden ile ürettiği hücrelerle ne yapacağına karışmak devletin haddini aşar.

    daha özgür yarınlarda görüşmek üzere hepinizi üreme hücrelerinizden öpüyorum.
  • hakkında iki dakika düşünmeden aklındaki tamamlanmamış fikri kürtaj edip getirenler bulunur.

    sinir ağanın tamamlanması diye bir tanım uydurup bunu da fetus evresinde gerçekleştirenlerin embriyo ile deri hücrelerini bir tutması şaşırtılmamalı. sinir ağım ana karnında tamamlanmış olsa gerek çünkü soprano ukuleleme low-g tel taktım bir haftadır istediğim legato’yu beceremiyorum.

    bak bak devlet bireyle deri hücreleri arasına giriyormuş. hamile bir kadının karnına yumruk atıp düşük yaptırsan hakime ne olmuş azcık morarttık diyebileceksin yani.
19 entry daha