şükela:  tümü | bugün
  • kürtlere kuyruklu derler
    yalan.
    kuyrukları yok.
    yalnız çok âsi, çok fakir insanlar.
    zenginleri de var
    ama az,
    beyleri...

    (bkz: nazım hikmet ran)

    edit: bu aslında cevaben yazılmış bir entry idi, lâkin cevabı doğuran entry yerinde yeller esmekte.
  • dünyanın değişik değişik yerlerinde, halkın cahil ve yobaz olduğu durumlarda hortlamış olan ve sadece kürtler için söylenmeyen zırva.
    bundan takribi 90 sene evvel kırım türkleri ve aileleri sibirya'ya sürüldükleri zaman, sibirya köylüleri de aynı gerekçe ile kırım türklerine ev kiralamaktan, yiyecek satmaktan kaçınmış, onları aralarına kabul etmemişlerdir. "türkler neden sarık takıyor? çünkü boynuzları var. neden şalvar giyiyorlar? çünkü kuyrukları var, şeytan soyundan geliyorlar da ondan" diye kırım'lıların civarda yerleşmelerinin önüne geçmişler, rahatsız edip gitmelerini sağlamışlar.
  • kurt olan eski patronum cok dalga gecerdi bu uydurmaca lafla.. "siz bilmiyosunuz cocuklar, aslında ben sevinince içerden kuyrugumu bi saga bi sola kedi gibi sallayip duruyorum, cok keyifli oluyo" derdi kulaklari cinlasin..
  • kime gıcık olunsa bi nane uyduran cahil cühela üstelik de deli ve de her an her şeye inanmaya hazır kitlenin abuklarından biri. annemler küçükken de gominizm gelecek diye korkutulan bir kısım insanın uydurması sanılan "rusların ayakları domuz ayağıdır" lafı pek bilinirmiş...bir şekilde birilerini birilerinden soğutmak, nefret ettirmek ne kolay di mi ?..bul iki salak salla babam salla..ha gerçekleri söyleyince de senin ruhunu şeytan ele geçirmiş filan diyorlar.. döver misin, döver misin durumlar yaratıyorlar.
  • yıllar önce (yaklaşık 30 yıl) bir abimiz sonradan karısı olacak olan kız arkadaşıylayken farkediyor ki kız arkadaşı kendisine değişik şekilde, bir yerlerde bir şeyler görmek içinmişcesine bakıyor. işkilleniyor,

    - hayrola neye baktın?

    diyor. kız arkadaşı önce geveliyor mu, yoksa direk mi söylüyor bilmiyorum,

    - kürtlerin kuyruğu vamış, onu görmeye çalışıyorum

    diyor. meğer kız arkadaşı o ara annesiyle konuşmuş, annesi bu -artık rivayeti mi, desem dedikoduyu mu desem ne desem- sözü söylüyor. o da ciddiye alıyor, erkek arkadaşının kuyruğunu farketmeye çalışıyor.
  • (bkz: kıl donmesi)
  • ilk kez adıyamanlı bir amca ile evlenen bir teyzeye "oo kürdün kuyruklusunu bulmuşsun." denmesi ile öğrenmiştim. küçüktüm, bir şey anlamadım tabii. anneme sordum, cevap kürtlerin basuru olanlarına denildiği yönündeydi. popo kısmında, ki deliğin üstü mü öyle bir yer, minik bir kuyruk, yani kuyruk denemez de et çıkıntısı mı ne olurmuş, genetik miymiş neymiş, annem öyle duymuş. demem o ki hurafeler diz boyu. iyi ki de çocuk aklımla adamın götünü görmeye kalkmamışım.
    yıllar sonra aynı şeyin aleviler için de söylendiğini duydum, hatta çok sevdiğim bir arkadaşımın kardeşi* kendisine "alevilerin kuyrukları varmış, doğru mu?" diye soran saf iş arkadaşına* çok güzel bir oyun oynamış, olaylar şöyle gelişmiş, ha bir de olaylar adamın kadını iş çıkışı evine bırakırken gelişmiş:

    kadın: alevilerin kuyruğu varmış, doğru mu?
    erkek: evet, doğru.
    k: hadi ya?
    e: evet, yalnız alevilerin kuyrukları önde olur.
    k: aa, nasıl yani?
    e: önde olur ve bir tek erkeklerde olur.
    k: kadınlarda olmuyor mu? nasıl yani anlamadım?
    e: olmuyor, bir tek erkeklerde, göstereyim mi?
    k:(tahminim) ??!!

    insanın başına ya meraktan diyeceğim ama...
  • hakim çoğunluk tarafından kendinden olmayanları dışlayabilmek için, pasta paylaşımını daraltmak amaçlı üretilen, aleviler için de kullanılmış söylem.
  • " babamın hatay’ın yayladağ ilçesinden nazilli’ye tayini çıktı. liseye kayıt olacağız. ben edebiyat bölümüne kaydımı yaptırdım. okulda mardinli olduğumu söyledim. sınıf arkadaşlarım ‘kürt müsün?’ diye sorduktan sonra ‘ne işin var burada’ dediler? babam da kürt’tü… yüksek okul mezunu… yıllarca devlet memuru olarak çalışmıştı. böyle bir soruyu kavramakta zorluk çektim. o gün okuldan erken ayrıldım; ama okul dağılana kadar bekledim. okuldan dağılan çocukların arasına katıldım ve eve döndüm. babamın ‘ilk gün nasıl geçti?’ sorusunu sadece ‘iyi’ diyerek yanıtladım. başka gün birinin ceketimi kaldırmakta olduğunu fark ettim. birkaç kişilik grup. önce anlam veremedim. ne yaptıklarını sordum. dediler ki, ‘kürtlerin kuyruğu varmış, sende var mı? ona bakacağız.’ ben onlarda dostluk arıyorum, kardeşlik arıyorum. onların maksatları öyle değildi belki ama onlardan uzaklaştım. nedenini hiç sorgulamadım. 16 gün okula gitmedim. aileme söylemedim. meğer okulda belli bir devamsızlıktan sonra veliye bildiriliyormuş. bir gün babamla yemekten sonra biraz sohbet ediyoruz. cebinden kağıt çıkardı: ‘sen günlerdir okula gitmiyormuşsun, ne yapmayı düşünüyorsun? seni okuldan çekerim, ne olduğunu anlatacaksın, kendini kabul ettireceksin ve okula devam edeceksin. benim siyasal nüfuzuma güvenerek asla okulda sınıf atlayacağını düşünme!’ ertesi gün okula gittim. müdür beni çağırdı. ‘beni, ben olarak kabul edeceksiniz, ben de sizi, siz olarak kabul edeceğim. kürt olduğum için aşağılarsanız, bu bende farklı bir reflekse dönüşür, anlaşamayız, bunu yapmayın’ dedim. kısa süre sonra okulun en sevilen öğrencilerinden biri oldum. müdür ‘yaşadıklarını niye bizimle paylaşmadın?’ diye sordu. bir yönetim tedbiriyle bu olayın çözülmesinden yana değildim. kürtlüğümü açığa çıkaracak bir şey de yapmadım…’
    orhan doğan, nazilli'de kuyruklu kürt olmak