şükela:  tümü | bugün
  • müttefik partisinin götünde ayı bağırdığı için olan sessizliktir.

    sağolsun kürt siyasetçiler kürt vatandaşlarımızı ilgilendiren bir şey olmadığı sürece hep sus pus oluyorlar. kendi meseleleri dışında etliye sütlüye karışmayarak gözümde akepe'den bile daha kötü yerdeler.

    hep çıkar hep çıkar, nereye kadar?
  • oy verdikleri partinin eş genelbaşkanları, milletvekilleri, belediye başkanları ve iradelerini temsil eden daha pek çok kişi rehin alınmışken bir türlü anlam veremediğim ve son derece tuhaf karşıladığım sessizliktir.
  • olup bitenlere sessiz kalan türkler gibidirler. malum kişi herkesi hipnotize etmiş sanki.
  • rehin alınan değil hewal kardeş pkk örgütü destekçileri tutuklandı, şunu o kalın kafanıza sokun kürtlerin çoğu eli kanlı küresel güçlerin taşeron örgütü dinsiz imansız pkk dan nefret ediyor, o küçümsediğiniz halk zannettiğiniz gibi cahil değil, gerçekleri görüyor ve içten içe selo nun yakalanmasına seviniyorlar.
  • adana'daki patlama tüp patlaması değilse sessiz kalmadıklarını gösterir...
  • bir partiye ömürlerinde oy vermeyip o parti ve vekillerinden hiç hazzetmeyenlerin o partiye oy veren halk için konuşmaya devam ettiğini göstermiş başlıktır. yok efendim halk artık gerçekleri görüyormuş da oymuş da buymuş. bırakın artık başkaları için konuşmayı. şahsım adına söz konusu partiye oy vermemiş olabilirim ama böyle başkası adına konuşanlara dayanamıyorum. oy verdiğim partinin lideri hapse atılsa hiçbirşey yapamıyorsam bu sene 1 oy verdiysem bir sonraki seçimde bahçeli'nin dediği gibi bir ilkokul bir ortaokul bir lise bir de askerlik arkadaşımı bularak bir sonraki seçimde 5 oy kazandırırım partime. çünkü insanım.
  • olmayandir.

    gayet sesli bir sekilde kac secimdir pkk'nin partisine bagiriyorlar. tum tukiye'de 5 milyon oy alabildi hdp ve bunun yarisindan cogu pkk'nin silahinin altindaki bolgeden geldi. yani o bolgelerde de can guvenlikleri saglansa insanlar diger partilere oy verecekler.

    pkk'nin kudurdugu nokta da bu. adamlar 40 senedir ugrasiyorlar vardiklari yer bu. kurtlere en buyuk dusmanlik pkk'nin yonetimindeki kurtlerden geliyor. sizofren bir durum var ortada
  • aslında bir yıldır analizciler açısından enfes bir bilişsel önyargı* timsâli bu konu, yani şöyle anlatayım, yorumcular kendilerine bir seçmeceyle gelen girdilere bakarak kendi sosyal gerçekliklerini icat ediyorlar, ama kürt çokluğuyla tam örtüşmüyor bu. kurulu düzenin resmi demeçlerine gerçeklikten daha bağlı yorumcuları saymıyorum zaten, konu edindiğim diğerleri. özellikle özgürlükçü soldan yorumcular bölgeye gittiklerinde sadece hdp belediyelerinden kişilerle görüştüklerinden veri akışı tek kanaldan oluyor. sol gelenekte bir devrimler tarihi fikri, örneğin 1936 ispanya iç savaşı'na yönelik romantik bir mâzi olduğu için o motivasyonla yorumlamaya müsaitler. istanbul'dan bir haftalığına gelmişseniz, bir toplumsal hareket veya devrim a priorisi ile düşünen biriyseniz, kitleyi anlayamadığınız gibi onları olduklarından daha aktivist şekilde yorumlayabilirsiniz.

    hatırlıyorum celal başlangıç, büyük başkaldırılar tahmin eden yazılar yazıyordu geçen yıl. örneğin ömer faruk gergerlioğlu, çatışmalar sürecinde diyarbakır'a geldiğinde sur bölgesinde birçok kişiyle görüşüyordu ve iç savaş riskinden bahsediyordu. batıdan gelenler gözlem yaptıklarında bir ayaklanma bulutu görüyorlardı. mübalağa yapmış olmanın riskini de göze alarak geçen yıl, genel olarak kürtlerce halen çok sevilen, bölgede halen etkili olan abdullah öcalan'ın idam edilmesi gibi uçuk bir durumda dahi çok fazla bir protesto olmayacağını söylediğimde bana ne kadar katılmayan olduğunu hatırlıyorum. kızgınlık tabii ki var, ama bir yıldır doğru düzgün hiçbir protesto eylemi dahi olmadı. hdp'li kilit vekiller içeri alındı, belediyelere kayyum atandı, ama basit katılımlı protesto eylemi dahi yok. batıdaki kürtler, ya da özgürlükçü sol, veya hangi kamptan gelirse gelsin yorumcular bu coğrafyaya bir haftalığına "analiz" için uğrayıp, zaten aktivist olanlarla görüşüyorlar ve bir 1848 devrimi atmosferi soluduğunu düşünerek gidiyorlar. information processing mevzusunda temel bir hata mevcut. bu önkabullerin tırmandırdığı motivasyonla haliyle gökyüzü ikiye yarılıyor, güneş yere iniyor, israfil sura üflüyor sonra.

    protesto eylemlerinin asıl devindiren kitle kürt kimliği konusunda duyarlı ve daha önceden eylemlere katılma habitusu edinmiş olan sıradan insanlardı, birçoğu da gençlerden oluşuyordu. en aktivist kişiyle oturup kalkıyorum, onda bile bırakın protesto eylemine katılma motivasyonunu, konuşmaktan dahi sıkılma yatkınlığı mevcut, bir tür yaşamdan kopma eğilimi var. geçmişinde protesto eylemlerine katılmış olan yüz kişiyle oturup mülakat yapın, her iki taraftan da (devlet ve örgüt) soğuma, kendi kabuğuna çekilme göreceksiniz. devlete ve siyasi gündeme yönelik kızgınlık, örgütten bıkma, bu kez ümitsizlikle beraber geliyor. ama bazı kilit noktalarda (sur, cizre, kızıltepe) partililerle mülakat yaparsanız, gerçeklik algınız altüst oluverir. kulaklara zincirli küpe olsun, francis bacon taa beş yüzyıl önce novum organum'da ne diyordu?: "tuhaf doğası gereği insan algısı, şeylerde bulduğundan daha yüksek oranda bir düzen ve devamlılık olduğunu memnuniyetle varsayar. doğada benzersizliklerle ve uyumsuzluklarla dolu pek çok şey olmasına karşın, paralellikler ve karşılamalar, varolmayan bağlantılar icat eder."

    bunun çok fazla sebebi var. hendek siyasetinden dolayı kürtlerin kırgın olması en basit gözlemle elde edilen ve söylemenin yeni olmayacağı bir şey. ek olarak eylem enerjisini tüketme hali mevcut. şöyle bir örnek vereyim. tarihteki bilinen en büyük sokak protestoları olan 15 şubat 2003 savaş karşıtı protestolarına katılım otuz milyon ile altmış milyon gibi rakamlarla ifade ediliyor. hatta ünlü new york times yazarı patrick tyler, 2003'te bu protestolar sonrası "dünya üzerinde iki süper güç var, biri amerika birleşik devletleri, diğeri ise dünya kamuoyu" demişti. protestolar tek seferde kendini harcadıkları ve enerjilerini kaybettikleri için bir daha asla yaşanmadı, hatta 2006'da protestoları yenilemek için çaba gösterildiğinde kimse sokağa çıkmamıştı. hindistan'daki ingiliz commonwealth protestoları daha küçük ama daha istikrarlıydı ve etkileri yirmi yıl sonra görülmüştü (malum, ingiltere hindistan'ın yakasından düştü.) kürt meselesinde de benzer bir durum var. 6-7 ekim 2014 kobani için sokağa eylemleri bu protesto enerjisini lüzumsuz yere tüketti. hem kürt tabanı içerisinden tepki çekti, hem de bir şeylerin olumlu yönde değişebileceğine dair umudu azalttı.

    kürtlerin kürt siyasal hareketinin topyekün imhasına dahi ciddi bir ses çıkarmamalarındaki başka etmen ise gündelik hayatına kendini kaptırmış olmasına rağmen basit protesto eylemi yapması halinde eskiden başına çok fazla şey gelmeyen insanların da artık doğrudan terörist olarak görülmeleri. barış sürecinin rahatlığına alışılmış bir dönemde sırf protesto eylemine katılan bir gencin en alakasız akrabalarını, annesini, ablasını, abisini vs kamudan khk ile ihraç etmek şu günlerde en çok duyduğum şey buralarda (hatta iki gün önce sağlık alanındaki ihraçlarda emsali çoktu bu kararın; kırk yaşında iki çocuklu ve siyasetle ilgisi olmayan hemşireyi oğlan kardeşi, ya da yeğeni yüzünden ihraç edebildiler.) koşullara göre beş yıl önce kck tutuklamaları sırasında direnme sebebi olan şeyler, şu an siyasî inzivaya çekilme davranışına yol açıyor.

    analoji yapmış olmayayım ama protesto eylemlerinin eriyerek son bulması bana 1930'larda almanya'daki protesto eylemlerini de hatırlatmıyor değil. birinci elden tanık hannah arendt, ilk başlarda sosyal demokratların ve hak savunucularının protesto eylemlerine katıldıklarını, ama nsdap tarafından yönlendirilen çete ve paramiliter grupların eylemcilere her saldırıları sonrası eylem sıklığının azaldığını gözlemliyordu totalitarizmin kaynakları'nda. nazilere yönelik o kitlesel eylemler birden sona ermedi. tedrici olarak, enerjisini tüketerek, eriyerek sona erdi. sokaktan birini elinden tutup sorsanız çok sıradan ama çarpıcı bir söz söyleyecektir: "insanlar korkuyor". evet gerçekten de insanlar korkuyor ama bu kez katkı maddesi olarak güven ve ümit duygularını barındırmayan bir korku bu. ancak ve ancak beklenmedik bir kümelenmeye yol açacak şeyler yaşanması durumunda aksi yöne bir akış olabilir.
  • mevcut siyasetten ve türkiye cumhuriyetinden umudunu kesen bir sessizliktir. gençler oluk oluk dağ kadroların katıldıkları haberi geliyor, intihar denecek şekilde. hergün gelen cenazenin senin için bir manası yok ama türk-kürt gençleri birbirini yiyor, tüketiyor.