şükela:  tümü | bugün
  • buralardan olmayan ama bu ülkenin en çok yerlisi olan adam..yani bir bilge kişi..kısa boylu paytak yürüyüşlü ahir zaman iyi insanı
  • 1949’da kırşehir’de doğdu. ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi’nin uluslararası ilişkiler bölümü’nü bitirdi. ankara üniversitesi dil ve tarih-coğrafya fakültesi tarih bölümü’nde öğretim üyesi. temel ilgi alanları, son dönem türk düşünce tarihi ve türk sinemasıdır.
    yazdığı eserler : 27 mayıs döneminde ordu ve siyaset , türk düşünce dünyasında yol izleri , türk düşünce dünyasının bunalımı , türk kültür dünyasından portreler, keşke herkes papağan olsa (mizah üzerine yazılar),yönetmenler çerçevesinde türk sineması.
    ayeıca sinema kültürü ve kemal tahir üzerine de kitap çalışmaları vardır lakin yayınlanmamıştır.

    http://www.humanity.ankara.edu.tr/…ages/kkayali.jpg
  • dersine [cumhuriyet dönemi türk tarih yazıcılığı] katılma isteğimi memnuniyetle karşılamış, dersini layığıyla işleyen ve konusunu sürekli sorduğu sorularla lime lime eden değerli insan: "ömer lütfi barkan annales'cılara eğilmiş, şimdi ben merak ediyorum niye bunları önemsemiş diye?" ya da "wallerstein niye enstitüsüne braudel'in adını verdi?", olmadı "simülasyonu türkiyede niye tarihçiler değil de bir sinemacı [oğuz adanır] önemsiyor?" sorularına örnektir.
  • yolda yururken bile bir şeyler okuyan, bir ara üç üniversitede birden ders veren, türkiye'nin en büyük sosyal bilimcilerinden biri. ne var ki ingilizcesi cok iyi degildir. özellikle türk düşünce dünyasını anlattığı "türk sosyologları" dersleri mutlaka izlenmelidir. ama yetmez, kurtuluş hoca derslerinde, her konuda her şeyi aynı anda anlatabilmekteyse de onun asıl tadına doyulmayan sohbetleri dışarda bir yerde, sözgelimi bir kahvede otururken yapılanlardır.
  • bu sene turk sosyologlari dersini aldigim ve mumkunse bi 20-25 sene surekli ders almak icin elimden geleni yapabilecegim "derya" insan, hoca..
    ozellikle turkiye tarihi, turk edebiyati, turk sinemasi, turk dusunu uzerine soylediklerine soz ekleyecek adam yoktur tahminim. insan bir ayrinti hakkinda saatlerce konusabilecek derinlige indimi daha ondan bir yudum su almak icin epey derine bakmak gerek galiba.
    harika bi insan, harika bi hoca.
    yaptiklarindan sahip cikmasi gerektigi durumlar disinda asla bahsetmez, kitaplarini gidip kitapcilardan kendinizin ogrenmesi gerekir, "o" benim soyle bir kitabim var asla demez, benim kitabim var bile demez..geciniz "ben" bile demez.
    taniyamayanlara ve taniyamayacak olanlara uzulurum..
    derslerde surekli ogrencileriyle eglenir ama ozellikle eglenilen ogrenci bunu asla anlamaz, gerisi de biraz zor anlar. eglenirken soyledikleri eglenme amacli ama genelde uzerine mutlaka konusulmasi gereken sorunlardir.
    dedim ya"derya" bu kurtulus hoca!
  • pek sevdiği ve ağzından, kaleminden eksik etmediği sabri ülgener ve hilmi ziya ülken'in ana britannica'da ardısıra bulunuyor oluşu, kurtuluş hoca'ya yapılmış ilahi bir kıyaktır.
  • uc defa tarihten docentlige basvurup docentligini alamayan, belge sevmeyen insan. yazdigi kitaplarin tarihle uzaktan yakindan ilgisi olup olmadigi tartisma konusudur. docentlik alamadigi dosyayla prof. olmasi da ayri bir soru konusudur.
  • hocanın syledigi rivayet edilen sozler;

    " insan ne kadar anlar, insan anlayabildiği kadar anlar."

    ayrica bilenler bilir kurtulus hoca'nin dersleri sonunu goremediginiz derya gibidir,bazisi icin bitmez bir yolculuk bazisi icinse bilinmeyen enginlerde gezinmektir, hocanin hic ara vermeden 3 saat anlattigi soylenir, ve ogrenciler ara olsun ister, hoca talebe karsilik verir;

    "ben niye hiç ara vermiyorum, yalnız kalacağım için ara vermiyorum"
  • meşrutiyetten cumhuriyete düşünce tarihimizin mütevazı vakanüvisi. mülkiye kökenli. şimdi dtcf'de. başında türk kelimesi bulunan bütün mevzularda söyleyecek sözü, yazacak cümlesi var. türk sineması, türk edebiyatı, türk mizahı, türk karikatürü vesaire... lakin şurası mühimdir ki kurtuluş hoca'nın tasavvurunda türklük etnik ya da siyasal bir elementten ziyade kültürel bir yapıdır.

    lütfi ömer akad, kemal tahir, metin erksan, yılmaz güney, baykan sezer, hilmi ziya ülken, behice boran, niyazi berkes, şerif mardin, idris küçükömer gibi bu ülkenin damarlarında yolculuk yapmış nice ismin portreleri, kitapları, filmleri ve söyledikleri üzerinden türkiye'nin toplumsal yapısını ve entelektüel imkanlarını anlamaya çalışır. yorulmaz bir işçidir. "düşüncenin coğrafyası 1" adını verdiği son kitabında yer alan makalelerin büyük çoğunluğu türkiye kelimesi ile başlamaktadır. sol düşünce geleneğinden gelir. bu konudaki ısrar ve tutumu ile ayrıca saygıya değerdir.

    yüreği solda atar, vicdanı solda durur. yıllarca anadolu'yu dolaşmış öğretmen anne babanın evladı olarak bu topraklarda çok toz yutmuştur. daha sonra kütüphanelerin tozunu yutmuştur, hâlâ da ankara-eskişehir arasında ders verir, kürsülerde, anfilerde, kimi zaman kaloriferi yanmayan sınıflarda dirsek çürütür. özellikle mizah kültürü üzerine uzmanlaşmış, türkiye'de karikatürün tarihini yutmuş biri olarak kendine has mizahıyla misal "modernleşme" tarihini anlatırken kullandığı yarı mizahî yari hüzünlü metaforlarla o her an sıkıcı olabilecek derslere renk katar.

    60'lı ve 70'li yılların kültür ve siyaset meselelerine derinlikli bakarken bugünü de ıskalamaz. ayrıca ve özellikle 1980 sonrası neşvünema bulan islamcı siyasetlere, şiir ve fikir hareketlerine karşı sahih ve soğukkanlı yaklaşımı sayesinde fotoğrafı çok iyi çeker. sezai karakoç üzerine söylediklerini birçok muhafazakar akademisyen ıskalamıştır. kurtuluş kayalı halen ankara'da yaşamakta ve memleketin nabzını tutmak için, kitapların, dergilerin, risalelerin, sahafların, insanların peşinden koşmaktadır. yorulmadan, usanmadan.
  • hin bir entellektüel ve cin bir sosyal bilimci.