şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ittihat ve terakki'nin 1914'te almanya ile yaptığı gizli ittifak antlaşmasıyla birlikte, birinci dünya savaşı'na osmanlı'nın katılımının temelleri atıldığında, olası bir kaybetme ihtimaline karşılık anadolu'da bir direniş başlatmak için yapılan askeri plandır.
    tarihsel bir gerçek. bu plan sayesinde anadolu'nun çeşitli bölgelerinde silah depoları oluşturulmuştur. bu silahlar istanbul'dan anadolu'ya çeşitli ticari mallar arasında saklanarak taşınmışlardır. istanbul'da bu görevi üstlenen gizli örgüt karakol cemiyeti'dir. bu gibi yapılanmalar aslında ittihat ve terakki bünyesindeki gizli bir örgüt olan teşkilat-ı mahsusa'nın uzantılarıdır. teşkilat-ı mahsusa, tarih sahnesindeki rolü itibariyle milli istihbarat teşkilatı'nın atası olarak kabul edilebilir.

    öyle ki söz konusu örgütün üyeleri yıllar içinde ittihat ve terakki'nin bünyesinde ekonomik anlamda gelişmiş ve nüfuz sahibi olmuş esnaf, eşraf, imam gibi sıradan halktan kimselerdir. bu kimseler olası bir osmanlı yenilgisinin ardından "müdafaa-i hukuk cemiyeti" adı altında ortaya çıkacaklar ve çeteleşeceklerdi. işte söz konusu çetelerin genel isimlerine kuva-yı milliye adı verilmiştir.

    bundan dolayı elbette ki mustafa kemal, samsun'a çıktığında anadolu'da askeri bir altyapı mevcuttu. lakin bu durumdan ötürü mustafa kemal'in başarısına gölge düşürmek isteyenlerin en büyük hatası bir çözüm oraya atmamalarıdır. tabi ki (bkz: keşke yunan galip gelseydi) gibi söylemleri çözüm olarak kabul etmiyorlarsa...

    mustafa kemal'in asıl başarısı dönemin anadolu'sundaki iç savaş ortamına rağmen tüm bu askeri altyapıyı koordine etmekteki ve parçalanmış halkı tek bir bayrak altında toplamaktaki eşsiz yeteneğidir.

    ancak ittihatçılar işgali bertaraf etmek için seçecekleri liderin kendilerinden olması konusunda kararlıydılar. öte yandan öyle bir lider seçilmeliydi ki bu kişi ittihat ve terakki zihniyetine sahip olmalı ama parti bünyesinde bulunmamalıydı. zira savaşın kaybedilmesinin ardından tüm anadolu'da ve dahi istanbul'da bir ittihatçı aleyhtarlığı mevcuttu. lakin mondros ateşkes antlaşması'nın ittihatçılarca imzalanmamış olması da komik bir ironidir.

    mustafa kemal'in geçmişine bakıldığındaysa tam da ittihatçıların beklediği lider olduğu görülür. bir dönem ittihat ve terakki saflarında yer aldığı halde partinin asker-siyaset ayrımını sağlayamadığından dolayı, parti içinde muhalefet yapmış ve trablusgarp'a gönderilmiştir. ayrıca çanakkale'deki başarısıyla birlikte askeri bir deha olduğu fark edilmiştir. aslında ittihatçıların arasalar bulamayacakları kadar iyi bir adaydır.

    ancak mustafa kemal'i ittihatçı olarak damgalamaya ve hakarete boğmaya çalışanların bir türlü anlayamadığı bir nokta vardır: mustafa kemal, ittihatçıların kendisini, adeta geçici bir lider olarak gördüklerinin farkındaydı. hatta sovyetler'de beklemekte olan enver paşa'nın, yunan ordusu karşısında olası bir ankara yenilgisi ile sovyetler'ce anadolu'ya gönderileceğinin de farkındaydı. bundandır ki ittihatçıları da ciddi bir iç muhalefet olarak görmekteydi.

    tarihten bihaber kimseler bu noktayı inatla göz ardı etmektedirler. çünkü düzenli ordunun kurulmasındaki tek amaç askeri birliği sağlamak değildir. ittihat ve terakki'nin ileride ankara hükümetine tehlike oluşturabilecek askeri kanadını ortadan kaldırmak da amaçlanmıştır aslında. öte yandan bu hamle ittihatçılarca fark edilmiştir. çerkez ethem olayı'nın temelinde bu vardır.

    sonuç olarak ittihatçılar mustafa kemal karşısında güç kaybetmiş, hatta suikast girişimlerinde bulunmuşlardır. öte yandan anadolu'daki askeri mühimmat ve altyapının hazırlanmasında kilit bir öneme sahiptir ittihat ve terakki. memlekete verdikleri zarar kadar, bu başarıları da hatırlanmayı hak eder.

    ancak memleketimde hem mustafa kemal atatürk'e, hem de ittihat ve terakki'ye; tarih bilgisinden yoksun olduğu halde, her fırsatta çamur atmaya çalışan nice insan olduğunu gördükçe eskinin o cesur insanlarının giriştikleri o sayısız heyecanlı macerayı hatırlamaktan günden güne ar eder oldum.

    edit: tarih bilgisinden yoksun olup her fırsatta popülizm yapan politikacıların boş zırvalarından tarih öğrenmek isteyen duygusal ve yobaz nesil için kaynak: erik jan zürcher-turkey a modern history

    edit 2: okuma bilmeyenlerce ulu önder mustafa kemal atatürk'e hakaret edildiği iddia edilen başlık. hani sabahtan akşama kadar "türkiye neden kaybediyor" diye birbirinizi yiyorsunuz ya işte sebebi bu tipler. millet karşısındakinin ne dediğinden habersiz, ne anlattığından habersiz, baktı "a" diyor, demek ki "b"nin karşısında deyip, belki buradan favori kasarım mantığıyla yorum yapıyor. şimdi ittihat ve terakki'nin kurtuluş savaşı'nı planlamasıyla benim yobazlar gibi körlemesine 2. abdülhamit'i destekleyen tayfadan olduğumu nasıl düşünmüş sayın yazar?
    anlıyorum arkadaşlar birilerine kinlisiniz de bu kin size okuma yazmayı, adam akıllı bilimsel bir tartışma yürütmeyi unutturacak seviyeye gelmesin! her neyse, daha çerkez ethem olayının ittihatçılarça tertiplediği ve mustafa kemal atatürk'ü devirmek ve milli mücadele'nin başına o sırada rusya'da bulunan enver paşa'yı geçirmek planından ibaret olduğunu, ve mustafa kemal'in düzenli orduyu kurup bu planı bertaraf ettiğinden bahsedecektim de daha bu kadarcık yazıyı bile okumadan, alakasız bir dille yorum yapıp, lince başlamışlar. kusura bakmayın ama bunu diyen adam en az aktroller ve fesli deliler kadar yobazdır benim gözümde. kimse kusura bakmasın mustafa kemal atatürk'ü ve devrimlerini benimsemeyi ve savunmayı yobazlardan öğrenecek değilim!
  • (bkz: cool story bro)

    tabi gerçekliğinden %100 emin olmadığımız şeylerin %100 yanlış olmama ihtimali de var bu yüzden kulislerde bomba etkisi yaratabilecek bir yazı dizisi.
  • "yok, yanlış biliyorsun. kurtuluş savaşını 2. abdülhamit planladı. 2. abdülhamit döneminde tek karış toprak parçası verilmedi. kaybedilen yerleri hiç padişahın olmadığı ara dönemde kaybettik. vahdettin mustafa kemal'i görevlendirdi. önceden her şey ayarlanmıştı. padişahlar peygambere eşdeğerdir. günah işlemezler. kalp gözleri açıktır. onlar insan bile değil, melektir melek.
    inönü savaşı diye savaş yok aslında. sakarya savaşı diye bir savaş olmadı. iki ayyaş bize kahraman diye yutturuldu. hepsi uydurma. bize yanlış tarih öğrettiler.. "

    yukarıdakileri söyleyenlerin kaynaklarını merak ediyorum. madem türkiye cumhuriyeti'nin kaynakları sahte. diğer ülkeler de atatürk'ü bir dahi olarak görüyor. onların kaynakları da o dönemde yaşananları doğruluyor. sizin kaynağınız vahiy olarak mı geldi ? yoksa gericiliği destekleyenler tarafından kulağınıza mı üflendi?
  • samimi bir tarih anlatımı olsa okullarda, en basitinden bir karakol cemiyetinin varlığından bahseder. atın kuyruğundan bile bahseden meb müfredatı modern türkiye'nin kuruluşunu bile adam gibi anlatmamaktadır.
  • kısmen doğru tespittir. hele ki karakol cemiyeti aksiyon filmlerini aratmayacak bir örgüttür. çünkü mustafa kemal paşa'nın geçeceği yerlere önceden gidip oradaki valilere kaymakamlara "namertlik edersen seni ve aileni öldürürüz" uyarısını yaparak hayalet gibi dolaşırlardı anadolu'da. işte bu yüzden hükümetin bütün emirlerine ve çabalarına rağmen mustafa kemal paşa tutuklanmadı. üstelik karakol cemiyeti birkaç yüz kişiden ibaretti, ancak yaptıkları yiğitlik sayesinde bugün milyonlarca insanın hayatını kurtardıkları malumdur. cemiyetin varlığını mustafa kemal paşa taa sivas kongresi'ndeyken öğrenmiş ve hayli şaşırmıştır. türk derin devletiyle tanıştığı gün, o gün olsa gerek. keşke bu cemiyetin bir filmi ya da dizisi çekilse de halkımız bu kahramanları öğrense...