*

şükela:  tümü | bugün
  • denizcilerin zaman birimi ve hesabıdır.

    dünya üzerindeki tüm türk gemilerinde , gemi dünyanın neresinde olursa olsun, ister seyirde, ister limanda, ister tersanede, her pazar öğlen kuru fasulye yapılır.bu bir gelenektir, depoda her zaman yetecek kadar fasulye bulundurulur ve bulunmalıdır ve aksi yadırganacak ve ayıplanacaktır.

    bir denizci gemiye gitmeden şirkette kontrat imzalar.bu kontrat genelde 6 aylıktır ve 6ya 1 şeklinde telaffuz edilir.bu da 6. ayda bonus maaş almak demektir.bu yüzden denizciler kontrat bitmeden gemiden ayrılmayı çok tercih etmezler.zaten şirket te personel değişimi yaptığında kontratı bitmeden gemiden ayrılacak denizcinin yol masraflarını karşılamayacaktır.

    6 aylık kontrat 24 kuru fasulyeye tekabül eder. 24. fasulye yendikten sonra yavaş yavaş kamara toparlanmaya ve bavul hazırlanmaya başlanacaktır.zira kamaralarda alabandada duran takvimlere pazar günleri çizgi atılır genelde, yani her yeni kuru fasulye vaktin geçmesinin habercisidir o durağan yaşamda.

    uzun seyirlerde de denizciler fasulye sayarlar.3. fasulyede şurdayız , 5.de şurdayız gibi..
    seyrin ve kontratın yani zamanın geçiyor olmasının habercisi olan fasulye her pazar öğlen bıkmadan keyifle yenir.o fasulyeyi yemenin ayrı bir tadı ve anlamı vardır.

    gemici fasulyesi denen yemek etsiz pişirilmiş kuru fasulyedir.gemici fasulyesi genelde liman halinde pişirilir. seyir halinde gemideki yemek kalitesi mütemadiyen artar çünkü insan sayısı sabittir, gemiye giren çıkan bir sürü adam yoktur, aşçının kafası rahattır. seyirde , hele ki türk limanından yeni kalkılmışsa yani halis muhlis türkiyeden alınmış kumanya varsa, pastırmalı olacaktır kuru fasulye. gece vardiyacıları bile uykularından feragat edecek ve kalkacaklardır kuruya...

    kumanya hesabını yanlış yapmış, eksik talepte bulunmuş ve seyirde fasulyeyi yetiştiremeyen aşçıbaşıya ceza olarak her pazar mantı açtırılması da mevzubahistir.

    işin ilginç yanı, avustralya, abd gibi çok uzak memleketlerde yaşayan türkler, özlemden dolayı şehrin limanına türk gemisi geldiği zaman gemiye ziyarete, 2 lafın belini kırmaya, yarenliğe gelirler. bir çoğu da bilir pazar günü adetini ve kuru fasulye ziyaretçileriyle karşılaşır denizciler o limanlarda gemide. büyük bir misafirperverlikle ağırlanırlar çünkü denizciler de yeni bir yüzle sohbete hasrettir. o insanların çoğu liman boyu türk denizcilerine rehberlik ve yardım edeceklerdir.

    evine dönmüş her denizci de evde önüne kuru fasulye konduğunda yemekte, kimseye farkettirmeden bir şükreder, an itibariyle kuru fasulye hesabı yapan meslektaşlarına selamet diler içinden, biraz da dalıp gider..

    (bkz: her limanda bir sevgili/@manoverboard)
    (bkz: denizcilik/@manoverboard)
    (bkz: denizci/@manoverboard)