şükela:  tümü | bugün
  • bazen oturup kendi kendime bir soruya cevap arıyorum.

    soru: eğer şuan bulunan yetkilerle başkan ben olsaydım, nasıl bir başkanlık yapardım.

    sonra başlıyorum kendi kendimle konuşmaya.

    - asla ve asla kimseyi ötekileştirmez, toplumun bütün renklerine mutlaka saygı duyardım.
    - birilerini zengin etmek değil, insanların insanca yaşayabileceği bir tükiye kurmaya çalışırdım.
    - geleceğe umutla bakan, bilimi ön koşul kabul eden, geleceğe dair perspektifleri olan nesiller yetiştirmeye çalışırdım.
    - vicdanlı, ahlaklı, iyiyi ve kötüyü ayırt edebilen nesiller yetiştirmeye çalışırdım.
    - toplumun sesine kulak verir onların vicdanlarını yaralayacak hareketlerden uzak dururdum.
    - devlet kurum ve kuruluşlarına mutlaka liyakatli insanları getirir ve topluma faydalı olmalarını sağlamaya çalışırdım.
    - meydanları halka açar her türlü yükselen sese kulak vermeye çalışırdım.
    - üniversitelerin aykırı olmasına, eleştirel yaklaşımlarına hiç kızmaz, hatta desteklerdim.

    sonra dönüp türkiye'ye bakıyorum, bunların tam tersini yapan biri tarafından yönetiliyorum. ayrıca biliyorum ki türkiye'de benim düşündüklerimi düşünen milyonlarca insan var. ama o milyonlarca insan arasından bizim gibi düşünen birini iktidara getirememişiz. bakıyorum açlık sınırında, üç kuruş para ile geçinmeye çalışan insanlar durumlarını daha kötü hale getirecek kişiye tapıyorlar. sonra diyorum ki daha beter olsunlar, bana dokunan yok, asgari ücretle bir aile geçindirmeye çalışan düşünsün. herkesin hak ettiği gibi yaşadığı dünya.