şükela:  tümü | bugün
  • çalışanların okul hayatında edinemedikleri veya geri kaldıkları bilgi ve mesleki becerileri edinmesi hedeflenen eğitimlerdir. kamuda hizmetiçi eğitim olarak ifade edilir.

    kurumsallaşmış şirketlerde çalışanların her yıl belli sayıda eğitime katılması hedeflenir. bu eğitimler sınıf içi olabileceği gibi e-eğitim şeklinde bilgisayar üzerinden de olabilir. genellikle teknik-uzmanlık eğitimleri, yetkinlik-gelişim eğitimleri ve hobi eğitimleri gibi alt gruplara ayrılır. bu kurumlarda eğitim birimleri insan kaynakları fonksiyonu altında yer alır.

    eğitim mekanları ise lüks otellerin havalı salonlarından, kurumların vasat eğitim merkezlerine, sektörel birliklerin eğitim alanlarından, eğitim şirketlerinin etkinlik alanlarına kadar çeşitlilik arz edebilir. beleş çay, kahve ve kurabiye olmazsa olmazdır. eşantiyon dağıtılan eğitim materyali ise genellikle çöpe atılır eğitim sonunda. aslında bu eğitimlerin çoğunda yarım saat ders notunu ilgiyle okuyarak iki günde anlatılanlardan daha fazla şey öğrenebilirsiniz.

    eğitmenler de çeşit çeşittir:

    teknik eğitimler veren eski sektör çalışanları : ek iş olsun diye takılan duayenler ve eğitime gönül vermiş enerjik gençlerden oluşurlar. en faydalı eğitimler bence bu kişilerden alınır. sektörü, jargonu ve mevzuatı bildikleri kadar katılımcı psikolojisine de hakimdirler.

    teknik eğitimler veren danışmanlık şirketi uzmanları : derslerini iyi çalışıp mevzuata hakim olsalar da kurum içi uygulamaları bilmedikleri için katılımcılar bayılır bir süre sonra teknik bilgi tufanından dolayı. iyi niyetli olsalar da her şeyi anlatmak istedikleri için sunumları da tekdüze olur genelde.

    teknik eğitim vermeye çalışan üniversite hocaları : okuldaki ortamı kuruma taşımak isterler ama kimse sallamaz bu otorite talebini. üstüne genel konuların dışına çıkıldığında pratik uygulamalardan habersizlikleri ve kitaba bağlı kalma refleksleri yüzünden çok bayık geçer eğitimleri.

    uzman kurum çalışanları : kendi bölümleri dışında kimsenin ana işi olmayan konularda gereksiz detaylara girerek yorarlar katılımcıları. ama doğru soruları sorarak ilgi duyduğunuz konuda güzel bilgiler edinebilir ve kurum içi networking olarak da değerlendirebilirsiniz bu eğitimleri. üstüne az cesareti olan hemen herkes sorunlarını, sıkıntılarını açıkça konuşur, birbirini şikayet eder ve rahatlar.

    kişisel gelişimci kaşar seminerciler : benim en gereksiz bulduğum eğitimler bu tür 'etkili konuşma', 'liderlik', 'etkin iletişim', stres yönetimi', 'duygusal zeka' tarzı eğitimler. zaten verilen teknik bir bilgi yoktur bu eğitimlerde. üstünüze bir sürü yarı bilimsel hurafe boşaltılırken seminercinin sunuş becerisi öne çıkar. her seminerci bir tür guru'dur, çok fantastiktir, tam cem yılmaz'dır.

    anılarını anlatan kırpılmış eski yıldızcıklar : eski sporcular, tv yıldızları, yarı ünlüler filan ek iş olarak seminercilik yaparlar. boş kaldığı dönemde fatih terim de yapıyordu hatırlarsanız. katılımcılar bir şey öğrenmek için değil tanışmak için giderler bu eğitimlere.

    e eğitimlerden de bahsedelim biraz.

    kurumun tüm çalışanlarının alması gereken eğitimler olduğu kadar bölüme, kişiye özel seçmeli eğitimler de verilmektedir. kurum içinde hazırlanan çirkin sunumlar ve anlamsız sınavlardan zamanla evrilerek profesyonel şirketlerin hazırladığı animasyonlara ve interaktif sınavlara kadar geldik nihayet.

    tüm sempatikleştirme çabalarına karşın çalışanlar için zoraki yapılan eğitimlerdir bunlar. benim şahsen tüm sunumunu okuyarak aldığım e eğitim oranı %1-2 civarındadır. kurumlar bunu önlemek için sayfaların açık kaldığı süreleri ölçen sayaçlar koyar, tıklanması gereken linkler ve açılması gereken kutucuklar vardır. çalışanın zorla o sayfayı okumasını sağlamaya çalışırlarken diğer tarafta da bu önlemleri aşma çalışmaları tüm hızıyla devam etmektedir. en son birden fazla browserı yan yana açıp küçülttüğüm alttaki browserdan bir şeyler okuyordum sunum sürerken.

    kimi eğitimler yasal olarak verilmek zorunda olduğu için 80 kere hatırlatma mesajları gönderilir. hele sınavdan kalırsanız tekrar almanız gereken eğitimlerde rezaletin boyutu daha bir büyür. çalışanlar organize olarak kopya çekerek sınavları geçerler. bunu kurum içindeki herkes bilmekte ve şekil kurtarıldığı için umursamamaktadır. bir de sunumları izlemeden bu sınavlardan geçmek çalışanlar arasında anlamsız da olsa övünç vesilesidir.

    eğitim şart diyerek bitirelim.