şükela:  tümü | bugün
  • gazanfer ozcan, gonul ulku ozcan, selim na$it ve n tane tiyatro emekcisi'nin oynadigi dizi.
  • (bkz: tağğrik)
  • çin işkencelerinin en katlanılmazı.
  • hüsnü kuruntu şişmesiyle tanınan bir insandı, lakin o bolluk o refah içinde ne bok yemeye şişer ne sik yemeye evhamlanırdı anlamazdım.emekli maaşını yatırdığı kooperatif neticesi tüm türkiyde kimsenin yüzüne gülmemiş kooperatif olgusu hüsnü beyin arap yüzüne gülmüş salon komedisi formu uysun diye olsa gerek emekli halleriyle villadan hallice evlerde oturmaya başlamışlardı. hüsnü kuruntu türkiye standardının epey üstündeki bu lüksün içinde hala kuruntulanır evham yaparak insanı çileden çıkarırdı.

    hayatımda gördüğüm en nursuz, en sevinçsiz bakan insanlardan biri olan kızları
    ile gerçek hayatta damadı olan ve doktor rolünü en iyi şekilde ifa ettiğime inandığım erhan isimli şahısın ekranda belirmesiyle dizi daha bir çekilmez hale gelir, tek kanalda zap yapamamanın hüznü insanın üstüne daha bir çökerdi.

    bir de hemşire diye hitap ettiği başka bir kadın vardı,o da car car ederek salonda yerini alır kadrajı dolduran sittin tane adamın o bölüm kendini paralamış dert kusmuş hüsnüye ''ilahi hüsnü bey eheheh'' demesiyle diziler son bulurdu. bu gülüşmeler sırasında en sahte olanı, en diş gösterisi gibi görüneni kızlarının gülüşüydü. allahü teala bu kızcağıza neden böyle bir nemrutluk vermişti, neden bu derece suratsız yapmıştı anlamak mümkün değildi.

    bu diziden aklımda bir de kanuni hüsnü beyin bestelediği şu şarkı kalmış söylemeden geçemem, sözlerini de yazayım tam olsun.

    fluuurya flurrrya fluryaaaaaa bazıları düşer suyaahahahahhahaha
  • dizide bir vecihi bey mi, süryani bey mi öyle sarı çipil bir dede oynar eski ıstanbul (ı ile) beyefendisi taklidi yapardı. gerçek anlamda hikayenin anlatımına bir faydasını görmediysem de tavırlarıyla bizi cezbetmiş, seneler sonra kesintisiz izlediğimiz hababam sınıfında kül yutmaz rolüyle gönlümüzü kazanmıştı.
  • hüsnü kuruntu'nun hemşire diye hitap ettiği kadının işlevini uzun süre anlayamamış olmam sebebi ile beni uyuz eden bu olaylar zinciriyle ilgili olarak, sonunda aile büyükleri tarafından hemşirenin kız kardeş anlamına geldiğinin açıklanmasıyla hayatın anlam kazandığı ama dizinin buna rağmen kazanamadığı ayrıntısını paylaşmak isterim. eminim nice genç beyin o dönemde o yaşlı kadına hemşire denmesini çözememiş, bu sebepten kafayı sıyırmıştır. aylarca hemşire olmasına rağmen birbirinden alakasız ve zevksiz kılıklar giyen ve asla eliyle koluyla "sus" yapmayan bu insana şüpheyle yaklaştım, yaşlı insanlara saygımı yitirdim.
  • kuruntu ailesinin jenerik müziği şüphesiz ki türk televizyonculuk tarihinin en iğrenç jenerik müziği idi(belki kaynanalar kafa kafaya gider).dümbürülü dümdürürlü filülü filülü şeklinde burdan yazmamın imkanı ihtimali olmayan bu müziğin mp3 ünü bulan/getiren kişiye manhattanda 1 sene bedava konaklamak üzere ev sunuyorum. çok ciddiyim.
  • dizinin bitiminde minareci videola logosu doldururdu oturma odalarimizi alli morlu donerekten. bu yasima geldim, 9 olimpiyat, 7 akdeniz oyunu, sayisiz balkan eksrim sampiyonasi gordum, hala bilemem videola nedir.
  • cekildigi ev, $u an emirgan suti$'i hemen gectikten sonra, atli ko$kten oncedir. ayrica minareci videola, yalniz blair kadisi'nin degil, ismiyle ben dahil pek cok korpe* beyni esir almi$ bir firmadir.
  • bu san'at eserini renkli hale getiren tek kişi "lan aha ölecek adam" tedirginliği içerisinde seyrettiğimiz o aşırı yaşlı adamdı (bkz: hatemi bey). bu adamın yürümesi bile mucizeyken, tabiri caizse "aklı karı kız peşinde" ortalikta gezinmekteydi. hatta bir bölümde tağğrik bu ihtiyarın habire "bana gençlik aşısı yap" demesinden bıkıp, canını yaksın diye kalçadan vitamin karışımı vurmuştu kicindan.