şükela:  tümü | bugün
  • bir objeyi belirli bir noktadan digerine transfer eden kisi/kurum.
  • tvde hep pis işler için kullanılan insanlar olduğu için ergen ya$a gelinceye kadar hep kötü insanlar sandığım evrak ve/veya eşya ileteçleri...
  • ya da kur ye; kendin kur, kendin ye; anlaminda.
  • iş hayatında sıkça ve genelde acil işler için kullanıldığından fobisi olmaması gereken çalışandır.

    zira aşağıdaki diyaloglar gerçekleşebilir aksi takdirde...

    j - e nerde kaldınız ama acildi bu cd?
    kurye - aslında ben yarım saat önce geldim de kapının önünde köpek olduğundan giremedim bir türlü içeri...
    j - hmmm...
  • dilimize gecerken anlam kaymasina ugramis bir sozcuktur. fransizcada kurye*, mektup, posta, hatta resmi evrak gibi anlamlara gelmekteyken, turkcede "kuryeyi yerine ulastiran kisi" anlaminda kullanilmaktadir.

    bence turkcedeki en cok bilinen yan anlaminin acilimi icin,

    (bkz: kurye kiz dilek)
    (bkz: dilek ornek)
  • (bkz: topukçu)
  • gün boyu dışarıda gezen, hava güzel olursa boğaz kenarında biraz ense yapan adamlar diye tahmin ediyorum. ve bir şeyi tahmin ettim mi peşini bırakmam, öğrenene kadar sol bacağım titrer.

    "portfolyoyu en hızlı şekilde nasıl iletiriz?" sorusu geldiğinde, dışarıda gezmeyi deli gibi istiyordum. "ilk elden, ben iletirim" dedim. patroniçe irkildi. portfolyoyu cihangir'e değil, yüzüğü hüküm dağı'na bırakacağım dedim sanki. ısrar ettim, hem firuzağa'da bir gazoz içerim, bir kaç ilginçlikler adamı görür ve başka insanların suratına bakarım. "ne baktın aslanım" derlerse kükrerim. portfolyoyu yerine ulaştırır, sonra shire'a gururla dönmeden önce kitapçılarda aylaklık yaparım.

    baktım bu kuryelik iyi, sadece özel işler yapan kurye olurum. uyuşturucu ve silah dışında her şeyi taşırım. horoz bacağı bile olabilir. silah taşırsam biliyorum ki, nasıl bir şey diye kurcalarken kendimi vururum. bir insan hem meraklı hem beceriksiz olunca kendini öldürecek her şeyden uzaklaşmak istiyor.

    belki işimi iyi yaparsam, şehirler arası kurye bile olabilir; siyah honda shadow'um ve kulağımda rüzgarın sesi ile giderim gündüz gece.
  • askerlikte icra ettiğim taşşaklı, kebap görev.
  • (bkz: courier)
  • "ekspres", "direkt hedefine dogru yola cikin!", "tanrilar sizinle at sursun!" demediginiz surece bu kurye sistemi geze geze ilerleyen, yolunun ustundekileri dagitmaya oncelik veren ve sadece gun icinde herhangi bir saat teslimat garanti eden olusumlarmis bugun ogrenmis oldum. gelecekte bir kac saat icinde yetismesi gereken bir seyleri yollamak isteyecek olanlara duyurulur.