şükela:  tümü | bugün
  • hemoroide* çok iyi gelir. aç karnına yarım kavanoz yiyince anında geçiriyor.
  • çiller'in meşhurkuşburnu çayının yaygın ünü yanında biraz geri planda kalan lezzetli marmelat..
    ama yerken insanın boğazında tam yutkunamamışlık izlenimi bırakıyor biraz... iğde gibi..
  • kuşburnu meyvesinden yapılan reçel. reçeller içerisinde en ekşisidir (limon reçeli varsa bir onu bilmiyorum). tatlı ekşi tadlardan hoşlananlar için mükemmel bir kahvaltı malzemesidir.
  • hakkinda anlatilan "aman suna yariyormus, vay bu ise yariyormus" hikayelerine, "c vitamini deposu imi$" yalaninin dusurdugu golgeden olsa gerek, hic yuz vermedigim yiyecek. kaynatilan seyde ne c vitamini kardesim? tamam c vitamini var ama meyvesinin cig halinde var, yersen.
  • haşlanmış tavukla happur huppur giden tatlı şey.
  • amasya ve civarında kuşburnu ezmesi olarak bilinen ürün, 90 lı yıllara kadar toplandıktan sonra kaynatılıp gözenekli bir bez çuvala doldurulduktan sonra tokaçla ezilen ve ardından leğenlere boşaltılıp gözerden geçirildikten sonra isteğe göre içine bir miktar şeker katılarak büyük bakır kazanlarda kaynatılarak pişirilen kuşburnu son zamanlarda artık çiğ haliyle pişirildikten sonra elektrikli yayıktan geçirilip ince elekten süzülerek kazanlara aktarılıp kaynatılıyor, allah elektrikli yayığı icat edenden razı olsun.. kuşburnu ezmesi pişirilirken o mevsimde daha yeni çıkmış mısırların kazanların altındaki korlarda ütülmesi ve afiyetle yenmesi ise bir başka eğlencedir, tabii közün içine gömülmüş patates ve patlıcanları afiyetle mideye indirmeden önce.
  • anadolu'da sıklıkla yapılan, haliyle de tüketilen bir meyvenin* en doğal ve güzel hali.

    kuşburnu dediğimiz meyve kısa boylu bir gövdeye ait bir ağaçtır. yetiştiği iklim genellikle yağışlı olduğundan mütevellit karadeniz bölgesinde yoğun olarak yetişir. haa bu başka yerde yetişmez demek değil, sadece en iyisi orada yetişir..

    kuşburnu marmelatı çok emek isteyen işlemlerden sonra elde edilir. toplanma mevsimi çok önemlidir kuşburnuda. genellikle yazın sonuna doğru toplanır ve kaynatılır. evet yanlış duymadınız kaynatılır. şöyle ki; marmelat terimi için kaynatma terimi kullanılmalıdır. sebebi; marmelatın doğru tabirle pişirilmeyip sürekli kaynatılmak suretiyle elde edildiğindendir.

    kaynatma süreci iki kısımdır efendim. toplanan kuşburnular bol su ile yıkanmalıdır. hatta 4-5 saat suda bekletilmesi evladır. daha sonra epey büyük bakır bir kazanın -ki kazan derin değil kısa ve geniş olmalıdır yoksa ateş yanlardan vurur ve kuşburnunu yakar- altına odun ateşinden büyükçe bir ateş yakılır. ateşte dikkat edilmesi gereken konu kağıt ve ince çalı kullanılmamalısıdır. çünkü kağıt ve ince çalılar çok cabuk söndüğünden ateşe ve dolayısıyla da marmelata bir fayda etmez. sadece ateşi tutuşturmak için kullanılabilir. gerisi fasa fiso..

    daha sonra suda çıkartılan kuşburnular tencereye atılıp kıvamı kadar su koyulur. burada dikkat edilmesi gereken konu suyun ölçeğidir. su hiçbir zaman konan kuşburnuların üzerine çıkmamalıdır. çünkü kuşburnu kaynatıldığında kendini çok çabuk salan ve çok çabuk dağılan bir meyvedir. suyu da ayarladıktan sonra harlı ateşte kaynatılmaya başlanır. bu işlem meyvenin kendini salma süresine kadar devam eder. bu sürede meyvenin toplanma mevsimine göre 48-52 dakikadır. kaynatma işlemi sırasında sürekli büyük tahta bir kaşıkla karıştırmak gerekir, bu meyvelerin birbiriyle özdeşleşmesini ve meyvenin tepesindeki çiçeğini dökmesini sağlar..

    devamında ise en meşakkatli olan kısım başlar. sürekli karıştırma kısmı! bu süreçteki en küçük hata marmelatın felaketle sonuçlanmasına sebep olur. önemli olan ara vermeden karıştırılmasıdır. bu arada da alev eskisinden daha harlı ve çok olmalıdır. ateşe atılan odunlar kalın ve büyük ağaçlar olabilir. önerim kiraz ağacıdır. çünkü hem gövdesi kalındır, hemde alevi kolay kolay geçmez. karıştırma işlemi dediğim gibi ara vermeden yapılmalıdır. büyük tahta kaşığımız yuvarlak hareketlerle kazanın içinde çevirilir. ateşin etkisiyle marmelat gittikçe kıvamını almaya başlar. karıştırma kısa bir süreliğine dahi kesilmiş olsa hemen kazanın altı tutar. yani kuşburnu tencerenin dibine yapışır. sürekli karıştırmak da zaten bu sebeptendir. bu işlemde asgari 62-65 dakika kadar devam eder. kıvamı anlamak için parmak kullanılır. parmak kazana sokulur ve çıkarılır. parmakta kalan kuşburnu ne kadar uzun sürede akıyorsa kazana, kuşburnu o kadar kıvamdadır..

    önemli unsurların en lezizine gelelim. o koskoca ateş boşa yakılmamıştır tabiki. patates, biber, patlıcan gibi binimum sebze, ateşin közleri etrafına dizilirek közlenir. hoş olur yemesi, leziz olur...

    konuyla alakalı düşüncelerim bu yönde,

    afiyet olsun.
  • beyaz peynire sürülerek yenilmesi orgazmik olan marmelat...
  • 70'lik raki sisesine, 2 cay kasigi bundan ilave et, al sana ondan sonra cennet sarabi.