şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ben küstüğüm insanları sürekli rüyamda görüyorum. benimle barışmak istiyorlar. her fırsatta öpüyorlar filan. öyle ki ben rüyalarımda onlara suni fırsatlar bile yaratıyorum, beni öpebilmeleri için. birinde bayramdı, öpüştük her biriyle; ötekisinde ben havaalanındayım beni uğurlamaya gelmişler, sıradan kucaklaştık. hani atmosferi boş bırakmıyorum, anladın mı? mutlaka adım atılması gerekecek bir ortam oluyor ve kendimi birden eh madem istiyorsun barışalım derken buluyorum. gururum okşanıyor. gurur? hani bazı insanlarda olur ya böyle? hatta birinde, arkadaşım, kulağıma eğiliyor ve bak annemin yanında surat asma, küstüğümüzü bilmiyor diyor. senaryoya bakar mısın çocuk taa annesini getirmiş yanında. e ben de ayıp olmasın diye yaşına hürmeten belli etmiyorum tabii: kadınla karşılıklı çay içiyoruz. şimdi bu benim, küsmek hadisesine karşı bilincimin bodrum katında beslediğim 'ben kimseyle küs duramam abi' bilatarih ve sayılı duruşumdan ileri geliyordur, muhtemel ki. ama neye üzülüyorum biliyor musun ercan, bunun rüyada kalmasına. gerçek hayatta kimse gelip demiyor ki, gel barışalım artık. ulan madem kimse iplemiyor, bu mevzu benim rüyalarımda neden kapalı gişe oynuyor? e ben de gidip seni dün rüyamda gördüm diyemiyorum, çünkü bu çok bilinen bir eski sevgili yalanıdır, kalıyor öyle. hem gidip ne diyeyim yani, rüyamda yalvarıyordun, ayaklarıma kapanıyordun, bakıyorum çabuk unuttun o iki milisaniyeyi deyip hır çıkaramam ya! hatta dur geçen gün, hamile bir arkadaşım (küs olduğum 1.000.000 kişi bulabilirim) rüyamda o kadar ağlıyordu ki ben kendisiyle konuşmuyorum diye. diyorum niye ağlıyor, üzülmesin bu kadar ya. onun suyu geldi, ondan diyolar bana. alla alal diyorum, su böyle mi geliyomuş yea?
  • en kötüsü de ayni evde yasadigin kisiyle küsüsmek. hele arada tampon vazifesi görecek kimse yoksa daha da fena. ikimiz de essek kadar olabiliriz, ama abimle arada küstügümüz oluyor. 28 yildir yatagina gidip yatmiyor adam düsün, her gece koltukta sizip kaliyor. küs oldugumuz zamanlarda da aynisini yapinca kendimce gelistirdigim, onu uyandirip yerine yatirma yontemlerim söyle: kapilari carparak acip kapamak, televizyonu yuksek volumle karincali kanala getirmek, gizli numaradan cagri atmak (yufka yurekli olsam da bir yanimla magrurum)
  • kral lear'dan:

    "hatırlıyor musun cordelia?
    çok, çok eskiden bir zamanlar
    üç günden fazla küs olmak günahtır, derdin.
    ya üç gün geçmedi aradan,
    ya da sen bana küsmedin."
  • artık onun varlığını sonsuza kadar görmezden gelmek demektir.

    birisini kaybettiğinde arayıp "başın sağolsun" diyememeyi göze almaktır.
    ya da o öldüğünde ucuz bir vicdan kırıntısıyla cenazeye gidip gitmemek arasında kalmaktır.
    kanser haberini alırsan bir geçmiş olsunu çok görmek zorunda kalmaktır.

    bunları göze alamıyorsanız , küsmeyin efendiler. arayın, "küsmesem sana?" deyin, bunu diyemiyorsanız "aşurenin içine nar koymamak lazımmış, öyle diyolar" deyin. o anlar.
    ınsanı hayattan çıkarmakla çöp poşetini evden çıkarmak arasında bir fark olmalı.
  • ilişkiyi askıya alma adına yapılan bebekçe bir hareket. çocukça değil, bebekçe.

    küsen kişi, karşıdakini (güya) kendinden mahrum bırakarak "bak nasıl da bensiz yapamıyorsun, bana muhtaçsın" mesajı vermeyi amaçlar. ama aynı zamanda küsecek kadar değer veriyorsa o da karşıdakine muhtaçtır. bu sebepten küs kişiler genellikle bir süre sonra kendi kendilerine "biri aramızı yapsa ya la" demeye başlar. çünkü küsmek bitirmek değil, askıya almaktır.
  • "küsmek, karşı tarafın varlığını kabul etmektir." *
  • "küsecek kadar sevmeli insan birini
    o gelince küsmeli: nerdeydin bunca zaman
    niye sevmedin beni, küsecek kimsem yoktu demeli
    o varken de kimseye küsmemeli*
  • kırılan kalbe rağmen, sevdiğinin kalbini kırmamak adına sessiz kalmak. "pişt" deyince geçer bazen.
  • bir tür kendini acıtma seremonisi.

    bugüne kadar birine küsüp de mutlu olan kimseyle karşılaşmadım. daha fenası küsmek etkin bir fiil. yani küsen kişinin "küsme" eylemini gerçekleştirmek için belirli bir çaba göstermesi gerekiyor. küsme nedenini aklında tutmak, normalda konuşup görüştüğü insanla aynı ortama girdiğinde onu görmezden gelmek gibi.

    işin daha daha fena tarafı özel hayattan insan silmek gibi bir şey de değil. bir yakınından kendini belirsiz bir süre uzaklaştıran biri var çünkü. bu belirsiz süre de küsülen kişinin kendini affettirmek için çaba gösterip göstermemesine, bu çabayı gösterecekse bunun zamanına ve dozuna göre değişiyor.

    en kötü ihtimalle küsülen kişi kendini affettirmek için çaba göstermiyor ve bu durumda küsene iki seçenek kalıyor: 1) küstüğü kişiyi hayatından silmek, 2) hiçbir şey olmamış gibi devam etmek (yani boşu boşuna küstüğü ile kalmak). bu iki durumda da ilişki asla eskisi gibi olmuyor. ya taraflar kopuyor ya da güç dengesi bariz bir şekilde bir tarafın eline geçiyor.

    küsen tarafın elinde patlama ihtimali çok çok daha yüksek olan bir bomba. ne de olsa küsmek, barışmak için karşı tarafın hala bir şeyler yapabileceğini ifade ediyor.

    küsmeyin kimseye!
  • küsmek ; senin sabrını sınıyorum demektir. ne kadar eziyet edersem, ne kadar tahammül edecen dur bakalım demektir. şımarıklıktır.

    susmaya benzemez. susmak seninle konuşmak içimden gelmiyor demektir. küsmek ise nazlanmaktır.

    yetişkin birey küsmez.

    benim ailemde küsene iyi gözle bakılmaz siktir çekilir. sizin ailenizi bilemeyeceğim...