şükela:  tümü | bugün
  • entry müziği

    trambolin üzerinde bir tenis topu düşünün. üzerine koyduğunuzda hareketsiz, sabit duracaktır. şimdi üzerine bir çocuk oturttuğumuzu düşünelim. oturduğu yerde çukur oluşacak, ve tenis topu da çukura doğru yuvarlanacaktır. çocuğun oturduğu yer tenis topuna ne kadar yakınsa, top da mıknatısla çekilmiş gibi o yöne doğru gidecektir. hareket eden gövdenin kütlesi ne kadar fazlaysa çekim gücü de o kadar artacaktır.

    işte kütle çekimsel dalga kavramının arkasında yatan, bu mantık. aynı mantığı yaklaşık olarak uzaya uygulamak da mümkün. kütlelerin hızı artınca kütle çekimsel dalgalar oluşuyor. örneğin ömrü dolan yıldızların patlaması, büyük patlama (big bang) ya da iki kara deliğin birbiriyle kaynaşması gibi büyük olaylar sırasında. kütle çekimsel dalgalar büyük güçle çarparak alanı genişletiyor, uzayzaman yapısını değiştiriyor.

    daha da baştan incelemeye çalışırsak ;

    bir taşı bıraktığımızda yere düşer.bilimin doğuşundan bu yana bilim insanları taşın neden yere düştüğünü anlamaya çalıştılar. ilk düşünceler taşın doğası gereği aşağı düşme eğiliminde olduğu ve dolayısıyla taşın doğasına dönmek istediği yönündeydi. daha sonraları 17. yüzyılda ısaac newton, taşın yere düşmesinin taşın veya yerin doğasından değil kütleçekimi etkisiyle meydana geldiğini ortaya koydu.

    newton'a göre taş dünya üzerine, dünya da taş üzerine bir çekim kuvveti uyguluyordu. taşın dünya üzerine uyguladığı kuvvet dünya'yı taşa doğru çok az hareket ettirse de dünya'nın taş üzerine uyguladığı çekim kuvveti, taşı dünya'ya doğru daha çok hareket ettiriyordu. biz de bunu taşın dünya'ya düşmesi olarak algılıyorduk. problem artık çözülmüştü. kütleçekimi taşın neden yere düştüğünü ve dünya'nın neden güneş’in etrafında döndüğünü güzelce anlatabiliyordu.

    ancak daha sonraları geliştirilen ölçüm teknikleri sayesinde kütleçekim yasasının açıklayamadığı olgular keşfedildi. özellikle merkür’ün yörüngesindeki ufak sapmaları, newton'un yasaları ile açıklamak mümkün olmadı.

    einstein, 1915 yılında geliştirdiği kuram ile taşın neden yere doğru düştüğü konusuna yepyeni bir bakış açısı getirdi. biz üç boyutlu bir evrende yaşıyoruz. şu anda bulunduğumuz yeri tanımlarken üç koordinat kullansak da “şu anda” ifadesiyle bir koordinat daha belirliyoruz, yani zaman koordinatını. biz esasında üç değil dört boyutlu bir evrende yaşıyoruz ve bu evrende üç uzay boyutunun yanı sıra bir de zaman boyutu var. einstein ilk olarak zaman koordinatının da uzay koordinatlarına eşdeğer olduğunu gösterdi ve dört boyutlu evren için de uzay ve zaman kavramları yerine uzayzaman kavramını kullandı. yani uzayzaman dediğimizde içinde yaşadığımız dört boyutlu evreni kastediyoruz.

    einstein kütleçekiminin aslında uzayzamanın eğilmesinden ibaret olduğunu göstermiştir. cisimlerin kütlesi ne kadar fazla olursa uzayzamanı da o kadar fazla eğerler. yani bir nevi kütle çekimi sandığımız şeylerin uzay-zamanda olan bükülmeler olduğunu söylemiştir. einstein' a göre biz insanların dünya üzerinde yürüyebilmelerini sağlayan şey, yerin bizi çekmesi değil, uzaydaki bükülmelerin bizim üzerimizdeki dolaylı etkileridir.

    einstein’a göre ortamda hiçbir şey yokken düz bir şekli olan uzay, ortama madde dahil olduğu zaman eğilip bükülür.
    bu eğilip bükülmeler sayesinde kütleçekim kuvveti uzayda yol alabilmektedir. güneş’in büktüğü uzayda dünya kendi yörüngesinde; dünyanın büktüğü uzayda ise ay kendi yörüngesinde yol almaktadır.

    einstein’ın kuramı, büyük bir kütle yer değiştirdiğinde bu yer değişikliğinin kütleçekimsel dalgalar yayılmasıyla sonuçlanacağını gösterir.

    örneğin birbiri etrafında hızla dönen iki karadelik, çevrelerindeki uzayzamanda bir dalgalanma yaratır. bu dalgalanma da kütleçekimsel dalgalar halinde uzaya dağılır. karadeliklere ne kadar yakın olursak bu dalgaları o derece şiddetli hissederiz, ama uzaklaştıkça bu dalgaların evrende yarattığı etki gittikçe azalır.

    einsteinin bu kütle çekim formülü yakın zamana kadar teknolojinin yeteri kadar ilerlememesi nedeniyle kanıtlanamamıştı ta ki 2016 yılına kadar;

    abd bilim vakfı alman fizikçi albert einstein'ın kütle çekim teorisi'nde bahsettiği dalgaları tespit ettiklerini açıkladı. fizikçiler milyonlarca ışık yılı uzaklıkta iki kara deliğin çarpışmasının sesini duyduklarını ve kaydettiklerini duyurdu.

    abd'deki ligo çekim dalgaları gözlemevi astrofizikçileri*, gözlemleri sırasında birbiriyle çarpışan iki kara delik tespit etti. çarpışma sesinin kaydedildiği bildirildi. nobel ödülü alabileceği düşünülen keşifte alman araştırmacılar da yer aldı.

    max-planck enstitüsü çekim fiziği bölümü direktörü bruce allen, kara deliklerden alınan sinyalin çekim dalgalarının doğrudan varlığı konusunda hiçbir şüphe bırakmadığını bildirdi.

    bu keşifle birlikte uzayda çok büyük miktarda mevcut olan karanlık maddenin gözlenmesinin önü açıldı.

    kaynaklar:`:https://twitter.com/…im-dalgalari-kanitlandi-674571` `:http://bilimgenc.tubitak.gov.tr/…ecekimsel-dalgalar` `:http://www.bbc.com/…fedildi?ocid=socialflow_twitter`