*

şükela:  tümü | bugün
  • iki gökcisminden diğerinin uydusu olanın başka değişle diğer gök cisminin çevresinde dolananın yörünge periyodunun kendi etrafında dönüş periyoduna eşit olması sonucu oluşan durumdur. açıklamamıza örnek olarak dünya-ay ikilisini verebiliriz. ayın dünya etrafında 1 tam dönüşünü tamamlama süresi ile kendi etrafında 1 tam dönüşünü tamamlama süresi birbirine eşit olduğu için dünya ile ay arasında kütleçekim kilidi vardır denebilir. kütleçekim kilidinin pratik bir çıktısı ise şöyledir: kütleçekim kilidi yüzünden dünyadan aya bakan bir gözlemci ayın hep aynı yüzünü görürür. başka deyişle ay ve dünyanın hep aynı yüzleri birbirlerine bakar.
  • yalın ifadesi:

    bir gök cisminin kendi etrafında dönüş hızı ile, uydusu olduğu gezegen veya yıldızın çevresideki dönüş hızının eşit olması durumu. böyle olunca, gök cismi çevresinde döndüğü "daha büyük kütleli" cisme sürekli aynı yüzü bakacak şekilde dönüyor.

    olay şu;

    kütleçekim denen nane, uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. yani bir gezegene iki misli yaklaşırsanız, size etki eden kütleçekim dört kat artar. ne kadar yakınsanız, üzerinize etki eden kütleçekim kuvveti de bunun karesi oranında arttığına göre, misal 40 metre uzaklıkta 1 birim çekime maruz kalıyorsanız, 5 metre uzakta 64 birim çekime katlanmak durumundasınız.

    şimdi nasıl yapacaksınız bilmiyorum ama, kendinizi ay yerine koyun. karşınızda kocaman dünya var ve size hayvani bir çekim uyguluyor. siz bu çekim alanı içerisinde (niyeyse artık) dönmeye çalışıyorsunuz.

    fakat dünyanın çekimi o kadar büyük ki, dünyaya bakan tarafınıza uygulanan çekim, arka tarafınıza uygulanan çekimden belirgin bir şekilde fazla. böyle olunca, ön kısmınız hafifçe dünyaya doğru "bombe" yapıyor ve bu bombe, siz döndükçe tüm ekvatorunuz boyunca ilerliyor. yani, ekvatorunuz boyunca hareket eden bir "gel-git" yaşıyorsunuz.

    başta ne demiştik; kütleçekim uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. siz sabit bir hızla kendi çevrenizde dönmeye çalışıyorsunuz ama, ön kısmınızdaki çekim daha fazla olduğu için arka yüzünüz "görece" normal hızında dönmeye çalışırken, ön yüzünüz çekim kuvvetinin etkisi ile daha yavaş dönmeye çalışıyor. çünkü çapınız 3.500 km, dünyaya o kadar yakınsınız ki, dünya arka yüzünüze (atıyorum) 1 birim çekim uygularken, ön yüzünüze 1.5 birim çekim uyguluyor.

    bu durumda, ister istemez kendi çevrenizdeki dönüş hızınız yavaşlamaya başlıyor. bu yüzden, dünya çevresindeki dönüş hızınızı, yani momentumunuzu* yitirmemek için dünyadan uzaklaşmaya başlıyorsunuz. hem uzaklaşır, hem de dönüş hızınız yavaşlarken, bir süre sonra öyle bir noktaya geliyorsunuz ki, dünyanın çevresinde dönüş hızınız ile kendi çevrenizdeki dönüş hızınız eşitleniyor. bu eşitlik gerçekleştiğinde artık siz ile dünya arasındaki gel-git savaşı da sona eriyor. yani en azından beraberlik yakalanıyor...

    fakat, dünyaya hala çok yakın olduğunuz için yine de gezegene bakan yüzünüz ile arka yüzünüz arasındaki çekim kuvveti birbirinden farklı. dünya, ön yüzünüzü belirgin biçimde daha kuvvetli çekmeye devam ediyor. bu yüzden, bir daha asla kendi çevrenizde dünyanın çevresindeki dönüş hızınızdan daha hızlı (veya yavaş) dönmeniz mümkün olmuyor. çünkü dünya artık sizi ön yüzünüzden tutmuş, kavramış. görüldüğü gibi gerçekte pek bir beraberlik yok, dünya hala 1-0 önde.

    ne zamana kadar? dünyadan daha fazla uzaklaşana, yani ön ve arka yüzlerinize etki eden çekim kuvveti "büyük bir fark" yaratmayacak, mesela (yine atıyorum) arka yüzünüze 1, ön yüzünüze 1.01 birim çekim uygulayacak kadar uzağa gidene kadar bu çekim kilidine kapılmış halde kalıyorsunuz. sonrasında eğer vakit kaldıysa, gol veya goller atarak kupaya uzanmaya çalışabilirsiniz.
  • ay'ın karanlık yüzeyinde nasıl dünya'yı görme imkanınız yoksa, aydınlık yüzeyinde de dünya'yı bir gün başka ertesi gün başka yerde görme imkanınız yoktur. bunun nedeni olan kavram.

    (bkz: ay'ın aydınlık yüzü)
  • küçük cismin büyük etrafındaki yörünge periyodu ve kendi ekseninde dönme periyodu 1 olduğunda büyük tarafından bakınca küçüğün tek yüzünün karanlıkta/görünmez kalmasına yol açan durumdur. küçükten bakıldığında ise büyük gökyüzünde hep aynı yerde görünür ve büyüğün her bir yarı küresi belli zamanlarda görünür olur.

    1:1 oranında olmayan haller de görülür. merkür-güneş ikilisinde yörünge eksantrikliği sebebiyle 3:2 oranı vardır. yani merkür her iki dönüşünde (iki merkür yılında) 3 defa kendi etrafında döner (3 merkür günü).
  • fizik yasaları gereği kaçınılmaz olarak ulaşılan durum imiş. yani eninde sonunda, cisimler birbirlerini diğer cismin hep aynı yüzü kendilerine bakacak şekilde kilitliyorlar.

    bu konuda birkaç ilginç not:
    - sadece büyük cisim küçüğü değil, küçük de büyüğü kilitliyor. ama bu daha uzun zaman alıyor. yani ay yeterli zamanı olsa eninde sonunda dünyayı kilitleyecek ve dünyadaki bir gün bir aya eşit olacak.

    - aynı şekilde, eninde sonunda güneş de dünyayı kilitleyecek, dünyada bir gün bir yıla eşit olacak ve dünyanın bir tarafı hep gündüz, bir tarafı da hep gece olacakmış. ama güneş dünyaya çok uzak olduğu için güneşin dünyayı kilitlemesi, ayın kilitlemesinden çok daha fazla vakit alacakmış.

    şimdi sadede gelelim: ayın da, güneşin de dünyayı kilitlemeleri için yeterli zaman yokmuş. çünkü o vakte kadar güneş dünyadaki okyanusları fokur fokur kaynatarak kurutup (küresel ısınmadan değil, güneşin kendi içinde dönen hesaplardan ötürü, daha astronomik düzeyde bir ısınma bu), sonra kendisi de babayı alacakmış. allah sonumuzu hayır etsin.
  • sevgilinin yanında karşı cinsten birini fazla yakın görünce yaşanan durum. güvenli mesafeye uzaklaşıldığında cisimlerin bu etkileşimi de son bulur.