şükela:  tümü | bugün
  • evet arkadaşlar, bir takım söylemlere göre, ülkenin %99'u müslüman. fakat bu %99'un %99'u kuran'ı türkçe olarak hiç okumamış. neyi neden yaptığına dair hiçbir fikri yok. babaannesi öyle demiş, amcası öyle söylemiş falan filan.
    o halde ne yapıyoruz? kuran'ın türkçe okunmasını teşvik ediyoruz ki, allah'la arasına nihat hatipoğlu falan girmesin de ne yapacağını kendisi öğrensin ya da "yahu bu yazılanlar hiç mantıklı gelmedi bana" diyebilsin.
    yani savunduğu fikirler kendisinin olsun. villacı nihat'ın, cübbeli ahmet'in onun bunun cümlelerini kullanmasınlar.
    gündemdeki son(şimdilik) diyanet saçmalığından (bkz: diyanet'in 9 yaşındaki kız evlenebilir açıklaması) sonra çok yerinde bir kampanya bence.
    win-win.

    not: ekşi sözlük'te dini terimler sol frame'de gizlendiği için "türkçe kuran okuyoruz kampanyası" yerine bu şekilde başlık açmak zorunda kaldım.
  • ülkedeki ateist, en azından deist oranını 10'a katlayıp müslim sayısını hayli azaltacağından destek bulmayacak kampanya.
    zamanında yüce atatürk tarafından denenmisliği vardır.
  • tutmayacak kampanya bizim insanımız okumayı değil başkasının fikirlerine biat etmeyi sever. kendi fikrinin olması türk halkına ağır bir yük olarak gelir. mesele inançları bile olsa okuyup öğrenmeye, gerçeği araştırmaya, hakkında düşünmeye yetecek kapasite ayıramazlar.

    %99'u demişsin bence o sayı %75 olursa öpüp başımıza koyalım
    kuranı okuyan %10 yoktur anlayan belki %2 yoktur. kampanya işe yaramaz kimse okumaz, okusa da anlamaya uğraşmaz.
  • okuduğunu anlamda 64 ülke arasında 45. olan sevgili ülkemizde bir şeye yaramayacağını düşündüğüm kampanya.
  • kampanyaya katılmıyoruz çünkü ;
    diyanet meali: apaçık kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu arapça bir kur’an yaptık.

    (bkz: zuhruf suresi iki ve üçüncü ayet)

    edit: diyeceğim o ki; kuran arapçadır ve kuranda konuştuğu iddia edilen tanrı söylediklerinin muhatabının araplar olduğunu, diğer milletleri ilgilendirmediğini daha açık nasıl söyleyebilir?
  • ümit şimşek in yazdığı eserle katıldığım kampanya. yazar, meal kısmını olabildiğince türkçelestirmis işin daha güzel tarafı ayetlerin hangi olay üzerine indiğini sayfa alt bölümünde açıklamıştır. sadece çeviri değil bu anlamda ayetlerin yaşamdaki yerini de anlatmıştır. aferin ekşiciler arada güzelleşiyorsunuz.
    incelemek isteyenler için bu taraftan
    http://m.kitapyurdu.com/…uctdetail&product_id=72206

    edit: bi kaç söz söylemeye geldim. burada okursalar vazgeçerler falan diyenler olmuş, güldüm. hayır kendi okumadı. kendi okusa böyle kolay cümleler kurmaz. okumuş adam olur sonuçta fikre önem verir ama işiniz gücünüz yobazlık.
  • bu kampanyaya sonuna dek destek vereceğim. çünkü insanlar okuduklarında görecekler ki kendilerine "din bunu emrediyor" diye dayatılanların hepsi uydurma. bu uydurmaya alet olan her kim varsa da riyakardır. atalarınızın düştüğü hatalara düşmeyin bile denmiştir.
    yanacaksınız, taş olacaksınız ve tanrıya övgü kısımları çıkartıldığında, iyi bir öğreti kalmaktadır geriye, iyice okuyun. eleştire eleştire, düşüne düşüne okuyun, zira tanrının kulunun kıt aklından korkacak hali yok değil mi?
    sorun, yanıtlar arayın. bilginin süzgecinden geçirilmiş ve sapasağlam duran bir sevgi bulacaksınız.
  • -"yok yok böyle değildir o, yanlış çevirmişler."

    -"hmmm böyle şeyler mi yazıyormuş. olsun insan idrak edemiyordur"

    şeklinde tepkilere neden olabilecek kampanya.
  • bizzat kuran'ın desteklediği kampanya.

    sana da bu kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler. nahl suresi, 44

    kuran, anlaşılmaktan söz eder, tek bir ayette bile "beni arapça okuyun, hatim edin, sevap alırsınız" demez. yasin suresi 70. ayet kitabın diriler için olduğunu söyler. yani kuran dediğimiz kitap, öyle gizemli, bazı arapça cümleleri tekrarlayınca çok acayip doğaüstü olaylar olduran bir kitap değildir. bir kılavuzdur, hayatımızı nasıl yaşayacağımızı bize söyler. bir türk, arapça kuran okuyarak, hayatını allah'ın istediği şekilde nasıl sürdüreceğini elbette anlayamaz. emir ve yasakları uygulayabilmesi için anlayabilmesi gerekir, anlayabilmesi için ise fransızca, japonca veya arapça değil türkçe okuması gerekiyor.

    yani, camilerde gördüğünüz o 70'inden sonra kuran'ı hatmetme derdine düşmüş amcalar aslında hiçbir şey yapmıyorlar. farz edin ki japonca bilmiyor, japon alfabesini öğrenmiş ve japonca bir hikaye okuyor!

    kuran, seslendirelim diye değil hayatımıza uygulayalım diye yanımızda.

    ey insanlar! size rabbinizden apaçık, çok parlak ve güçlü bir kanıt gelmiştir. biz size, herşeyi açık seçik gösteren bir ışık gönderdik. nisa suresi, 174

    bu ayete göre kuran apaçık bir kitapmış, fakat arapça okursak hiçbir şey anlaşılmayan bir kitap olur. kuran'ın arapça olmasının sebebi arap topluma inmesidir.

    biz her peygamberi, ancak kendi toplumunun diliyle gönderdik ki, onlara iyice açıklasın. ibrahim suresi, 4

    arapça kutsal olsaydı, kuran'dan önceki kitapların da arapça inmesi gerekirdi, fakat muhatabı hiçbir şey anlamayacağı için kutsal kitaplar kendi toplumunun dili ile indi.

    biz onu akıl erdiresiniz diye arapça bir kur'an yaptık. zühruf suresi, 3

    akıl erdirmemiz isteniyor, ama sorun bakalım bu kuran seslendiren amcalar teyzeler hangi hükmünü öğrenmiş kuran'ın, neye akıl erdirmiş?

    müslümanlar, kuran'ı anladıkları dilde okumakla ve içindekilerini hayatlarına uygulamakla mükellefler. zaten böylesi zorlarına gittiği için, işlerine gelmediği için, 3 kulhü bir elhamla hayatlarını sürdürüp, açın kuran meali okuyun diyenlere düşman kesiliveriyorlar...
  • desteklediğimdir. şu an okumakta olduğum mahmut kısa'nın yazmış olduğu meali ( http://www.kitapyurdu.com/…&filter_name=mahmut kısa ) tavsiye edebilirim.