şükela:  tümü | bugün
  • ilginç bir hadisedir. tevrat'ı okumadım ama kuran ve incil, dünya ve insanın yaratılışını detayıyla anlatmasına rağmen arada kalan milyonlarca yılda dünyaya hakim olan devasa yaratıklara hiç değinmemiştir. fakat aynı kitaplar doğada bulunan bir çok canlı hakkında çeşitli bilgiler içerir bir çok din alimi de bunların bu kutsal kitaplarda yazmasını mucize olarak kabul eder fakat ben dinozorları açıklayanını görmedim henüz ortaya çıkan onlarca dinozor fosili olunca da "dinozorlar yoktur" da diyemiyorlar.
  • artık kurbanlık olarak kullanılmayacağından dolayı yoktur. bazen öküzü bile tutamayan on tane insanevlağdı koskoca dinozorun nasıl bağlasın kolunu bacağını, gözünü örtmesi için kumaş dayanmaz. hayatı yanlış anlamanın kaçınılmaz olduğu durumdur, kreş* ettirir, ettirmeyeni de vardır onları anlamak daha zordur.

    (bkz: dinozor eti)
  • ozellikle incil'de anlatildigi uzere dunya su anda sadece 6000 yillik oldugu icin gayet normaldir. bu yuzden hristiyan bagnazlar bulunan dinozor fosillerinin filan gercek olduguna inanmazlar hatta" onlari bulalim diye tanri oralara koydu" diyenleri bile bulunur.
    he bana sorulsa o kitaplari yazanlarin dinozorlardan haberi olmadiklarindan öturu derim tabi.
  • aksi acayip olurdu.
    bir kitap sunulacak başta ilgili kavmin dikkatine olmak üzere, yaratıcı tarafından gönderilidiği iddiasında, ancak burada o kavmin anlamadığı, onların haberi olmayan şeylerden bahsedilecek... acayip olurdu, amacına ters gibi zaten kutsal kitap konseptinin. ilk muhataplarının anlayıp anlam veremediği şeylerin kitapta bulunması onun anlaşılırlığı ve kabul edilebilirliğine mutlaka ters etki ederdi. örnek olarak kur'an'da deveden bahsedilir ama mesela kutup ayısından bahsedilmez. "velev ki" söz edilseydi, ilk muhatap araplar ne anlardı zaten koka kola içen beyaz hayvanlardan.
    tabi diğer taraftan kutsal kitap dediğimiz metinler zooloji veya biyoloji kitabı da değiller. dolayısıyla spesifik konularda tafsilatlı bir dökümün bulunmaması çok anlaşılır.
    aslında fazla söze ne hacet. inanıp inanmamak ayrı, sırf bu kitap da neyin nesiymiş diye okunsa bile başlıktaki sorunun cevabı hatta sorulmasına pek de gerek olmadığı rahatça keşfedilebilir.
  • (bkz: behemoth)
    (bkz: leviathan)
    (bkz: bar juchne)
  • fosil keşifleriyle birlikte bazı hıristiyan din adamları tarafından kendi kutsal kitaplarında bahsedildiği iddia edilen durumdur. nitekim dinozorlar dediğimiz canlı grubu bir panda, bir sinek kuşu ya da börtü böcek değildir. şuanda yer yüzünde yaşayan tüm canlılardan çok daha fazla bir süre yer yüzüne hakim olmuşlardır ve böyle bir durumda kutsal kitaplarda sayfalarca olmasa bile 1-2 cümle ile anlatılması gerektiğini düşünüyorum, tabii ki kutsal kitapların yerleri ve gökleri yaratan bir yaratıcı tarafından gönderildiği kabûlu ön şart.
  • bahsedilmeliydi ya da gerek yoktu yıllarca tartışılabilir konu. fakat kişisel düşüncem, dünya üzerinde yüzyıllarca hüküm sürmüş bu hayvanların, insanoğlunun uğrunda katliamlar yaptıgı petrol denen minarel yağın oluşmasında büyük önemi varken neden arıdan, karıncadan vs'den bahsedip dinazorlar hakkında bir kelam edilmemiştir garip doğrusu.

    ayrıca petrolün kur'an'da işaret edildiğini savunan ömer çelakıl'ın yazısından bir kesit de şudur;

    "petrol kelimesini oluşturan harfler tüm kuran'da baştan sona sadece iki yerde geçmektedir (harfler soldan sağa doğru ters diziliyor). bunlardan ilki 6:59 nolu ayettir ve bu ayette petrole işaret edercesine "yeraltının karanlıklarındaki" ifadesi kullanılmaktadır. yani petrolün yer altında olduğuna işaret edilmektedir.

    ayrıca bilimadamları petrolün oluşum kökenini hem hayvansal hem de bitkisel olarak açıklamaktadırlar. yani eski çağlardaki yeşil bitkilerin uzun bir zaman aralığından sonra petrole dönüştüğünü ifade etmektedirler. kuran'daki bir ayet de bununla örtüşmektedir: " (rabbin) yeşil otu çıkardı, sonra da onu kapkara(simsiyah) bir sel artığına(sıvıya) çevirdi..." (ala suresi 4,5)"

    edit: örnek, zorlanırsa belki dinazorlar hakkında da birşeyler bulunur diye verilmiştir. ömer naber?
  • yani, vahiy indirmek kolay bir olay değil tabii, her zaman devreleri yakma riski var, dolayısıyla boş lafla zaman kaybetmemişler, dinazorları geçip direk gerekli olan kısma gelmişler...