*

şükela:  tümü | bugün
  • charlemagne'in avrupa'nin buyuk bir kismindaki kavimleri yenerek 800 yilinda ilan ettigi imparatorluk. kendisinin 814'te olumunden sonraki payla$im kavgalari sonucu bolunerek yokoldu.
    kutsal roma-germen imparatorlugu dendigi de olur.
    yıllar sonra gelen edit: yok olmamış tamam, nedir yani allala.
    hayır nereden okudum da yazdım o bilgiyi acaba?
    (bkz: hafıza ı beşer nisyan ile maluldür)
  • bir çok prenslik ve kent devletten oluşan bu imparatorluk ilk büyük darbeyi 15. yüzyılda ortaya çıkan dini reform akımından almıştır. martin luther'den gazı alan bir takım (bir çok) protestan prenslik birleşerek o zamanin kutsal roma imparatoru v. charles'a dalmış (1546) ve yenmiştir (1555). bu savaş sonucu augsburg barisi yapilmis ve her ülkenin vatandaşına kendi dinini seçme hakkı tanınmıştır. uygulanmasında başarı sağlanamayan augsburg barisi, 17. yüzyılın başlarında protestan prenslikleri gaza getirmiş, "katolik" fransa, ingiltere ve hollandanin destegiyle birlesmelerine mahal vermistir, samuel huntington'ı göt etmek istercesine protestan prenslikleri destekleyen fransanın karşısında ise kutsal roma imparatorlugu, bavyera ve ispanyanin destegini almiş katolik alman devletleri vardı.
    1618-1648 yılları arasında yapılan otuz yıl savaşları protestan prensliklerinin galibiyetiyle bitince westphalia barisi yapildi kutsal roma imparatorlugunun bunyesinde bulunan alman devletlerinin bagimsiz siyasi birimler olmasini saglayan bu baris, imparatorlugun parçalanmış olduğunun resmi belgesi, konfirmasyonu niteliğindeydi.
  • reformasyon karsiti katoliklerin ortaya cikmasi ile (ispanya, avusturya ve papalik) son soluklanmalarini yasasa da, ozellikle brandenburg ve diger alman devletlerinin onlenemez yukelisi karsisinda dagilmak durumunda kalmistir.
  • roma imparatorluğu dağılıp parçalanmasından sonra roma imparatorluğu'nun hayaletiyle yaşamaya başlayan binbir parçaya bölünmüş batı ve orta avrupa'yı toparlayan charlemagne'nın kurduğu ve kalplerdeki roma imparatorluğu'nu yeniden canlandırmak ve o mesut günlere geri dönmek hayallerine en çok yaklaşıldığı devlettir. charlemagne'nın bölünmüş avrupa'yı tekrar tek çatı altında birleştirme idealine güçlü dayanak olarak roma'nın ve de elbette papa'nın da imparatorluk bünyesinde bulunmasını istemiştir ve imparatorluğun adını "roma" koyduğu yetmemiş gibi bir de yine bu bütünlükçü ideali güçlendirmek adının başına "kutsal"ı eklemiştir. imparatorluğun ne kadar kutsal olduğu, ne kadar gönüllerdeki eski roma imparatorluğu'nun şaşaalı günlerini geri getirdiği tartışılır ama yönetimin alplerin güneyinde olmadığı ve adındaki "roma"nın bir coğrafi konumu belirtmediği aşikardır. adamın ölümünden sonra ise batısının fransa krallığı olarak ayrılmasından sonra orta avrupa'yı(alman prenslikleri ve italyan kent devletleri) toparlayan, hükümranlığı süresince aslında vasalları üzerinde fazla da gücü olmayan ve zayıf bir birlik olmaktan öteye gidemeyen ve bünyesinde almanya'nın feodal ve italya'nın kent devletleri yapısını barındıragelmiş imparatorluk. genelde imparatoru alman, papası italyan olurdu. 1000 seneye yakın ömrünü fransa'yla didişerek geçirdi. bünyesine avusturya dahil değildir.
  • voltaire' ın deyişiyle: " ne kutsal, ne romalı, ne de imparatorluktu."
  • böyle bir imparatorluğundan haberdar olmayan üniversiteli kimseler ey ahali.

    söylemleri:
    "kutsal roma imparatorluğu, alman olur mu hiç. roma ikiye ayrıldı vs. vs."
    "sen almanlarla kafayı bozdun, kutsal roma imparatorluğu alman olur mu hiç"
    "kutsal roma imparatorluğu ayrı, kutsal roma-germen imparatorluğu ayrı"
    "roma imparatorluğu, kutsal roma imparatorluğuydu, ikiye bölünme olayı felan."

    cevabım:
    "sileyaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa" (bkz: slayer)

    kutsal roma imparatorluğunun varlığının ispatı: aşikar.
    (2 x 2=4, prove that. proof = evident )
  • acaba nereden kutsal oluyorsunuz diye zamanında sorulması gereken imparatorluk. kime göre kutsal?
  • --- ilber ortaylı mode on ---

    - efendim şimdi, her ne kadar server tanilli tutturmuşsa da: candide, candide diye, lakin filozoftansa günümüzde yaşasaydı daha çok köşe yazarı gibi payeyi kendisine yakıştırmaktan imtina etmeyeceğimiz voltaire söylemiş zamanında işte "ne kutsaldır ne romadır ne de imparatorluktur" diye.
    bizim ağzı açık ayran gönüllü frenk mukallidleri ve badembıyıklı 20. asır tarih vakanüvisleri pek tabii ki mümkün ve imkan dahilinde olabilecek; osmanlıyı, roma imparatorluğu'nun devamı saymaktan kendilerine halel geleceğini sandıklarından, şarlman'ın 800 yılında, sonraki binyıl boyunca kutsal roma germen imparatorluğu adıyla anılacak devlet kişiliğinde roma imparatorluğu'nu yeniden kurma iddiasına, hieronymus wolf'un ilk kez 1562 de kullandığı ve kendileri reddettikleri halde elan bizim tedrisatta bile bizanslılar diye bilinen gerçek romalıların: " barbar frenkler bu ünvana gayrimeşru bir şekilde zorbaca sahip çıkmak istiyorlar" dediklerini bilirlerdi.

    --- ilber ortaylı mode off ---

    rum, roma, helen, millet sistemi, osmalı imparatoluğu'nu ve onun özellikle balkanlı bir imparatorluk hatta bir türk-yunan imparatorluğu olduğunu yazarak; resmi tarihin ucubeliği konusunda bizimle aşık atabilecek yunanistan'da bugün öğretilen, osmanlı imparatorluğu döneminde gerçek helenlerin dağlarda 400 yıl boyunca özgürlük mücadelesi iddialarını boşa çıkarmış bir helenin yazdığı kitabın ismini verelim de bitirelim hem nalına hem mıhına entarimizi.
    dimitri kitsikis, türk-yunan imparatorluğu, iletişim yayınları.
  • charlemagneli halini pek bilmiyorum, o siralar daha cocuktum aklim fikrim kizlardaydi ama ozellikle westphalia barisindan sonra cok fantastik bir hale burunmus, topraklari kuculmesine ragmen guc bolunmus ve 300 kadar irili ufakli otonom iktidar merkezinden olusur hale gelmis. 300 soyle birseye benziyor: http://en.wikipedia.org/…holy_roman_empire_1648.svg

    (bu arada goruldugu gibi romadan oldukca uzaktalar, istanbula ayni mesafedeler neredeyse)

    bir kere ortada bir hanedan yok, secimle yani konsensusle gelmis zararsiz bir yonetim kurulu baskani var. prenslikler, kent-devletler, kralliklar, ordulari dahi olmayan mahalleler ve apartman katlari dahi siyaseten bagimsizlar. imparatorluk adina bir savas acabilmek, baris yapabilmek, ittifak kurabilmek veya bozabilmek, savas vergisi toplayabilmek icin hepsinden izin alinmak zorunda, herkesin bir suru sacma sapan konuda veto hakki var. inanc ozgurlugu lutherden beri 30 yil savaslarina kadar olan donemde az cok oturmus zaten, imparator karisamiyor.

    aslinda imparator hicbirseye karisamiyor; westphalia'dan sonra siyaseten reichstag yani imparatorluk parlamentosunun kararlarina tabi. isin komik yani reichstag da aslinda parlamento degil cunku benzer bir federal yapida gorulen hicbir overarching (sate hazirliyorum sizi) kurum veya otorite bulundurmuyor. onun yerine bir nevi toplanti salonu gibi ama o kadar cok ayri olusum oldugundan toplanti da olmuyor asirlarca. yine ayni cizgide kutsal roma imparatorlugunun kendi baris zamani ordusu * yok.

    kendi ordusu, calisan bir hukumeti, kanunlari uygulayacagi otoritesi olmayan bir merkezi iktidara imparatorluk denmez, federasyon da denmez. teknik olarak bu bir konfederasyondur ama konfederasyonda da uyelerin ebedi bagliliklari vardir, benim bildigim kadariyla kutsal roma imparatorlugunda uyelerin birlikten cikma hakki var.

    boyle anarsist bir olusum resmen ve westphaliadan sonra taa napoleon denen acgozlu cuceye kadar ayakta durabiliyor; o olmasaydi daha da dururdu cunku ortada yikilacak pek bir sey yok. yokolmamanin tek garantisi varolmamak olsa gerek.
  • osmanlı vakanüvisleri, yıkıldığı dönemdeki imparatoru francis'ten "nereden baksan 1-2 francis" şeklinde bahsederler.