şükela:  tümü | bugün
  • apaçık ortada olan gerçek. kütüphane denilen yerler, ölmüş-öldürülmüş ağaçların vücut parçalarının saklandığı binalardan ibarettir.

    birtakım entel ihtiyaçlar için okunulan sayfalar kim bilir hangi meşenin gövdesiydi, hangi kayısı ağacının meyve veren dalıydı... bu derece bir vicdansızlık ve benmerkezcilik de ancak homo sapiens‘lerde olurdu zaten. neden hayvanlar bir şeyler okuma içgüdüsü kazanacak şekilde evrimleşmiyorlar hiç düşünüldü mü? çünkü hiçbir ağaç sen das kapital okuyasın diye, sosyal medyada puslu kıtalar atlası‘ndan bölümler paylaşasın diye katledilmek zorunda değil. kütüphane kokusundan hoşlanan bireyler meseleye bir de bu açıdan baksın. yazıklar olsun be!
  • katıldığım ve bir arttırarak destek olduğum önermedir.

    vücutlarımız prokaryot ve ökaryot canlı katilidir aynı zamanda.
    o masum hücreler içimizde sindiriliyor falan sırf enerji üretebilelim, anabolizma yapabilelim diye. bak o uzaydaki kaya parçasına... efendi efendi süzülüp gidiyor. yıldıza yaklaşınca buz kütlesi eriyip kuyruklu yıldız oluşturuyor falan.
    ne kadar muazzam değil mi?
    insan ırkı işte çiğ süt emmiş derler ya..
  • bazı insanların döl israfı olduğu gerçeğinin yanında hiç bir şey olan oluştur, yolu yokuştur.
  • geçmiş dönemdeki kitaplar için söylemek ahmaklık.

    ancak yıl olmuş 2018, hala yeni çıkan kitapların basılması için kağıt israfı yapmak, ağaç kesmek de bir o kadar ahmaklık. günümüz teknolojisine karşı çıkıp "ama ben sayfalara dokunmadan kitaba bağlanamıyorum" romantikliğinden tiksiniyorum.

    aynı şeyi günümüz teknolojisinde gazeteler için de düşünüyorum...
  • asıl ahmaklık, kendimizi tamamen teknolojiye teslim etmektir. iletişim ve enerji altyapısı, savaşlardaki ilk hedeflerdir. aynı şey, büyük güneş patlamaları içinde geçerlidir. belki youtube'deki videolara bakarak, evinizdeki tesisatı düzeltebilirsiniz. ama elektrikler kesik ve iletişim sıfırken, ne yaparsınız. teknoloji ne kadar gelişirse, onsuz bir hayata o kadar savunmasız kalıyoruz.
  • ilginç bir bakış açısıdır. doğruluk payı var lakin kütüphanelerdeki romanların %90'ı dönüştürülmüş kağıttır. 1. kalite hamur değildir dolayısıyla bunlar için ağaç kesilmez, sizin defterlerinizin, ajandalarınızın kağıtlarının işlenmesiyle 2. kalite hamura basılır.

    eğer bu konuda çok duyarlı iseniz defter, ajanda, tuvalet kağıdı, peçete, notluk, post-it, kuşe kağıt, yemek kitaplarını almazsınız, belki ağaçların kesilmesi konusunda daha samimi olmayı ucundan ve kıyısından başarır, kitap okumamanıza kaynak olarak böyle spesifik argümanlarla insanları manipüle de etmezsiniz diye umuyorum.
  • bir ağaç kitaba dönüştürüldüğünde oksijen yaymayı bırakır. bilgi yaymaya başlar.
  • bu da veganlığın tersi galiba. beğenmedim. trolle puanım 3/10.