şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kıç üstü düşmenin bir ileri seviyesidir bu. başarmak için düşme anında refleks olarak kıçı arkaya verip bacakları zemin ile ikiz kenar üçgen oluşturacak şekilde hafiften açmak gerekir. pis acı çeker, doğduğu güne lanet eder insan bir 20 saniye civarı.
  • tehlikeli bir dusme seklidir ve vakit gecirmeden rontgen cektirmekte fayda vardir. dusme sonucunda bu son omur omurgadan ayrilabilir ve birkac ay sonra kireclenmenin yol actigi agrilar baslar. doktorun yapacagi sey, parmagini iceri sokarak omuru yerine takmaktir * ki; aylarca dogru durust oturulamaz.
  • nefes kesen olay. özellikle paten yaparken düşülürse tadından yenmez, zira insanın canının ne derece yanabileceği gerçeğini kanda artan adrenalin ile birlikte karıştırarak servis yapabilen bir olaydır.**
  • coccyx kırığı ile sonuçlanıp kırığı yerine oturtmak için parnaklandıktan sonra veya parnaklanmasanız da bir süre özel imal edilmiş ortası boş minderde, ki genelde can kurtaran simidi gibi turuncu oleyyolar, oturmayı gerektiren eylem. normal oturmak mümkün olmaz zaten. genelde topuğun basamağın en bi ucuna gelip kaymasıyla merdivenden kıç üstü zıplaya kaya düşerek ya da kanepeye koltuğa vb. otururken koordinatları yanlış hesaplama sonucu kendini yerde bulmayla gerçekleşir , ya da ipnenin biri siz sandalyeye otururken altınızdan sandalyeyi çekiverir.
  • 2002 aralık ayında başıma gelmiş olan bedbaht olay. 15 gun boyunca doktorun verdiği basur simidi ile dolaşmak zorunda kalmıştım, üstüne üstlük yeni çıkmaya başlamıştık, çok guzeldim evet ama her yere basur simidimi goturmek suretiyle utanctan kırmızı yanaklara sahiptim.
  • akabinde tam kuyruk sokumunda içi iltihap dolu bir ödem oluşmasına neden olan düşme şekli. o ödem bir türlü patlamayınca da bir süre soul asylum'un adı hatırlanamayan bir şarkısının klibinde sırtındaki şişliklerden en sonunda melek kanatları çıkan kız gibi hissetmek. (bkz: pollyanna) sonra da haliyle melek kanadı değil iltihap görmek.
  • lisedeyken bir basketbol maçı esnasında başıma gelen iğrenç olaydır. iki ay boyunca tahta sıralara oturamadığım için okula yastıkla gitmek zorunda kalıyordum. hatta bir derste acısına dayanamadığım için o tahta sıraya hiç çekinmeden uzanmış ve dersi öyle dinlemiştim. bir süre sonra hocalar da alıştı ve artık ya yatar pozisyonda ya da ayakta duruyordum. tedavi şekli pek hoş olmadığı için kendi haline bırakmak gerekiyor kemiği böylece de iyileşmesi uzun zaman alıyor, anıları hep komik oluyor.
  • yere eğilirken altında boşluk olduğunu sanan biri olarak eğildikten sonra altında kapaklı çöp kutusu olduğunu anlamak da bu gruba dahildir. doktora gittiğinizde durumu açıklayamazsınız. açıkladığınızda da ilk kez böyle bir düşme gördüm gibi tepkiler alabilirsiniz. sonra mr çekilecektir. çeken kişi gülümseyerek:
    - düştünüz mü?
    - evet.
    - yüksek bir yerden mi?
    - yok, olduğum yerden.
    -yere mi?
    - yok, çöp kutusuna oturdum da.
    -...

    barda oturmak bir işkence haline gelir. doktordan gelen öneri ise manuel şekilde kemiği yerine oturtmaktır. daha tıbbi bir yolu olacağını sandığım bu aktivite elbette hiç eğlenceli görünmüyor. internetten nasıl yaptıklarına dair yaptığım araştırma sonucu edindiğim bilgi:
    "eskiden ebelerin kullandığı kuyruk sokumu oturtma tedavisi"