şükela:  tümü | bugün
  • altının onsunun 2000 doları geçtiği piyasada perakende satış yapan kuyumcular altın satamamaktan şikayetçi ne düğünlerde ne sünnette nede özel günlerde kimse altın almıyor vitrinlerde ki altınlar boş boş bekliyor diye şikayetçiler.
  • adamların elindeki mallar müthiş değer kazandı. onlar iflas etmekten değil, olsa olsa daha da zengin olamamaktan şikayetçilerdir.
  • vitrindeki altınları durduğu yerde değer kazandığı için mümkün olmayacak ihtimal. evet kuyumcular gün/ay/yıl sonunda kar zararlarını gram altın üstünden hesaplarlar. bu açıdan bakınca kar edemiyor olabilirler, doğrudur; ama sattığı malı doğrudan dünyanın her yerinde nakit para olan bir tüccara elinde mal varken iflas etti denemez.
  • muteahitlere kulce kulce altin sattilar, daha ne agliyor bunlar.
  • gram altında makas 22 tl, 22 ayar bilezikte ise gram başına 55 tl.
    kuyumcu gram altın satarken ya bozdurmaya gelenlerden aldığı altınları satar ya da o an toptancıdan alıp sana verir. durum böyleyken sadece bir değişim işlemi için %5 komisyon alan kuyumcu neden batsın? bu mecrada bir tek kuyumculara duyar kasmamıştık. o da oldu.
  • kuyumcunun elindeki malların hepsi kuyumcunun kendi malı olmuyor bildiğim kadarıyla.

    şöyle ki, toptancı belli bir miktar altını getirip bırakıyor. kuyumcu da bunun karşılığında malları satarak toptancıya olan borcunu ödüyor. ha sen dersen ki teslim alırken ben tüm borcu kapatır yoluma bakarım, bunu yapacaksan zaten ticaretten ziyade memurluğa yönel bi zahmet. yol yakınken dönmüş olursun.

    ayrıca ekşi herbokolog timi bunu beğendi.

    edit: adamlar, altın alıp altın satarak para kazanıyor. satamayan adam haliyle para da kazanamayacağından, para kazanamayınca borçlarını ödeyemeyeceğinden ve son kertede herkes gibi kuyumcuların da günü geçirmek adına masrafları olduğundan gayet makul bir olaydır. siz her işten anlayanların sözlerine çok da kulak asmayın.

    edit 2: güzel güzel açıklayayım demiştim ama evet kindara laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan daha zor. bu yüzden ortadoğulu olmaya mahkumuz işte. okuma özürlü bir toplumuz. kuyumcuya nefret, doktora nefret, avukata nefret, esnafa nefret... bu gidişle, bu sevgisizlikle bugünleri mumla arayacağız.
  • aklıma kemal sunal'ın (bkz: tokatçı) filmini getirmiştir. kuyumcular yakında çaresizlikten zannedersem camekandan altınlara bakma parası alabilirler.
  • altının artması sanılanın aksine kuyumcuların işine gelmez. kuyumcuların borçları da altın üzerindendir ve onlar da değer kazanır. o yüzden altının ve doların ucuz olması ve bunlara bağlı olarak işin/satışın çoğalması bütün kuyumcuların işine gelir.

    ha borçsuz kuyumcunun malı değer kazanır mı ? evet kağıt üstünde kazanır ancak vitrindeki mallar işcilikli olduğu için ve vitrindeki malı azaltmak işlerini kötü yönde etkileyeceği için yine bir kazancı yoktur.

    bu tarz konularda kuyumcu olmanın 1 (bir) tane avantajı var o da her türlü afet, siyasi ve ekonomik sıkıntıda bütün malını bir valize koyup gidebilecek olmaktır. altın her yerde altın.
  • ben kuyumcu olsam su an zil takip oynuyordum
  • patron çıldırdı, maliyetine satışlar vb. kampanya yapsınlar o zaman...