şükela:  tümü | bugün
  • gördüğüm en samimi ve içten insanların yaşadığı şirin ve sakin semt.
    bir kaç hafta kadar önce arkadaşlarla gittiğimizde, duvarlara ve ağaçlara yapıştırılmış dünyanın en tatlı doğum günü çağrısıyla karşılaştık.
    bütün kuzguncuk halkı davetlidir yazıyordu. not olarak da eliniz boş gelmeyin demişler.
    belirtilen tarihi not edip gittik ve sahil tarafında asılmış kocaman bir pankart ve balonlarla karşılaştık. eliniz boş gelmeyin uyarısını dikkate alıp cheesecake' e diktiğimiz maytaplarla daldık olay yerine. doğum günü insanıyla tokalaştık ki, bir kuzguncuk halkı olmadığımız halde kimsiniz nesiniz demediler. kucaklaşıp nice senelere diledik.
    şimdi soruyorum, dünyanın neresinde zihinsel engelli bir vatandaşı için doğum günü hazırlayan insanlarla karşılaşabiliriz?
  • 73 ülke, 7 kıta, mars ve venüs dahil beş gezegen gezdim bu kadar anlayışlı insanların biraraya geldiği bir semt daha görmedim.

    şu an saat 03:12

    komşularım akşam dokuzdan beri herhangi bir barda bile işitme sorunu yaratabilecek seviyede müzik çalarak bahçede çamur güreşi yapıyor ve halen şikayet eden olmadı.

    başka bir yerde sanırım onuncu dakikada özel tim, swat, paraşütlü birlikler artık ne varsa kapılarına dayanır içerde canlı kalmayana kadar kurşun sıkarlardı eve.

    smooke on the water çalıyorlar mesela şu an.
    yıkılıyor ortalık.

    cansın kuzguncuk.
  • bu akşam saat 22 civarında evsiz bir bayanın ölümüne şahitlik etmiştir. kimliği dahi belli olmayan 40-45 yaşlarındaki bir kadın, bir parkın deniz kenarında cansız olarak bulundu. oradaydım. olay yerine gelen polisler gençti ve muhtemelen ilk defa ex vakasıyla karşılaşıyorlardı.
    olay yeri inceleme gelene kadar pek ex'in etrafında duramadılar zaten. itfaiye olarak emniyet şeridini aldık o esnada...
    112 geldi ama artık çok geçti. kadını sudan çıkardığımızda zaten soğuktu vücudu. onlar da tüm müdahalelerine rağmen geri döndüremediler.
    sonra beklemeye başladık olay yeri inceleme ve savcı gelsin diye.
    tabi hepsi geldi. incelemeler sürerken çuvalla haberci de oradaydı. hatta bir tanesi bana "birader az çekilsene kenara kadınla köprüyü aynı kareye alcam" dedi de tersledim adamı.
    öte yandan kurtlar vadisini yarım bırakıp gelmiş meraklı liseli delikanlı gurubu geldi. izlemeye yorum yapmaya başladılar. aralarından bir tanesi "oluuum seni cesedin yanına yatırayım da resmini çekeyim feysbuka koyarsın" bile dedi ve akabinde bir arkadaşını arayarak "oluum gel lan ceset var bak çok komik" dediğinde dayanamadım. sesim yükseldi "olum mal mısın lan yürü git başka yerde konuş" diye bağırınca şaşırdı. o sırada polislerden biri gencin yanına gitti de genç polise bile diklendi...
    ne kadar basitti sanki herşey...
    kuzguncuklu halk birer ikişer geldi, belki tanırız diye baktılar ama kimliği tespit edemediler.
    polis kadının gömlek cebinden 20 lira para çıkardı, onu da zarfladı.
    kimbilir kim verdi, belki de kalan son parasıydı.
    bir isimsiz daha boğazın serin sularında hayatını kaybetti. istanbul'un en güzel semtlerinden birinin parkının hemen kıyısında...
    torbanın fermuarı kapanıp ambulansa taşınınca her şey bitmişti...
    300m ilerden manevra yapıp döndüğümüzde ise olay yerinde kimse kalmamış, o park yine eski sessizliğine geri dönmüştü.
  • ekmek almak için evden çıksanız, üç dizide "arkadan geçen adam" olarak rol almanıza neden olan nahiye. gerçek anlamda simetriye sahip yapısıyla her daim insana huzur veren semt.
  • üsküdar'da bindiğiniz minibüsün şöförüne başka bir yolcu "kuzguncuk" diye para uzatırsa, döner bir bakarsınız kim olduğuna, evinizi kiminle paylaştığınıza. böyle bir yerdir kuzguncuk.
  • starbucks veya benzeri zincirlerin herhangi bir subesi olmayan muhtesem mekan.
  • cok guzel evlere fakat gereginden fazla i$lek caddeye sahip semt.. uskudar sahilden kar$iya gecerken her daim gecilen yer.. (bkz: arabada detay)
  • nazım hikmet şiiri:

    beykoz`da oturmalı
    beykoz`da çalışan adam.
    fakat kuzguncuk şirin yerdir
    ve gayet nefis yapar gül reçelini
    pansiyoncu madam
    ve kızı raşel...
    aynada bir kartpostal :
    bir manzara nis şehrinden.
    iskemle, karyola, konsol... v denize nazırdı pencereleri...
    güneşte tavana suların ışıltısı vurur,
    karanlık şilepler geçerdi geceleri
    insanı olduğu yerde
    eli böğründe bırakarak...
    selim`in odası havadardı.
    kırmızı yazmalar kururdu yandaki boş arsada.
    sağda cevdet paşa yalısı.
    yalıda bir tavus kuşu
    bir de mebrure hanım vardı.
    mebrure hanım
    tafta entariler giyerdi.
    çok ihtiyardı
    ve mavi gözleri kördü.
    tentene işlerdi mebrure hanım.
    uyanır bir beyaz güle başlar,
    uyurken dağıtırdı gülünü...
    merhum cevdet paşa yalısında
    mebrure hanımı unutmuşlardı...
    beykoz`da oturmalı
    beykoz`da çalışan adam.
    fakat kuzguncuk şirin yerdir
    ve kırmızı yazmalar kuruyan boş arsadan
    dünyayı zapta gidecek olan
    pulsuz balıklar gibi çıplak çocukların
    her akşam dinlerdi çığlıklarını selim...
  • her köşe başında, arabaların üzerlerinde kedi bulunan yer. ellerim kedi kedi oluyor, gözlerim deniz deniz.
  • geçmişte gayrımüslim nüfusunun müslüman nüfustan fazla olduğu bir semttir. "çengelköyün zerzevatı, beylerbeyinin zevatı, kuzguncuğun haşeratı meşhurdur" diye bir laf vardır, haşerat kelimesiyle gayrimüslim nüfus kastedilir. caminin inşa ettiği arsa ermeni kilisesi tarafından verilmiştir oysa... biri ermeni, biri rum kilisesi olmak üzere iki kilise, bir havra ve bir camisi vardır. son yıllarda "bağımsız inebolu cumhuriyeti" adını alabilir ve ayrıca gerçek haşerat sayısı çok artmış o güzelim semt it kopuk dolmuştur.