şükela:  tümü | bugün
  • - her katta en az üç tane manyak bulunur, bu manyaklar doğaüstü sesler çıkarma potansiyeline sahiptirler.

    - yurt deposundan yastık alınırken yastığın yüzündeki sarılığın en az olanı tercih edilir.

    - ilk defa tuvalet görmüş adamla aynı masada yemek yiyeceksin, unutma.

    - gecenin 3'ü 4'ü de olsa o mıymıntı bulduğun tipteki herifler kız ayarlamış, saatlerdir telefonda konuşuyorlardır.

    - özel hayata saygı bekleme, özel hayat diye bir şey yokturdur.

    - daha çok 'istisnalar hariç' kalbur altı insanlardan oluşur yurtta kalanlar, sana pek bir şey katacak insanı zor bulursun.

    - gülmek veya eğlenmek için o kadar çok malzeme vardır ki, mizah yeteneğin ölçüsünde ortaya bir şeyler çıkarabilirsin.

    - hayatının 8 yılını bu tarz yurtlarda geçirmiş, yüzlerce insan tanımış, çok zekisinden çok dandik adamlarına kadar birçoğuyla aynı ortamı paylaşmış, tahammül sınırlarını genişletmiş biri olarak son olarak şunu söyleyeyim; acınızı, nefretinizi, başarınızı, sırrınızı pazar malı gibi ortaya saçmayın.
  • her sınav haftası kızın biri sevgilisinden ayrılır. siz ders çalışırken o koridorda cinnet geçirir...
  • en iyi arkadaşıyla odaya çıkıp sene sonu öldürmek istemeyen görmedim.
  • saat gece 12 veya 2 aralığında güldür güldür veya çok güzel hareketler bunlar 2 programlarını izleyip o iğrenç kahkahasını atan empati yoksunu salak orospu evlatları sizin de oda arkadaşınız olabilir.şansınıza kalmış artık.
  • chip dergisini görünce "sen chp propagandası mı yapıyorsun" diyen kendini yurt reisi* ilan etmiş kişilerin kaldığı yerlerdi.*
  • bireysel alan ihtiyacı hisseden bir insansanız asla kykya kaydolmayın.

    ucuz olduğu için çocukluğunda yeterli beslenmeyen insanlarla doludur. dolayısıyla zeka seviyesi, kişisel temziliği, sosyal becerisi düşük insanlarla karşılaşacaksınız.

    siz de onlardan değilseniz uzak durun.
  • ilk entry doğru demiş çok haklı buldum. iyi insanlarla karşılaşmanız dileğiyle.

    9 katlı yurdun 8.katında kalıyordum. asansör bozulduğunda eşek gibi çıkacaksınız. kyk'da herkes kendini fazlasıyla düşünür. iyilik yapmaya çalışmayın kimseye. sizin zor gününüzde soran olmaz çünkü. kendi başınızın çaresine bakacaksınız. bölümden aynı kişiyle aynı odada kalmanız da tavsiye olunmaz. gereksiz samimiyet oluşur. hakkınızda her şeyi söyleyebileceğini sanır. ufak tavsiyeler.
  • tek anlamadığım tamam devlet olarak bir kıyak yapıyorsun uygun fiyata konaklama, yemek veriyorsun ama hangi saatte girip çıkmamıza karışmak nedir zaten izin alıp sorgulamadan bilmem ne teyzede kalabilmek için bile yalan söyleyip torpil bulduruyorsunuz o yaşta tüm sisteme inancımız çöküyor.
  • her türlü insanla muhatap olacağınız acı bir kyk gerçeği.

    ilk yıl tam devlet yurdunda kaldım, bu yurtta her katta duşlar 20 kabin yan yana ortak şekilde. yeni odama girdiğimde 3 ayı oda arkadaşım spordan gelmiş ve duşa geçiyordu. ben de yoldan geldiğim için eşyalarımı hızlıca koyup onlardan sonra duşa geçtim, onlar kabinlere benden önde girdiği için benim geldiğimi görmediler. duştayken bu üç ayı arkadaş birden benim hakkımda konuşmaya başladı.

    saç kurutma makinemi ve ütümü görmüşler, bu onlar için büyük bir avantajdı. bir sürü tişörtüm vardı, bunları nasıl yürüteceklerinin planını yaptılar. şampuanımı, sabunumu, diğer eşyalarımı.. üstelik birisi, memlekete giderken valizimin birisini ödünç(?) alma planı dahi yaptı. beni nasıl kekleyeceklerini birbirlerine anlatıp güldüler, sonra da çıkıp gittiler. tabii ki hiçbir şeyimi vermedim, o günden sonra dolabıma iki kilit taktım.

    özellikle baş ayıdan çok çektim, ayı diyorum ama lafın gelişi değil, bu ayı arkadaş çıplak yatardı. evet, üç erkeğin daha bulunduğu odada çıplak uyumayı çok severdi ve sürekli ter kokardı. gecenin bir yarısı kulaklık takmadan telefondan film izleyip kahkahalar atardı, uyardığımda ise ben böyle seviyorum ne yapabilirim, derdi. yine gecenin bir yarısı odada cips yerdi, her taraf kokardı. diğer ayı ise sürekli bel altı muhabbet yapardı. üçüncü ayı ise bunlara uyardı. gece uyumaz gündüz kalkmazlardı. çok tartıştım hepsiyle, öyle böyle değil, sonunda bu odaya tahammül sınırım üç hafta oldu, oradan asıl kaçtığımı hatırlamıyorum bile.
  • "bir kaç ay kalayım da ev arkadaşı bulurum" diye kalmaya başlayıp "lan iyiymiş burası" diyerek neredeyse dört sene boyunca kaldığım yer. neredeyse dört sene diyorum çünkü bir ara arkadaşların gazıyla eve çıktım, sonra yemeğidir, bulaşıcıdır, temizlik sırası kimde kavgasıdır, faturasıdır derken pişman olup geri döndüm. zaten bir süre sonra demirbaşı oldum odanın amk, yemekhanede çalışan elemanından tut, güvenlikçisibe kadar, temizlikçisinden müdürüne kadar hepsiyle tanıdık oldum. biraz da yırtık ve gerektiğinde saldırgan bir tip olduğum için ezmeye kalkan da olmadı. yalnızca siyasi oluşumlara karşı mesafenizi iyi koruyun. ne katılın ne de dalaşın. onun dışında sorun yok

    elbette yerden yere fark vardır ama yukarıdaki entryleri yunanlılar okusa "türkler amma pembe götlüymüş" diyerek yarın işgale kalkışır lan.

hesabın var mı? giriş yap