şükela:  tümü | bugün
  • her sinema sever ve özellikle sinema ile ilgili bir meslek edinmek isteyen ergenlerin okuması gereken kitaptır. 1973 yılında şili'deki darbe sonucu ülkesinden kaçan ama ülkesinin yaşadığı bu kötü dönemi dünyaya gösterebilmek ve durdurabilmek adına, en iyi bildiği şey olan, yani film çekmek için sahte bir pasaportla, başka bir ülkenin vatandaşı gibi ülkesine geri dönüp özgürlüğünü tehlikeye atan bir yönetmenin öyküsüdür. vatan hasreti ve sinema aşkı çok güzel anlatılmıştır.
  • miguel littin'in hayatının bir bölümünün anlatıldığı enfes kitap. çok heyecanlı ve bir günde bitirilebilecek bir 150 sayfa. latin amerika'ya dair çok fazla şey var içinde.
  • bütün edebiyat dünyasını karşıma almak istemem, içinde muhakkak nefis şeyler vardır ama şili sahillerinde oturup bir bira içmek gibi olmaz yani. sinemasever ergenlere dostane bir uyarı.
  • dünyayı gezmek istemeyen insan yok zaten (herhalde, var mı lan?) keşke bir adet tardis'imiz olsa da zamanda ve mekanda "anywhere, everywhere" dolaşsak, eyvallah.

    bu (okumadığım) kitap da (ve sinema da sık sık) tardis'i olmayanlar için doctor who dizisini izlemenin yaptığı şeyi yapıyor muhtemelen: şili'ye dört bin liralık uçak bileti alamayanlar için bir pencere açıyor. sanki dört bin liram vardı da hepsini güney amerika üzerine kitaplara yatırdım gidip oraları görmek yerine.
  • pinochet döneminin diktatoryasını öyküleyici bir dille sıkmadan anlatan muazzam bir kitap.
  • "eğitmenlerim sakalımı azar azar kırptılar, her seferinde de görünüşüm ve kişiliğim üzerinde nasıl bir etki olduğunu gözlediler, sonunda sakalımın tamamı kesildi."

    "böyle giderse, yeni bir 11 eylül olur," diye tehdit ediyordu pinochet, 1973 yılında, ekonomi karmaşa içindeyken salvador allende'yi devirdiği güne alaycı bir dokundurmada bulunarak."

    ne dokundurma, ne alaycılıkmış ama...

    "yeraltı direniş örgütlerinin koruması altındaki littin, ülkeyi baştan başa dolaştı, bu arada avrupa'dan gelen üç film ekibini (bunlar şili'ye çeşitli filmler çekmek üzere yasal yoldan girmişlerdi), ayrıca şilili genç direnişçilerden oluşan altı değişik film ekibin de yönetti. bu ekipler başkan pinochet'nin özel çalışma odasında bile çekim yaptılar."

    hem miguel littin'in hayat tasarlaması, senaryosu olağanüstü güzel, ironik; hem marquez!in anlatısı tüm diğer kitaplarından sıyrılıyor, dolu dolu, içine çekici, sahiciliğiyle kavrayıcı, düşündürüp hesaplaştırmasını saymıyorum. bir çağrışım daha, marquez ve miguel littin salvador allende ve pablo neruda'yı şili'nin asla ölmeyen ölüleri olarak tanımlarken antonio skarmeta'nın ateşli sabır'ını, dolayısıyla ıl postino'yu akla getiriyor, yakın düşüyor.

    gabriel garcia marquez'in şili'de gizlice kitabını okurken, hep olduğu gibi gene çok büyülü ve görsel, araştırmaya, meraklanmaya kışkırtan tarzda yazdığını, arkasında araştırılacak koca alan(lar) bulunduğunu fark ediyorum. örneğin kitabın kahramanı miguel littin sinemacı, sinema yöneticisi, bir sürü filmi var. bu şili'de gizlice kitabında anlatılan filmi de mevcut youtube'da galiba. ayrıca daha kitabın ilk beşte biri sırasında alejo carpentier diye bir latin amerika yurtseveri çıktı. onun ise müzik ve edebiyat tarafı var.

    yeni teknoloji bir yandan dünyayı karatıyor, bir yandan aşırı ışıkla gözümüzü kamaştırıyor. hasılı, uygun zaman ve zeminde yapacak hep bir şeyler var, olanaklı, göze ve ruha uygun adaptörler/uyumlandırıcılar takılarak.

    başka alıntılar: "asıl yeteneğinin silahlı mücadele, suikastlar ve cüretli eylemlere girişmek yönünde olduğunu yetmiş yaşında keşfetmişti."

    "allende'nin kampanyası başlayıp kazanabileceği anlaşılınca büyük bir değişiklik olmuştu. onun kazandığı zafer ülkeyi bir gecede tümüyle değiştirmişti. sokaklarda şarkı söylüyor, duvarlara resim yapıyor, tiyatro gösterileri düzenliyor, açık havada filmler gösteriyorduk; bir araya gelip hep birlikte dönüp duruyor, sevincimizi dışa vuruyorduk."

    "(...) ne var ki giriş bir kalasla kapatılmış, üzerinde de mezar taşlarındaki yazılar gibi, "sonsuza kadar kapalıdır" yazan bir levha asılmıştı."

    "filmcilik işinde olan herkes, kendini kaptırmış bir kameramanı zaptetmenin ya da onu yönetmenin olanaksız olduğunu bilir."

    [allende o kadar çok seçime girmişti ki, mezar taşında şöyle yazılacağını söylerdi kendisi: "burada şili'nin gelecekteki başkanı salvador allende yatıyor." (...)
    politika sanatı konusundaki neredeyse hayvansı içgüdüsü, kendisini destekleyenler arasında bile karşıt duygular uyandırmıştı.(...)
    "bu hükümet bok gibi, ama yine de benim hükümetim." allende ayağa kalktı, alkışladı, gidip adamın elini sıktı.]
  • diğer marquez kitaplarının yanında belgesel kalan, kendisinden en az izler taşıyan bir kitabı. gerçek bir olayı üzerine yaptığı roportajlar sonrasında kağıda döken marquez yine de gerçek bir olayı anlatırken de şov yapabildiğini göstermiş.
    olay işe şili ve dönemin (70-80) şili siyaseti üzerine. o dönem şili'den kaçmak zorunda kalmış bir yönetmenin gizlice şili'ye girerek şili'nin durumunu filme almak istemesini ve bu macerayı anlatıyor. sürükleyici ve öğretici.
  • bizden binlerce kilometre uzakta adeta bizim ülkemizi anlatan nefis bir anı romanı. gabriel garcia marquez'in büyülü gerçekliğinden en uzak olduğu kitabı.
  • marguez'in cok bilinmeyen kitaplarindandir, lakin şahanedir. miguel littin'in askeri darbeden 12 yil sonra gizlice fakat buyuk bir ekip ve hazirlik ile girdigi ulkesindeki askeri yonetimin yarattigi tum olumsuzluklari gostermek amacli super bi macera ile cektigi otuz bin kusur metrelik filmin, 600 kusur sayfalik seneryosunun ve roportajinin kitaplastirilmasidir.

    darbelerin cokca yasandigi bir ulkenin vatandasi olarak ayna vazifesi goren zevkle okunacak kitaptir. ayriyeten littin'in yonetmenligini, sahne ve aci kurgularini vs sinemayla profesyonel olarak ilgilenenler, farkli bakisla kitabi algilayabilir.

    kitapla birlikte, marquezin bildiginiz muhtesem dili yaninda littinin anlatimini da cok seversiniz, esprili ve orjinal kisiliginden haz duyarsiniz, ayrica icinizde inanilmaz derecede latin amerikayi, şiliyi gorme arzusu uyanir, neruda'nin kara adasina gitmek (ısla negra), "generallar: ask asla olmez , "allende ile neruda yasiyor"a hak verip karanin sallantisina eslik etmek istersiniz, gidenin surgunlugu kadar kalanin surgunlugunu de gorursunuz.

    neruda`nin dedigi gibi

    "ulkemde yenilgiye ugrayan kara kaptan, gururlu kanatlarin son dalganin, olum dalgasinin ustunde suzulsun."
  • miguel littin ile gabriel garcia marquez arasında gerçekleştirilen ve yaklaşık 600 sayfaya yayılan, marquez tarafından derlenerek kitaplaştırılan anlatı. derlenmiş hali ile kabaca 150 sayfa olan bu kitapta şilili sürgün sinemacı littin'in ülkesine kılık değiştirerek dönüşü ve çekimler boyunca gerek yaşadıkları gerekse de augusto pinochet diktasının yarattığı sosyal dönüşüm üzerine gözlemleri yer almakta.

    littin'in 1985 dolaylarında yaşadığı serüven oldukça sürükleyici. kitap başlandıktan sonra bitene dek kendisini unutturmuyor. bundan fazlası ise bir halkın 12 sene içerisinde nasıl bir dönüşüme uğradığını yansıtıyor olması. şu pek meşhur kurbağa yavaş yavaş ısıtılırken birisinin uzun bir süre sonra aradaki farka şahit olması gibi littin de sürgünde geçirdiği on iki yılın ardından belki birçoklarına normal gelebilecek süreçlere aniden şahit olarak politikanın toplum hayatındaki ağırlığını deşifre ediyor.

    1973 darbesi ile salvador allende'yi devirerek iktidara gelen pinochet şili'yi dünya üzerinde neoliberal politikaların uygulama laboratuvarı haline getirdi. bilhassa yoğun özelleştirmeler ve yabancı sermaye girişi ile hızlı bir büyüme gerçekleştirildiği düşünülen şili'ye chicago boys olarak anılan iktisatçı grubu pek uzun zaman geçmeden tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birisini hediye etmiştir. bu sırada ise işsizlik fırlamış, ekonomi haliyle küçülmüştür.

    eseri okumadan evvel kısaca şili'nin allende ve pinochet dönemlerine bakmakta fayda var. eserin anlatıcısı bizzat darbenin sonucunda sürgüne gitmiş, ülkesine de darbenin sonuçlarını kaydetmek adına geri dönmüştür. anlatı sahibi littin zaman zaman gerek siyasi gerek ekonomik meseleler hakkında kısa açıklamalarda da bulunmuş.

    littin şili tarihinde önemli yer tutan allende'ye hakkını vermekle beraber hem pablo neruda'nın adını yüceltmiş hem de onurlu mücadele veren yurttaşlarının hatıralarını hikayesi içerisinde paylaşmıştır.

    kitapta dikkat çeken pek çok nokta var ancak birkaç tespiti meraklı okurlara sunmadan entariyi bitirmeyelim.

    "insanı dinlenmeye ve sohbete çağıran banklara, pırıl pırıl ışıklara ve düzenli tarhlardaki bakımlı çiçeklere karşın alttan alta acımasız bir gerçek kendini belli ediyordu. insanlar yalnızca sokak köşelerinde durup konuşuyordu, ama diktatörlüğün her yere uzanan kulaklarının duyamayacağı kadar alçak bir sesle."

    "eskiye göre çok daha hızlı yürüyorlar, çevrelerinde olup bitenle pek ilgilenmiyorlardı. şilililer konuşurken epey el kol hareketi yaparlar, sürgünde yaşayanlar hala öyledir."

    "mapocho ırmağı'nın kıyılarındaki halk pazarlarında şöyle bir dolaşırsanız ziyan edilen 19 milyar doların toplum yaşamında yol açtığı sonuçların acı gerçeğini gözlerinizle görürsünüz. ekonomik mucize, üç beş zengini çok daha zengin, geri kalan şililileri de çok daha yoksul hale getirdi."

    can yayınları tarafından şili'de gizlice miguel littin'in serüveni adıyla ilknur özdemir çevirisi ile basılmıştır.