şükela:  tümü | bugün
  • puccininin en ünlü eserlerinden ve bir royal opera house prodüksiyonu olan la boheme operası(!) 18-20-22 ve 24 ocak'da zorlu center'da sahne alacak. korosu ise amatör bir grup olan boğaziçi caz korosu olacak. operayı bir dinleyici olarak takip eden ve söylemek kısmıyla uzaktan yakınsan alakası olmayan beni bile rahatsız eden durumdur ki iyi bir dinleyici bilir korolarin kendine has bir tınısı vardır ve bir operacının türk müziği korosunda yer alması ne kadar abes ise bu da o kadar abestir. tamam abi amatör olarak iyi işler yapıyorsunuz da bu gazı nerden aldınız? ebru gündeş de sesi güzel bir ablamiz opera sahnesine atlasa olur mu? işin trajik başka bir tarafı da en ucuz biletin 95 tl ve zorlu center'da royal opera house adı altında satılmasıdır. 3 solist ve dekora mı 350 tl para veriyorum şimdi ben hem de korosu daha once opera sahnesinde bırak yer almayı puccini'yle belki de o an tanışmış. söyleyecek de oynayacak da şefi takip edecek de neresinden tutmaya calışşan elinde kalir. sanatı özelleştirmenin türkçe meali taşeron oyuncu şancı dansçı bulurum para mara da vermem sayemde bir gün herkes sahnelere fırlayabilir. ben de amatör olarak bale yapmak isterim mesela mümkünse zorlu ona da bir önayak olsun.

    edit: imla
  • konu hakkında büyüyen tepki için;

    (bkz: genç sesler platformu)
  • :(bkz: #48351756)
  • hakkında mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuvarı, istanbul üniversitesi devlet konservatuvarı, haliç üniversitesi konservatuvarı opera bölümü öğrencileri ve mezunları tarafından şöyle bir mektup yazılmış olan rezillik.

    genç seslerden açık mektup;

    uzun ve zorlu bir opera eğitim sürecini alabilmek için birden fazla eleme sınavından geçip bu alanda öğrenim görmeye hak kazanan bizler; konservatuvar çatısı altında şan, müzik teorisi, mimik rol, opera oyunculuğu, koro gibi temel dersleri alarak ve üzerine ağır psikolojik süreçler geçirerek eğitimimizi tamamlıyoruz.

    üniversiteye girdiğimiz ilk günden itibaren gelecek ve meslek kaygısına düşen bizler, hükümetin sanat politikaları nedeniyle iyice daralmış olan iş sahamızda varlığımızı korumak ve meslek etiklerini oluşturmak üzere mücadele veriyoruz. sahnede var olma isteğimizden dolayı kurum yönetimlerinin insan sesini ve eğitimini küçümseyen hatta maddi açıdan hiçe sayan tutumlarını çoğunlukla görmezden geldik.

    artık emek sömürüsüne dur demenin vakti geldi.!!!!

    ülkemizin her alanında olduğu gibi özelleştirme politikalarıyla beraber sanatta da ucuz, sosyal güvencesiz, niteliksiz istihdam yapılmakta ve son aşamada "taşeron sistemi ile" sanat adı altında eserler sergilenmek istenmektedir.

    "zorlu performans sanatları merkezi'nde" yapılacak olan "royal opera house" prodüksiyonu "la bohéme" operası bunu bizlere bir kez daha göstermiştir. anlaşılan o ki yapımcılar, bütçe kalemleri içerisinde "la bohéme" operasında önemli bir yer teşkil eden koroya bütçe ayırmamış ve bu işi ücretsiz yapma ya da kabul edilemeyecek az bir ücret karşılığında yaptırılma yoluna gidilmiştir.

    bu "taşeron koro" teklifini profesyonel seslerden oluşan korolar emeğinin karşılığını almadan iş yapmayacaklarını belirtip reddetmiş ve bazı amatör korolar da opera uzmanlık alanı olmadığı için kabul etmemiştir.
    ancak, bu prodüksiyon için sayın masis aram gözbek aracılığı ve yönetimiyle oluşturulan amatör bir koro ile anlaşılmıştır.

    amatör korolar genellikle farklı meslek gruplarından bir araya gelmiş ve bu işi hobi olarak yapan kişilerden oluşur. amatör koroların varlığı ülkemizde müzik ve çok seslilik kavramının gelişimi açısından önemlidir ve desteklenmelidir. amatör korolar, farklı müzik türleri ve farklı söyleme biçimleriyle bir birlerinden ayrılır ve kendi koro tınılarını yaratırlar. opera koroları ise operadan bağımsız olarak düşünülemez. çünkü opera koroları, solistlerle oyunculuk ve sahne eğitimleri konusunda ayrışmaz ve aldıkları eğitimi sahnede uygularlar.
    amatör korolarda söyleyen farklı meslek gruplarından kişilerin sadece müzik yapma iyi niyetlerini kullanarak profesyonel oldukları şeklinde lanse etmek ve yüksek bilet fiyatları ile satışa sunulan bir opera eserinde söylemeleri sağlamak ne kadar etiktir? bu aynı zamanda izleyiciyi yanıltmak değil midir?

    bu durum bu işi meslek olarak seçen ve geleceklerini bu alana adayan bizlerin zaten kısıtlı olan iş alanlarının varlığını yok etmekte ve prodüksiyon firmalarının emek sömürüsü yapmasına zemin hazırlamaktadır.
    gelişmiş ülkelerin hiçbirinde (sosyal sorumluluk projeleri dışında) bilet satışı yapılan, işletme karı güdülen bir prodüksiyonda para almadan ve sosyal güvenceye bağlanmadan insan emeği kullanılamaz.
    ne acı ki durum, tüsak yasa tasarısıyla örtüşmektedir. özel sektörde sanatın taşeronlaşmasıyla beraber sanatçıların haklarını alamamalarına neden olacaktır.

    bizler insan sesine ve emeğine değer verilmesi için genç sesler olarak ses çıkartıyoruz.
    ülkemizde;

    tübitak kurumunun başında hayvanat bahçesi müdürünün olmasına,

    şehir tiyatroları başında eski güreş hakeminin görev almasına,

    opera, tiyatro, bale , resim,heykel gibi tüm sanat dallarında; sanatın profesyonellik gerektirmediği algısını oluşturmaya yönelik yapılan atamaları, yasal düzenlemelerini kabul etmiyoruz.

    ses çıkartıyoruz !!!!

    ekleme: metinde geçen topluluklardan birisine dahil olup, olmadığım sorulmuş. hayır, değilim. hiçbiriyle bağlantım yoktur. ben eğitimi sanat, işi sosyal medya olan bir insan olarak bu metnin zorlu center psm sayfasında opera sanatçıları ve öğrencileri tarafından yorumlara yazıldığını ve her yorumun kısa sürede silindiğini gördüğüm için, hem kalıcı olması hem de ekşisözlük'ün gücünden destek alması adına metni buraya taşıdım. bu kadar ses getirmesinden de gurur duydum. umarım dostlarımızın bu haykırışı hak ettikleri sonuçları doğurur.
  • sözlükteki yüzlercesinden ilk defa kaydadeğer bulduğum rezillik başlığıdır. kesinlikle destekliyorum ama malesef yapabileceğim tek şey bilet almamak olabilir.
  • henuz performansi gormeden nasil elestiri yapilabildigini anlamadigimdir.
    evet, devletin opera konusunda yetersizligini elestirmekte hakliyiz. ama ozel girisim yapimcilar, bu isi yapabildigine inandigi baska bir koro bulduguna inaniyorsa once onlarin cikardigi isi gorup sonra elestirmek gerektigine inaniyorum.

    not: aslinda tek adam yonetimindeki caz korosu'nu pek cok acidan elestiririm, ama bugunku performanslarini gormeden acimasizca elestirmek dogru olmaz.
  • hayatlarını taşeronculukla kazananlardan beklenen rezilliktir...
  • türkiye öyle rezil bir ülke haline geldi ki, okumuşu, entelektüeli bile bu rezillikten payını alıyor. cahillerden zaten geçtim, onlar açısından yapacak hiçbir şey yok.

    opera gibi en güzel ve emek isteyen sanat dallarından birini bile kirletmekten çekinmiyoruz.

    bu kadar opera mezunu insan varken, seslerini duyurmaya çalışırken başarılı da olsa bir caz korosunun gelmiş geçmiş en önemli operalardan birinin koro bölümlerini seslendirmesinin istenmesi, o caz korosunun da hadlerini aşarak bunu kabul etmesi ve küstahça açıklamalar yapması akıl alır şey değil.

    herkes her şeyi yapamaz kardeşim, yapamaz. bu insan doğasına da aykırı, ahlaka da aykırı. kendin amatör olarak söylersin, okullarda öğrencilere sergilersin ama yüzlerce kişilik bir salonda avrupa'dan gelen bir topluluğa eşlik edemezsin. git türkünü, cazını söyle, en iyi bildiğin işi yap. opera çok farklı bir dal, öyle önüne gelen bulaşamaz buna.

    bırakın da türkiye'de bir şey temiz kalsın bari, o da opera olsun.
  • zorlu center daha once de bazı sanatçılardan oluşturduğu taşeron orkestraları bazı prodüksiyonlarda bu işler için üç otuz paralar diyeceğimiz paralara çalıştırmıştı. tabi zorlu kimseyi zorla çalıştırmadı. hatta çalıştırdığı sanatçıların bir kısmı da kamu kurumlarındaki memur sanatçılardır. maalesef bu memur sanatçılar arasında da grev kırıcı gibi üç otuz menfaat için çalışan kişiler var,. bu yersen sanatçı kesimi tüsak yasası çıkacak diye her gün ağlarken korkudan başka hiç bir eyleme bulaşmazlar. ama böyle küçük bir menfaatte bu yaptıklarının tüsak yasasının hızlandırıcısı olduğunu hiç düşünmeden bu işlere atlarlar. ama bu kez dob'da yönetimin değişmesiyle zorlu'yla anlaşmalar iptal edildi. ya da yeni anlaşmalar yapılmadı. bu durumda da iş daha ucuza getirilerek amatör caz korosu boğaziçi caz korosuyla ve amatör bir gençlik orkestrasiyla anlaşıldı. şef olarak da cem mansur seçildi. yersen royal opera global prodüksiyonu. orkestra amatör türk muzisyenlerden, koro amatör caz korosu. neresi royal bunun ben anlamadım ki. ayrica la boheme çok zor bir operadır. profesyonel bir ekip ile çalışlsa dahi bu her orkestra şefinin altından kalkabileceği bir eser değil. buyrun işte sanatta taşeronun şu an için zirvesi. fahişe fiyatlara satılan biletler. ve bu biletlere dünya para veren sanattan anlamazlar. bunlara müstehak aslında. yalnızca biletler çok pahalı diye serzenişlerde bulunan sanattan anlamazlara ne demeli. ulan bedava seyret desen seyredilmez. ha merak da etmiyor değilim ne kadar becerememişler diye. allah sanatı sanatçılardan korusun.
  • gerçekten büyük bir rezilliktir. afişinde royal opera house yazısını görünce gerçekten bu kuruma dahil olan sanatçıların performans göstereceğini düşünmüştüm. hatta gitmeyi bile aklımdan geçiriyordum. ancak anlaşılan royal opera house ile alakası olmayan bir "opera" olacak. o zaman neden o kadar para vereyim ki? dünyanın en iyi opera sanatçılarının performanslarının yer aldığı bluray diski alır, evde son derece kaliteli high-end stereo sistemimde zevkle dinlerim. amatörlerin eğitimsiz seslerinden de binlerce kat fazla zevk alacağıma eminim. bari royal opera house yazısını kaldırın oradan, insanları yanıltmayın ve kandırmayın. acaba yine zorlu'da bu aralar reklamı yapılan hugh jackman'ın şovuna da çakma bir hugh jackman mı gelecek?.. şaşırmam.