şükela:  tümü | bugün
  • viscontinin nazi almanyasını konu alan bir filmi.
  • it. tanrilarin du$u$u/coku$u.
    1969 yapimi luchino visconti filmi.
    celik ureticisi, fiktif, essenbeck ailesinin nazi partisinin yukseli$iyle degisen almanya ile birlikte gelen cokusunu anlatan unutulmaz bir ba$yapit olan la caduta degli dei, ailenin ba$i baron joachim von essenbeck'in oldurulmesinden sonra geli$en olaylari konu alir...
    inanilmaz bir degi$im icerisinde olan almanya'yi sadece bir aile cevresinden oldukca yogunla$tirilmis bir $ekilde 155 dakika icerisinde onumuze serer.
    hastalikli derecede iyi oyunculuklara ve neredeyse teatral ogelerin sinemayi yok edip icinden inanilmaz etkileyicilikte bir masal cikartan inanilmaz i$iklarla donatilmis goruntu yonetmenligi ile insani kendi içine alip "bakin: bunlar, bunlar oldu!" demektedir.
    reichstag yanginindan ba$layip, uzun biçaklar gecesi*ni de kapsayan bir donemi, televizyonu, cep telefonu, 250km/h hizla gidebilen bmw'leri olmasa da olaylara bogazlarina kadar batmi$ insanlarin n'asil davranabilecegini da gosteren bu destansi yapim, her gordugumde içimi aydinlatan charlotte rampling'in di$inda maurice jarre'in muzikleri ve charlotte sagolsun gayet subjektif bir $ekilde ikinci plana attigim dirk bogarde, ingrid thulin ve helmut berger'in deli oyunculuklari ve canlandirdiklari karakterlerle kesinlikle italyan sinemasinin tarihinin en saglam filmlerinden biri olmayi becermistir.
    alternatif ismi için:
    (bkz: götterdämmerung)
  • luchino visconti tarafından bir dönem almanya'sının oldukça yoğun bir dille işlendiği film.

    krupp (essenbeck) ailesinin kişisel tarihini incelerken nazilerin yükselişe geçtiği dönemi sermaye-asker bağlamında inceleyen visconti'nin bu filmi, her biri başlı başına birer film olabilecek bir sürü olayı iki buçuk saate sığdırmayı denemiş ve bu zor işin üstesinden başarıyla gelmiştir. fakat filmi bir 'başyapıt' düzeyine çıkarabilecek nice unsurlar, anlatılan olayların çokluğu ve yoğunluğu nedeniyle kısa tutulmuş, aile içi çıkar çatışmalarını ayrıntılı vereyim derken siyasi entrikaların üzerinden üstünkörü geçilmiş ve bence izleyicide, yönetmenin bunca detay arasında bağlantıları tam oturtamadığı ve bocaladığı hissini uyandırmıştır.

    ışıkların kullanımı, görüntü yönetmenliği ve karakterlerin ayrıntılı incelenmeye çalışılması oldukça doyurucu olsa da, bence oyuncular bunun altından kalkamamışlardır. film bir kere aşırı teatraldir! bunun yanında filmin ilk bir saatlik kısmında bile seyirci, konunun içine yeterince çekilememekte, konuya hazırlanma sürecindeki aile içi gerilimlerin anlatımlarının aşırı uzun tutulması da filmin ikinci yarısında devamlılık problemleri yaratmaktadır. fakat sonuç olarak, filmin çekim tarihi 1969'dur ve büyük usta visconti, başyapıt olmasa bile, entrika dolu nazi almanya'sına çelik zengini bu ailenin gözünden bakmamızı sağlayan 'iyi bir film' yapmıştır.

    izlenmesi gerekir. beklentileri çok da abartmadan tabii..
  • yer yer durağanlığı ve fazla olan konularını toparlayamamasıyla eleştirilere hedef olan film.
    ancak ss ve sa iktidar çekişmesini gözler önüne sermesi bakımından ilginçtir.

    --- spoiler ---
    filmin hemen başlarında martin, ünlü alman filmi der blaue engel daki marlene dietrich in unutulmaz dans sahnesini canlandırmıştır.

    --- spoiler ---
  • ...
  • nutuk çekmekten ziyade olayı derin insanî taraflarından yakalayan bir visconti filmi. odak noktası ise esasında nazi almanyası da değil: iktidar hırsının insanları getirebileceği son nokta. visconti, filmde iktidar olgusunu "mikro" ve "makro" çapta irdeler. fakat bu ayrım net bir ayrım değildir. bulanıktır.

    mikro iktidar mücadelesi çelik zengini bir ailenin içinde cereyan eder. başlangıçta "işinde gücünde" olan tipik bir burjuva babanın etrafında, etliye sütlüye karışmadan geçinen aile, makro iktidarın artık evlerin içine dahi sızmasıyla bozulmaya uğrar. daha doğrusu kapitalist aile zaten bozuktur ama etraflarındaki bulutlar ve "huzur" ilüzyonu bozulur. halının altına süpürülen tüm pislikler ortaya saçılır. ailedeki tek iyi karakter diyebileceğimiz herbert bile bu noktada kendisini suçlar. bu mikro iktidar mücadelesinde aile fertleri birbirini yok etmeye azmeder. annenin evladına, evladın annesine bile eyvallahı yoktur.

    makro iktidar mücadelesi ise ülke çapında yaşanmaktadır. önce halkı ve toplumsal tabanı kazanan hitler, aşama aşama önce sermaye ile arasındaki ilişkiyi düzene sokar nihayetinde de devlet içindeki iktidarını perçinler. bu mesele daha çok sa ve ss arasındaki gerilimle aktarılır. bu iktidar hastalığının -filmde gösterilmese de- tüm dünyayı ele geçirmeye varan bir sapkın isteğe evrileceği anlaşılır kolaylıkla.

    özetle film ne uğruna olursa olsun "iktidar" manyaklığını ele alır. iktidara giden yolu "ılımlı kötüler" döşer. bunun içinde tüm alman yurttaşları da vardır. ama odak noktası olan kapitalist aile ve siyasal iktidar mücadelesi içinde bu "ılımlı kötüler"in hepsi "kötü"ler tarafından bertaraf edilir.