şükela:  tümü | bugün
2649 entry daha
  • carlos maria dominguez, bu kitapta hafıza ne demek apaçık anlatıyor.
    hatırlama eyleminin, varoluşun temelini nasıl oluşturduğunu...

    "bu önemsiz bir mesele değil. anlamanızı umuyorum. hayatınız boyunca çocukluğunuza dair anıları, hisleri, kokuları, annenizin saçını aydınlatan ışığı, evin içindeki ilk maceralarınızı, akıl sır ermez bir şekilde o çocukluğu oluşturan korkuları, mutlulukları, tüm duyguları ve az biraz karmakarışık ifadeleri korumayı başardığınızı düşünün. ardından büyüme sürecinizin kaydı geliyor. okul bunları düzene koyuyor. öğretmenler, sınıf arkadaşları, ilk maceralar... ve böylece şimdiki zamana değin yaşanan tüm deneyimlerin anıları birikiyor.

    bir gün, beklenmedik bir şekilde, anılarınızın düzenini yitiriyorsunuz. hâlâ oradalar evet ama bulunamaz bir hâl aldılar. ilk eşinizin görüntüsünü aradığınızda çocukluğunuzdaki uzak, çorak bir arazide ayakkabı kemiren bir köpek görüyorsunuz. annenizin yüzünü aradığınızda karanlık bir ofisteki sevimsiz bir tiple karşılaşıyorsunuz. hikâyeniz sona eriyor."

    buradaki hatırlamak eylemini biraz dilbilimdeki zihinsel sözlükçe kuramına benzetiyorum. 'deniz' her gün kullandığımız bir sözcük olduğu için; ihtiyaç duyduğumuzda kolayca geri çağırılabiliyor yani 'hatırlanabiliyor' ama örneğin 'kompresör' her gün kullandığımız bir sözcük olmadığı için; ihtiyacımız olduğunda geri çağırmak yani 'hatırlamak' için zihnimizin biraz daha derinine inmek gerekiyor.

    her şeye rağmen, iki sözcük de zihnimizde var. farklı derinliklerdeler ama oradalar. hatıralar da böyle ve o hatıraları birbirine bağlayan yollar var. yollar karıştığı zaman; bizi insan yapan en temel şeyi de yitirmiş oluyoruz. bu dehşet verici.