*

şükela:  tümü | bugün
  • fransız yazar andré malraux'un bir eseridir.
    türkçeye "insanlık durumu" olarak çevrilmiştir.
    dünya klasiklerindendir.hikaye şangay kentindeki komunist direnişi anlatmaktadır.
    1927 yılında geçer.yazar bu eseriyle goncourt ödülü'nü kazanmıstır.
    dünya klasiklerinden olmasına ve fransız bir yazar tarafından yazılmasına rağmen dili ağır değildir.sürükleyici bir kitaptır.
  • hannah arendt'in sıraladığı şekilde insanlık durumları;

    (bkz: animal laborans)
    (bkz: homo faber)
    (bkz: zoon politikon)
  • hemen her konuya bir şekilde değinen ve içinde varoluşçu izler taşıyan eşsiz bir roman "insanlık durumu". uzak doğuya ister yakın ister uzak olun, konusu itibariyle evrenseldir ve ancak bu nitelikteki bir kitap böylesine büyük bir önem arzedebilir.
    kitabın diline gelecek olursak, olaylar 3. şahsın ağzından anlatılmakta ve hikaye karakterler arasında yer yer geçiş yapmaktadır ama yine de çok önemli bir - iki karakterimiz elbette var. kurgu kusursuz ve romanın sonuna doğru tempoyu arttırmayı başarmış andre malraux. yazar çin'i nasıl bu kadar iyi tasvir etmiş diye sorarsanız cevabı basit: yazar gençliğinde çin'e gidip eylemlerde dahi bulunmuştur, daha doğrusu hindiçin'e.
    kitap hakkında bu kadar bilgi yeter bence, en iyisi bir an önce bu kitabı okumanız eğer edebiyata düşkünlüğünüz varsa.
  • hannah arendt'ın emek,iş ve eylem şeklinde sınıflandırdığı ve yeniden tanımladığı insan etkinliklerini antik yunan, klasik roma filozoflarından alıp, liberalizm ve marksizm eleştirilerine kadar getirdiği harika kitabı.
  • aristo'nun politika'sından etkilenilmiş platon'u yerin dibine çakan arendt kitabıdır. kamusal alanın tarihsel süreç içinde geçirdiği evrim ve son aşama yani modern çağda bir nevi çöküşü anlatılır. bol bol dönem karşılaştırması vardır. ama asıl kamusal alan antik yunan'dadır. çalışmanın kutsanmadığı, asıl meselenin çalışmayanların arasında tartışıldığı gözler önüne serilir.
  • andre malraux'un yazdığı, ahmed arif'in pek beğendiği kitaptır. türkçe'ye "insanlığın hali" ve "insanlık durumu" şekillerinde çevrilmiştir. diyarbakırlı şair ahmed arif kitapla ilgili şu sözleri söylemiştir:

    "benim çok sevdiğim sarhoş olduğum kitaplar var. en başta andre malraux’nun insanlığın hali. bana kişilik veren, beni biraz çocukluktan, cahillikten kurtaran, dünyanın kaç bucak olduğunu gösteren bir kitaptır bu. ben bu kitabı ilk okuduğumda devlet basmıştı. nasuhi esat, sonradan nasuhi baydar, o çevirmişti. demek ki o zamanlar daha soyadı yokmuş. okuduğumda tüylerim ürperdi. bir şiir kitabı okur gibi okudum."
  • hannah arendt'in tamamen heidegger sevgisi üzerine kurulu gibi duran kitabı. elbette bu kadar basit değil ama "geriçevrilmezlik ve bağışlamanın gücü" başlıklı bölümde aşağıdaki sözleri direkt ona söylenmiş gibidir :

    " bağışlamak... sadece tepki vermekle yetinmeyen ama kendisini provoke eden eyleme karşı beklenmedik, yeni, koşulsuz bir tavır sergileyen ve böylece hem affedeni hem de affedileni o eylemin sonuçlarından özgürleştiren tek tepkidir. "
  • ahmed arif amcamın beğenisinden ötürü alacağım kitaptır.