şükela:  tümü | bugün
  • "yan gelde yat, keyfine bak"-mentalitesi, özelikle akdeniz insaninda bulunuldugu sayilmaktadir
  • yedi günaa annatan filmlerin öncüsü derler... romanın yedi tepesinde geçer, yedi gece ve yedi gün aarması içerir...
  • (bkz: tatli hayat)
  • baş kadın oyuncusu da anita ekbergdir.
  • bu filmde rol almasi icin fellini'ye onerilen marcello mastroianni fellini ile ilk tanistigi gun cok heyecanliymis ve bu heyecanini yenmek ve de biraz profesyonel gozukmek icin "senaryoyu gorebilir miyim?" diye sormus fellini'ye. fellini o cocuk gibi sesiyle "a tabi marcello" demis. ve ona bir defter uzatmis. sayfalari bos beyaz olan defterin sadece bir sayfasi doluymus ve orada da fellini'nin cizdigi bir karikaturde ciplak bir adam denizde yuzuyor, deniz dibine capa ipi gibi uzayan penisinin etrafinda da 3-4 kadin yuzuyormus. "bu olaydan sonra bir daha fellini'ye senaryo falan sormadim" diyor mastroianni. aslinda bu filmin ne demek olduguna guzel bir isarettir o karikatur. orijinali nette bir yerlerde vardi. cok da komiktir. film komiktir aslinda. erkegin kendisiyle alay edebileni hep komiktir. erkegin gudukluguni bilmesi de olabilir filmin anlami. baska bir sey de olabilir.
  • film roma ile iç içe geçmiş gibidir. roma'nın heryerinde filmle ilgili bir yazı, resim ya da bilgi bulunur. örneğin st pierre kilisesinin kubbesine tırmanmak için geldiğiniz resepsiyonda, anita'nın nefesine sahip değilseniz asansör kullanın yazar, zira anita filmde bu merdivenleri koşarak çıkmıştır.
  • anita ekbergin memeleri ile birlikte boy gosterdigi film. fellininin en iyi filmlerinden biri.
  • şu diyalog gözüme batmış en çok ki filmden, dayanamayıp not etmişim en yakındaki kitabın arkasına, ironi değil mi, minima moralia olsun mesela.

    marcello: your home is a sanctuary..your children, wife, books, extraordinary friends..

    steiner: don't be lilke me, marcello. salvation doesn't lie within four walls. i'm too serious to be a dilettante and too much of a dabbler to be professional.
    even the most wretched life is better than a sheltered existence in an organized society where everything is calculated and perfected.
  • orta sınıf bir taşra ailesinden çıkıp geldiği roma'da, sınırlı entelektüel yapısına rağmen kendini aniden yüksek sosyetenin sofistike yapısı içinde bulan ve birlikte olduğu insanlarla beraber yozlaşıp çürüyen genç magazin gazetecisi marcello'nun, bir kadından diğerine, gece klüplerinden sosyetenin kalbi via veneto'daki çılgın partilere sürüklendiği yedi uzun gecenin öyküsü.

    fellini'nin ilk gerçek skandalı.

    sadece eğlenip herkesle kafa bulan hınzırca bir öykü anlatmak niyetini sonuçta yönetici sınıfın çöküşü ve bu çöküşün içerdiği korkunç şiddetin yoğun bir bileşimine dönüştüren fellini, bu saldırgan tavrıyla 60'ların sosyal tansiyonunu da ölçer ve sonucu bir felaket olarak sunar. film, hem solcu kesimde hem de başta bunu kendisine yönelik bir küfür olarak algılayan kilise çevrelerinde ve sağda bir bomba gibi patladı. günümüzden bir bakışla, televizyon ve medyanın inanılmaz yükselişinin ipuçlarını da şaşırtıcı bir ustalıkla verdiğini keşfettiğimiz 'tatlı hayat', bütün bu ciddi yorumların ötesinde şeytansı bir alayla sarmalanmış felliyen bir filmdir.

    aslında fellini'nin tek amacı eğlenmekti, kendisi dahil herkesle dalgasını geçmek istemişti; ama hemen hemen 30 yıl önce aynı isteği hisseden renoir' ın oyunun kuralı 'nda yaptığı gibi, bu mütevazı eğlenceyi, yaşadığı zamanın ve mekanın atmosferinde, üyesi olduğu toplumun ahlaki ve töresel değerlerini parçalara ayırdığı bir otopsiye dönüştürdü. filmin gücü, avrupa'nın entelektüel ve aristokratik çevrelerinin yaşadığı dekadansı yansıtmasındaki görkemde yatar. fellini'nin dünyası, temel olarak gerçeklikten iplerini koparmış bir dünyadır.

    ustanın vazgeçilmez oyuncusu marcello mastroianni'ye anita ekberg, anouk aimee, yvonne fourneaux, magali noel, nadia gray gibi birbirinden güzel kadın oyuncuların eşlik ettiği film, 1960 cannes film festivali'nde altın palmiye kazanmıştı. mastroianni'nin çarpıcı haber peşindeki bir tabloid gazetecisini oynadığı bu başyapıt, tepeden tırnağa şehvet olan anita ekberg 'in kendini trevi çeşmesi 'nin sularına atıp sırılsıklam olması, nadia gray 'in evsahibesi olduğu orjide striptiz yapması gibi unutulmaz sahnelerle dolu.
  • --- spoiler ---
    filmin acilisi ne kadar ironik ve komik oldugunun gostergesidir sanirim ki helikopterle tasinan bir isa heykeli vardir zenginlerin yasadigi yuksek binalarin duvarlarindan golgesi gectikce goge yukseldigi sanilir isanin ya da hicbir anlamin kalmadigi bu sehirden kacmaya calistigi lakin iplerle baglanmis goturuluyordur jesus christ.
    --- spoiler ---