şükela:  tümü | bugün
  • 2016 cannes film festivalinde ana tabloda yarışacak dardenne kardeşler filmi. ilk gösterimi de burada yapılacak.
  • başrolünde daha 26 yaşında 2 cesar'ı bulunan adele haenel'i bulunduran dardenne kardeşler filmi.
  • canımın parçası dardenne biraderlerin alamet-i fârikaları olan ve neredeyse mükemmeli yakaladıkları son derece gerçekçi, can yakıcı ahlâki sorgulamalardan, kendilerine yakışmayan, inandırıcılıktan uzak, gereksiz ahlakçılığa kaydıkları kaydırak...

    sorun gerçekçi olmamak falan değil. hisler gerçek ama filme tıkıştırılan -saymadım ama tahminimce- dokuz on farklı sosyal/psikolojik durum, kurum sırıtıyor, sadeliğin gücünü kullandırmıyor... gösterdikleri hayat parçasına dokunup geçmiyorlar, bağıra bağıra, parmakla gösteriyorlar...

    --- spoiler ---

    baş karakterimizin canhıraş çabaları, neredeyse kendinden vazgeçişi, karşılığında ahlakî ikilemler yaşayan bütün diğer karakterleri "dize getirişi", "doğru yola" sokuşu, hepsinin sonunda kendisine baş eğip günah çıkartması son son dayanılır olmaktan uzaklaşıyor.
    --- spoiler ---

    dardenne'lerime yeniden kavuşmak umuduyla...
  • soluklarına sonsuzluk bahşedilsin dilediğimiz biricik dardenne'lerimizin filmekimi 2016 kapsamında izleme fırsatı bulduğumuz son filmlerinin adıdır. vicdanın kimi bünyelerde "azap"tan kurtulma peşine düşüren kişisel bir telaş kadarlık olduğunu da bize göstermişlerdir bu filmle. insanı kendiyle yüzleştiriyor biraderler. bir de en küçük bir hareketimizin bile bir diğerini ne kadar etkilediğini bir kez daha hatırlatıyor film. ne çok sorumluyuz birbirimizden yarabbi. bu kadar şahane filmlerine tanıklık etmesek meçhul kız olarak türkçeye çevrilen bu filmi yukarılara koyardık elbet, ama şükür ki çok daha iyileriyle buluşturdular bizi. filmografilerini çatıştırmak olmasın derdimiz. o da başka mecralara kalsın.
    edit: gevelemeye lüzum yok. başkası çekse "olmamış" diyeceğimiz bir filmdir.
  • kariyerlerinin en farklı ve en olmamış filmi ile karşımıza çıkan dardenne kardeşler, elbette bu filmden de bir ders çıkarak ve bambaşka bir yola girecektir. elbette filmin anlatmaya çalıştığı meseleler arasında, başarılı olabildiği noktalar da mevcut. ama bu ne yazık ki başarısız oyunculuğun, repliklerin ve olay örgüsünün arasında kaybolup gidiyor. filmin ayrıntılı incelemesini buradan okuyabilirsiniz.
  • sıkılmadığım ; ancak salondan ya ne biçimdi diyerek de çıkmadığım filmdir.

    --- spoiler ---

    filmdeki vicdan, hesaplaşmalar, dökülmeler tadındaki kısımların cok içime işlemedigi film olmuştur. hatta doktorun duydugu kapıyı açsam bunlar olmayacaktı hissi zerre dokunmadı, ben mi öküzüm bilemiyorum tabii.

    ayrıca, hastanede calışınca insan, tabii filmin sanatsal kısmından bir anda oha ne biçim soktu iğneyi, oh ayaklara pansumanı yapıp elleri yıkamadan kahveyi içti gibi şeylere kayıyor.

    onun dısında sevgili genc doktorumuza psikiyatri alanında çalışmasını önermeden edemeyeceğim. *

    --- spoiler ---
  • evet hazırsanız sizi iki saatliğine çiçeği burnunda bir doktora çevirecek film. şu sorunun cevabı aranıyor bence, mükemmeliyetçiler mükemmele ulaşabilir mi? zamanından, yemeğinden her şeyinden feragat edip doktorluğa, insanlara yardım etmeye sıkı sıkıya sarılmış bu genç kadın belki de hayatında yaptığı tek bir gözden kaçırma ile belasını buluyor. böyle bir karakter tabii kısmet böyleymiş deyip olayları oluruna bırakmıyor. doktorluk meziyetinin yanına dedektiflik de -hem de sherlock holmes'a taş çıkartacak bir dedektiflik- ekleniyor. sonrasında da suç en çıplak haliyle karşısına çıktığında bile suç ortaklarına karşı şefkatini elden bırakmıyor. sanki hiçbir şey yıldıramayacak onun insanlığa olan güvenini. karakterini ve duygularını matematiksel bir iyilik sever mantık içerisine oturtmaya çalışan bir bireyin hayatını, yalnızlığı, idealistliği ve de belki de saplantıları anlatan bir film.
  • sanıyorum büyük yönetmen olmak insan ilişkilerindeki davranışları anlamaktan çok fark etmekten geçiyor. bu filmde de dardenne'ler bu işin kitabını yazdıklarını gösteriyorlar.

    --- spoiler ---

    stajyerine karşı hırslarına yenik düştüğü için yaptığı bir hareketten dolayı neredeyse hayatı alt üst olan, ahlaki ikilemler-üçlemler-dörtlemler yaşayan genç ve başarılı bir doktor ve onun yarı polisiye hikayesi şeklinde özetlenebilir film.

    tabii insan hayatının leblebiden değersiz olduğu bizim coğrafyalarda karakterimizin kapıyı açmaması sonucu bir fahişenin ölümüne dolaylı yoldan sebep olması sonrası yaşadığı ahlaki ikilemler ve vicdan rahatsızlığı bize çok uzak.
    --- spoiler ---
  • dardanel ton kardeşlerin son filmi. konu seçiminden anlatım şekline kadar resmen bu iki yönetmen kardeşin imzasını taşıyor film. filmin taşıdığı ruh ise "deux jours, une nuit" ve rosetta ile aynı, baş karakterin kadın olması ve filmin onlar üzerinden ilerlemesi açısından. hatta bana kalırsa bu film, yönetmenlerin bir önceki filminden (deux jours, une nuit) daha başarılıydı.

    --- spoiler ---

    film aslında çok önemli bir noktayı sorguluyor. benim de zaman zaman düşündüğüm bir konu. doktorluğun kendi dinamikleri açısından insani bir sorumluluk olması ile üzerinden para kazanılan bir meslek olması arasındaki çizginin kalınlığı nedir? bu sınır nerede başlıyor, nerede bitiyor?
    ana karakter dr. davin mesai bitiminde çalan kapıyı açmıyor. çünkü mesai saatinin dışında. kapıyı açmadığı kişi ise saldırıya uğruyor ve ölüyor. dr. davin o kapıyı açmalı mıydı? kendi prensipleri gereği açmaması doğru muydu? kapıyı açsa daha mı doğru olurdu ya da açmaması bir hata olarak nitelendirilebilir mi, dr. davin kendini suçlu hissetmekte haklı mı? film bu soruları sorgularken kör göze parmak bir tavır takınmıyor, ki bu iyi bir şey.

    dr. davin çok iyi canlandırılmış. kurallarına bağlı, prensipleri olan, mükemmelliyetçi, idealleri olan bir doktorun kurallarını esnetmediği takdirde neler olabileceğini görüyoruz. aynı zamanda karakterin mükemmelliyetçiliğinin altında yatan küstahlığa ve tepeden bakan egosunu da görüyoruz karakterin stajyer ile olan sahnelerinden.

    filmin final sahnesi de sevdiğim keskinlikteydi.

    --- spoiler ---

    bu arada ana karakteri oynayan adele haenel her zaman dardenne kardeşler ile çalışmak istiyormuş, sonunda bu fırsatı yakalamış.