şükela:  tümü | bugün
894 entry daha
  • anladığım kadarıyla yazarların genel olarak "meh" ve "inanılmaz" güzel olarak iki gruba ayrıldıkları müzikal.

    ben "berbattı" grubundayım.

    müzikalleri çok severim, sadece 21. yüzyıl değil, 20. yüzyıl müzikallerini de severim. hatta sanırım onları daha çok severim. çok sevdiklerimi de baştan sona kadar ezberlemek gibi pis bir huyum vardır. 1930lar özentisi, günümüze uyarlanmaya çalışıp saçma sapan dans hareketleri, saçma sapan şarkılarla hadi azıcık da ayaklarımı şıkıdı şıkıdı yapayım tipinden ötede değildir benim için.

    çok beğenenlere saygım var, ben beğenmedim. kusuruma bakmayın ama 45. dakikasına kadar nesini beğenmişler bu kadar diye izledim.

    hatta ne zaman şarkı söylemeyi kestiler bir ara, o zaman biraz ilgi çekici hale gelmeye başladı, öyle söyleyeyim.

    city of stars da ortalama bir şarkı bence, bir arkadaşım var duyunca kendini taşlara vuruyor, bakıyorum neden vuruyor diye de ses etmiyorum, vursun.

    filmin bittiğini bile anlamadım açıkçası. aman zaten ryan gosling'i de sevmem.

    dövmeyin.
  • filmi izleyin. sonra bande a part'tan şu sahneyi izleyin. ve çokça kekstra yiyin.
  • filmi maalesef yeni izleme şansım oldu. film tek kelime ile olağanüstü.
    hikaye, aşık olan ve hayallerindeki birbirlerini cesaretlendiren iki genci konu alıyor.

    titanic etkisi yarattı bende ki, titanic'den sonra bu kadar bir filmde etkilendiğimi ve hüngür hüngür ağladığımı da hatırlamıyorum. ayrıca oscar ödüllerinde de titanic ile yarışacak. henüz 31 yaşında olan (bkz: damien chazelle) whiplash'in ardından şaheser yaratmış. film hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki.
    film beni çok derinden etkiledi, evet sanırım romantic biriyim ama filmin anlatımı dinamik duyguları barındırıyor. iki saat boyunca sizi ekrana yapıştırıyor.
    damien chazelle birçok duyguyu çok güzel anlatmış, bitiş alternatif sonlar değil, sadece hayatın farklı şekillerde ortaya çıkmış olabileceğini düşünürken, mevcut gerçekliğin sevincine müdahale etmiyor gibi görünüyor.

    ayrıca filmde beni çok etkileyen bir sahne daha var '' rasathane sahnesi '' mafia ii oynayanlar bilir ama hayret kimse bahsetmemiş.

    --- spoiler ---

    kimsenin dikkatini çekmemiş gibi gözüküyor, rasathane sahnesi. filmin tam ortalarında gittikleri rasathane la griffith observatory (bkz: mafia ii) oyunundaki son bölüm olur kendisi :) ayrıca mafia ii oyununun en dramatik ve en duygulu bölümü olduğundan beni etkileyen bir bölüm olmuştu. rasathaneye gittiklerinde çok duygulandım.
    http://hizliresim.com/a/kd83ok
    rasathane
    --- spoiler ---

    en iyi film ödülünün yanında,
    en iyi kadın oyuncu emma stone
    en iyi yönetmen damien chazelle
    en iyi sinematografi
    en iyi kostüm
    en iyi kurgu
    en iyi film müziği
    en iyi orijinal şarkı
    en iyi prodüksiyon tasarımı
    en iyi ses miksajı

    toplamda 10 oscar alacak gibi duruyor.
  • ızleyeli baya oldu aslinda ama hemen yazamadim. ben filmi cok ama cok begendim. etkisi bi hayli fazlaydi ustumde. bunun nedeni de mia nin sozleriydi. sebastiana bagirarak maybe i am not! dedigi sahnede resmen agladim. onun gibi sonunu bilmedigim sadece yetenegim icin pesinde kosusum tokezleyisim birakisim geldi aklima. ayni cumleyi kurmustum bu sene. o yuzden cok sevdim.

    bir diger neden de filmin renkleri o kadar guzeldi ki. 4 ana renk hep birbirini tamamlayacak sekildeydi ilk yari. tabi ikinci yari muzikle birlikte renkler de gorunmez hale burundu.
    muzikler ise fevkaladenin fevkinin fevkiydi. kac kez dinledim (bkz: city of stars) i bilmiyorum.keza mia&sebastian theme de harikaydi.gozler doluyor her seferinde.

    hikaye belki siradan evet ama ikili o kadar basarliydi ki sizi ik a edip izlettiyor. adi daha ilk duyuldugundan beri beklemistim filmi nedeni crazy stupid love dan gelen ryan gosling emma stone askimdi.

    sonuc olarak ben sevdim.sonu herkese memnun etmedi belki. burun kivirdi cogu insan.ama ben onu da sevdim. bakislar ve gulumseme bana yetti.bilmiyorum pazar gunu rekorlar kirar mi ama buyuk ihtimal emma stone ve muzikleri sebebiyle iki oscari kafadan alacak. pazar gunu izlemede olacagiz.
  • müzikal sevdiğim için tereddüt etmeden izlemeye kalktığım filmdi, fakat biraz sıkıldığımı hatırlıyorum. sonra öğrendim ki bu yılın oscar adaylarından biriymiş, hatta 14 tanesine birden. iyice incelemek adına bir kaç defa daha seyrettim.

    büyüleyici görüntüleri/mekanları/müzikleri ve ryan gosling hatrına arşivime kattım. sadece saydığım bu 4 etken güzeldi, gerisi klişe malesef. emma stone kişisini sevmem, zaten hollywood da emma'lara karşı pek sevecen değilim. neyse demem o ki, bu emma oscarlık performansın "o" sunu bile göstermediği halde aday olmuş. alırsa haksızlık olur, ama sesi güzeldi ona diyecek laf yok. bir de tabi filmdeki mia karakteri yüzünden kendisine ayrı bir sinir oldum. seb yani ryan muhteşemdi, hem sesi hem piyano performansı hem giydiği takımlar hem de sondaki o bakışlar.. takım demişken, ryan her filmde muazzam takım elbiseler giyiyor, allah için çok da yakışıyor. hatta takımdan başka bir şey giyince yadırgıyorum, herkes kaslı olabilir ve takım elbise giyebilir ama kimseye ryan'a yakıştığı kadar yakışmaz. eğer bu sene karşısında casey affleck'in lee chandler performansı olmasaydı, tüm kalbimle oscarı kazanmasını isterdim. bu sene bir güzellik yapıp iki kişiye oscar verseler hiç fena olmazdı swh

    gelelim en iyi film oscarına. genel baktığımızda en iyi film oscarını hakedecek bir yapım değil, onun dışında gerçekten güzel film. 6-7 oscar verilsin, fazlası saçmalık olur.
  • hakkında bir şey yazmadığımı yeni farkettiğim, "beğenen çok beğeniyor beğenmeyen de hiç beğenmiyor" türden bir film. izleyeli biraz oldu ama hala aklımda olan kısımlarıyla birşeyler yazayım dedim.

    ilk etkileyen kısmı filmin açılışı. güzel bir şarkı ve gösteri eşliğinde, kamera kaydı hiç kesilmeden (buna sinema sektöründe ne deniyordu bilmiyorum) hoş bir koreografi izliyoruz. epey uğraşıldığını düşündüğüm bu sahneden sonra zaten filmi çok beğeneceğimi hissettim.

    sonrasında klişe sayılabilecek bir senaryo, bir müzikal olarak karşımıza çıkıyor. normal bir film olsa ve oyuncular değişse büyük ihtimal yarısında sıkılmış olacağım bir film olurdu. ama oyuncular o kadar güzel yakışmış ki rollere, müzikler görseller vs hakkaten etkileyici bir şey çıkmış ortaya. tabi aslında çok daha güzel besteler olabilirdi. ve daha da fazlası olmalıydı. yine de bu tarzı sevmeyenler için bile çok cazip bir film olmuş.

    girişten etkilendiğimi söylemiştim. filmin sonundan da çok etkilendim. her şey aslında ne kadar farklı olabilirmiş. seçimlerimiz nasıl büyük değişiklikler doğurabiliyormuş. insan ister istemez yaptığı seçimleri ve başına gelenleri sorguluyor. çok duygusal bir kapanış olmuş. yine de sondaki buruk tebessümler mutlu etmedi değil.
  • city of staarss. are you shining just for me? city of staarss...

    kafanızın içine yerleşen hoş bir müziğe sahip müzikal film.

    https://youtu.be/ns0_aoubf9a