şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 2018 yılı yapımı uruguay filmi. yönetmenliğini álvaro brechner'in yaptığı film, 70 li yıllarda askeri diktatörlükle yönetilen ülkenin en önemli hapishanesinden alınıp 12 yıl boyunca hücrede tutulan üç tupamaro gerillasının başından geçenleri anlatıyor.
    https://www.imdb.com/…le/tt6792282/?ref_=ttpl_pl_tt
  • ilk gösterim tarihi 1 eylül 2018 olan ve an itibarıyla netflix'te gösterilmeye başlanmış olan film.
    izlenmeye değer gibi.. editleyeceğim.

    edit: son zamanlarda izlediğim en etkileyici filmdi. oyunculuklar muhteşemdi. uzun süredir ülke gündeminden, günlük sıkıntılardan içim kararmış durumda. dünyanın türlü pisliğine rağmen, 'umut' denen şeyi neden asla kaybetmememiz gerektiğini hatırlattı film bana.
  • netflix' de yayınlanmaya başlayan, 1973 yılında askeri yönetim tarafından yargılanmadan yıllarca karanlıkta tutulan 3 mahkumu anlatan bir dönem filmi.

    izlemeye yüreği olanlar için söylüyorum, kaçırmayın.
  • geçtiğimiz aylarda uruguay'da senatörlükten istifa eden eski uruguay devlet başkanı josé mujica ve diğer iki arkadaşının 12 yıllık hücre hayatını anlatan etkileyici film.
  • yeni yılın ilk saatlerinde seyrettiğim muhteşem ötesi film. içinde sound of silence'ın harika bir yorumunu da barındırıyor. faşizmin her türlüsüne direnmek için izleyin, izlettirin.
  • 3 darbe görmüş bir ülke olarak izleyenlerin çok şey bulacağı muhteşem film, coğrafya değişse de yaşananlar demek ki her yerde aynı. izlerken özgürlüğün ne kadar önemli bir şey olduğunu damarlarınıza kadar hissediyorsunuz, yönetmenin müthiş başarısıdır ki içeride o üç adam 12 yıl boyunca erdikçe sanki bir yakınınız elinizden kayıp gidiyor hissi uyandırıyor. film bitince balkona çıkıp bir sigara yakmak ne büyük özgürlükmüş onu bir kez daha anlamanızı sağlayan nefis film

    -- spoiler ---

    ortada bir satranç tahtası bile olmadan zihinsel olarak duvara vura vura işaretle satranç oynadıkları sahne muazzam ötesiydi
  • uzun süredir film izlemeyen bünyeme ilaç gibi gelmiş muazzam yapıt.

    hak, hukuk, adalet, ayrılık, hasret, yalnızlık, suskunluk, karanlık, karamsarlık, umutsuzluk, cesaretsizlik ve bildiğinizi sandığınız bir çok kavramı sorgulamanızı sağlıyor. haliyle payınıza düşeni de alıyorsunuz.
    basit bir hesaplama yaparak ulaşabileceğin 4380 sayısını ne kadar erteleyebilirsin ?
    bir film süresi boyunca bu hesabı yapmaktan neden kaçarsın ?
    psikolojik gerilimin dozajını şu şekilde ifade edebilirim. "bir an önce bitmesini istediğin bir oluşun bitmesini istememe çelişkisinde kalmak."
    sanırım doğru tanım bu olmalı.

    adalet sisteminin evrensel normları, kaideleri ve işleyişi var. tüm bu evreler belli bir sistem içinde toplumsal ıslahı sağlıyor.
    hukuki temeli olan mahkeme yollu suç ve ceza varyasyonlarında durumu analiz etme gibi bir alışkanlığım var. bu analizi yaparken yürüttüğüm temel mantık suçlunun ıslahı, suç tekerrürünün engellenmesi ve suçlunun tekrar topluma kazandırılması üzerine.
    bazen cezanın hafif olduğuna bazen de adalet sisteminin suçluya karşı suç işlediğine kanaat getiriyorum.
    filmi izledikten sonra hukuk sistemi hakkında idam kararı verecek, adalet kavramının kalemini kıracaksınız.
    en son ne zaman büyük bir şaşkınlık yaşadınız bilmiyorum lâkin film bittiğinde hakkıyla şaşıracaksınız.
    militarizmle hemhâl olmuş devlet tarafından hukuk dışı yargılanan bu üç gencin en büyük hayali ne olabilir ?
    (bkz: jose mujica)
  • kafka'nin ceza somurgesi'nde gecen bir pasajla acilmasiyla bile beni daha ilk andan vuran, 70'li yillarda diktatorlukle yonetilen uruguay'da bir gece gizli bir operasyonla alinan ve 12 yillik tecrit hapsinden sonra demokrasinin gelisiyle serbest birakilan 3 devrimci tupamaro mahkumu anlatan harikulade netflix filmi. venedik film festivali'nde de en iyi film odulune sahip.

    tek kisilik hucrelerde 12 yil boyunca oldurulmeyen ancak iskencenin her turlusune maruz birakilip delirtilmeye calisilan 3 mahkum. gun yuzu gormeden karanlikta nefes alinan 4380 gun. konusmak yok, herhangi bir sey okumak ve yazmak yok ama cesitli hucrelerde zulmun her turlusu mevcut. mahkumlardan ikisi duvar tiklatarak birbirleriyle iletisim kuruyorlar ve digeri de zamanla zihnindeki dusuncelere ve duydugu seslere tahammul edemeyip basini duvara vurmaya basliyor ve psikoza giriyor. hak, hukuk, adalet, din, insan haklari, ideoloji, vicdan, fasizmin korkunc yuzu, inanc hepsi ayri ayri carpiyor yuzunuze. neden? ne icin? diye sorgularken buluyorsunuz kendinizi her bir kavramla. gozlerinizin dolmasina engel olamayacaginiz bazi sahnelerde hem fasizmin vahsetine lanet ediyorsunuz hem de umudun, inancin ve direnisin gucune tanik oluyorsunuz. ozellikle pepe'nin* annesiyle ve doktorla olan konusma sahneleri ve soundtrack'te gecen sozler cok vurucu ve cok etkileyiciydi.

    fernandez, mauricio ve jose karakterlerini canlandiran her bir oyuncuya ve oyunculuklarina ayri ayri bayildim. bilhassa mauricio karakteri sair ve yazar olusundan olsa gerek ayrica etkiledi beni. karakterlerin derinligi ve kurgunun butunlugu cok basariliydi. soundtrack ise tek kelimeyle muhtesemdi.

    izleyin ve izletin.
  • tek kelimeyle vurucu film. oyunculuklar gerçekten harika. filmi izlerken insan denilen varlığın ne kadar iğrençleşebileceğinin gerçeği suratınıza çarpıyor her sahnesinde.

    --- spoiler ---
    yukarıda belirtilmiş ancak satranç sahnesi gerçekten sarılıp, sarılıp tekrar izlenilesi.
    --- spoiler ---
  • insani duyguları derinlemesine hissedip yaşayabilenlerin sonunda ağlayabileceği film. başından sonuna zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım. etkileyici.