şükela:  tümü | bugün
  • bana kalırsa özellikle batı insanının dogu insanına oranla daha cok icine girmis oldugu ve zaman zaman herkesin kafasında devrim olusturabilecek seviyede ortaya cıkan,binevi bilincaltı,çokça rutin duygu kabul edilebilecek olan,sebebleri daha cok icyapı ve hissedilis anına kadar yasanmıs olanlara dayanan ruhsal doyumsuzluk ve tatmin eksikliginin insani goturebilecegi yer ve bu eksikligin etkileri uzerine gidiyor film.
    babasının yoklugu ve olum sekli,annesininse cıldırtıcı derecede "uste dusme" seklinde uyguladıgı baskı,sevgiden uzak soguk ortam ve hayatında piyano ve bu enstrumanın getirdiklerinden baska bir şeye sahip olmayan yası geckin professor,memnuniyetsiz yasaminin onu goturdugu "ne yapacagını sasırmak" olayına girmek icin aradıgı bahane olan,ona ilgi duyan genc ogrenciyi buluyor , kısmen garipliklerini ona da yansıtıyor ve yasatıyor.
    isabelle huppert in oyunculugu gercekten goz kamastıracak cinsten.
    ayrica schubert in haneke nin takıntısı oldugunu dusunuyorum.bos tuvalet in cekildigi sabit goruntu de estetik adina ilgi cekici,kendini hissetirecek turden.
    kısmen iyi genel olarak vasat denebilir ...
  • huppert'in canlandırdığı "özgür birey" olmakla başa çıkamayıp sadomazoşist fantazilerine sığının karakter aracılığıyla burjuva toplumunu ve liberalizmi kıyasıya eleştiren,mercek altına yatırıp acımasızca gerçeği gösteren film.bence başyapıt.

    daha evvel hiç haneke filmi izlememiş bir insan olarak kendisinin yönetmenlik vasıflarına hayran kaldığımı söylemeliyim.baştan sona isabelle huppert'in vücudu mizansenin bir parçasıymışcasına,onun duruşuna ve ifadesine göre mizansenini ayarlıyor,sanat yönetimini alkışlatıyor.gerçekçiliği ile şaşırtırken mikrofonu kadrajın ortasından geçirip yarattığı gerçeklik ile dalga geçiyor,izleyicisini yabancılaştırıyor.eğer gerekirse kamerasını saniyelerce seyirciye arkasını dönmüş huppert'in sırtına odaklayıp,sabit tutabiliyor.kamera hareketleri tam anlamıyla kusursuz.müzik kullanımı uçurucu.

    her anlamda istediğini başarmış,hedefine ulaşmış,seyirciyi rahatsız eden,provoke eden,düşündüren bir film.nerde okuduğumu hatırlamadığım "tüketim toplumu sadece hazmedebildiğini tüketir" vecizesine dokundurarak,hazmı zor,sinir bozucu bir başyapıt çıkmış ortaya diyorum.özellikle son zamanlarda seyirciyi düşündürmek yerine,seyirciden katılım talep etmek yerine,zor yolu seçmesi,seyircinin beğenisini takmaması sebebiyle cesur bir film olduğunuda ekliyorum.
    sevmedim,sevilecek bir film değil.ama çok takdir ettim,önemini kabul ettim...
  • michael hanekenin harika filmi.
  • son on yıl avrupa sinemasının en iyi filmlerinden biri. etkisinden kurtulmak kolay değil. her karesi ayrı güzel, teknik yönü sağlam* müthiş bir haneke filmi. konu kısaca, orta yaşlarda bir piyano öğretmeninin sapkın düşünceleri ve ona aşık bir öğrencinin ilişkisi. son derece naif işlenmiş, isabelle huppert'in dosta düşmana oyunculuk dersi verdiği sarsıcı film. bir diğer güzellik de filme yedirilen schubert müzikleri. ayazda bir yürekten etkilenen-şaşıranlar için yeni bir şaşırma şansı. mutlaka görülmeli, bilinmeli. müthiş bir finali olduğunu da ekleyelim*
  • uclemeden sonra hayal kirikligi ya$atan film. haneke, uzerine oturtulan imaj dogrultusunda zorla cirpinmi$ gibi. bu kez guldurme veya got etmede pek etkili olamami$ cunku bana hic samimi gelmedi.
  • etkisinden uzun süre kurtulamayacaksın mutlaka git laflarının sonucunda gaza gelip gittiğim haz alamayıp hayal kırıklığına uğradığım film
  • oturdugu koltukta huzur bulmaktansa, sikintidan durmadan pozisyon degistirmeyi sevenlere gore bir psikolojik iskence filmi..insana gozardi ettigi sapkinlik gibi gercekleri gostermesi acisindan oldukca basarili cunku uzun ve monoton cekimin amaci izleyiciye asiri disiplin ve otokontrolle yetismesi sonucunda tum duygusallik ve cinsellik iceren davranislardan tiksinmeye baslayan kadin karakterin vahimligini yedirebilmek..yan etkisi: bir sure piyano iceren sarkilar mide bulantisina neden olabilir..
  • kadının sondaki beklentisini ve davranışını izlemek için bile gidilebilecek bir film.
  • filmden çıktığımda kendimi toparlamam için deriiiiin deriiiiiinn nefes almam gerekti. çok başarılı...