şükela:  tümü | bugün
  • fr. direnis

    ikinci dunya savasi sirasinda fransa'nin kurtulusu icin nazilerle savasmis, fransa'nin tarlalarini, daglarini kanlariyla sulamis, cogunlugu komunistlerden olusan ancak savas sirasinda yurtdisinda bulunan de gaulle'un ulke donusu bunlarin kazandigi zaferin payesini kendisine mal ettigi ve hakkini asla vermedigi orgut.
  • south park bigger longer uncut'ta cocuklarin artik duruma el koymaya karar verdiklerinde soyledikleri sarki. (bkz: medley), (bkz: potpuri)

    howard mcgillin:
    god has smiled upon you this day
    the fate of a nation in your hands
    and blessed be the children
    who fight with all our bravery
    till only the righteous stand

    you see the distant flames
    they bellow in the night
    you fight in all our names
    for what we know is right
    and when you all get shot
    and can not carry on
    though you die
    la resistance lives on

    you may get stabbed in the head
    with a dagger or sword
    you may be burned to death
    or skinned alive or worse
    but when they torture you
    you will not feel the need to run for
    though you die
    la resistance lives on

    shelia broflovski:
    blame canada
    blame canada
    because the country's gone awry
    tomorrow night these freaks will fry.

    the men of south park:
    tomorrow night
    our lives will change
    tomorrow night
    we'll be entertained
    an execution
    what a sight
    tomorrow night

    satan the dark prince:
    up there, there is so much room
    where baby's burp and flowers bloom
    tomorrow night up there is doomed
    and so i will be going soon

    terrance and phillip:
    shut your fucking face uncle fucker
    you're a boner biting bastard uncle fucker

    phillip:
    looks like we may be out of luck

    terrance:
    tomorrow night we're pretty fucked

    stan marsh, kyle broflovski, eric cartman:
    why did our mothers start this war
    what the fuck are they fighting for
    when did this song become a marathon

    satan the dark prince, shelia broflovski:
    i want to live up there
    when canada is dead and gone there'll be no more celien dion

    howard mcgillin:
    they may cut your dick in half
    and serve it to a pig
    and though it hurts you'll laugh
    you'll dance a dickless jig
    but that's the way it goes
    in war you're shat upon
    though you die
    la resistance lives on
  • 2.dünya savaşında işgal altındaki fransa'da faaliyet gösteren direniş örgütü.fransa işgal altında iken ülkede de gaulle'cu hür fransızlar,komünistler,darnant'ın faşist milisleri ve alman ordusu bulunuyordu.la resistance milisleri tren yollarını bombalamışlar,dağlık alanlarda faaliyet göstermişler ve suikastler düzenlemişlerdir.de gaulle'ün bunlar içinde en korktuğu grup almanlar yada faşist fransızlar değil komünistlerdir.
  • (bkz: abbe pierre)
  • 0:23 ile 0:48 arası cep telefonu zil sesimdir.

    http://www.youtube.com/watch?v=jhv-xzgdy-0

    ayrıca, bunu kimsenin yazmamış olmasına çok şaşırmış olmama rağmen, eski level dergisi yazarlarından tuğbek ölek'in sorumlu olduğu ve level'in dağıttığı cd'lerde yer alan "underground" bölümünün şarkısıydı, kadim zamanlarda.

    edit: link update.
  • fransız direnişi manasına kullanılan ancak aslında olmayan direnişi simgeleyen kelimeler.

    fransızlar gerçekte neredeyse hiç direnmeden tüm yahudileri büyük kolaylıklar sağlayarak, hatta memnuniyetle almanlara teslim ettiler.milyonlarca insanın ölümünden sorumludurlar.

    fransız direnişi diye filmlerle, şarkılarla, romanlarla sunulan sanal gerçekliğin tek izahı, almanların çiğneyip geçtiği milli onurlarını, gururlarını kurtarabilmek için sonradan uydurulmuş hikayeler olmasından öte değildir.

    kendilerini her zaman dünyanın önder milletlerinden sayan, zenginliğini afrika ve amerika’yı sömürerek,soyarak ve milyonlarca masum insanı öldürerek, ayak bastığı ülkeleri kan gölüne çevirerek elde eden, katliamlarını işgal ettikleri ülkelere, oranın halkına rağmen medeniyet götürmekle izaha kalkan fransızlar bu teslimiyeti hiçbir zaman kabullenemedi.

    altı boş fransız ukalalığı çareyi bu öyküleri uydurmakta buldu.

    avrupa’da alttan alta dalga geçilen fransız direnişi milli bir avuntudur.

    fransız direnişi denilen şeyi trevanian , şibumi’de çok güzel anlatır.
    ----------------------------------------------------------------------------------------------
    almanların sadakasıyla geçinmeyen herkesin direnişçi sayıldığını düşünürsen, işgal kuvvetlerinin orada o kadar süre, nasıl kalabildiğine şaşmak gerekir.

    fransada hiç «direniş meydanı» diye bir meydanı olmayan kent veya kasaba gördün mü?
    insan direniş kelimesinin gal anlamını bilmek zorunda galiba. alman müşteriden fazla para alan her otelci direnişçi sayılıyor. bir alman askerine hastalık buluşturan her fahişe özgürlük mücahidi olup. çıkıyor. almanların emirlerinden hiç çıkmadıklarıhalde birbirlerini neşe içinde «bonjur!» diye selâmlayan herkes hürriyet kahramanı oluyor!»

    hel güldü. «fransızlar'a biraz haşin davranıyorsun,» dedi. «tarih haşin davranmış onlara. yani gerçek tarih, yoksaşu «beşinci cumhuriyetin gerçeği» dedikleri ve okullarda okuttukları şey değil. aslına bakarsan ben fransızlar'ıbütün öteki yabancılardan daha çok beğenirim. yüzyıllar boyunca bask'ların yanıbaşında yasaya yasaya bazı şeyler öğrenmişlerdir. anlayış gibi, felsefî görüş gibi,mizah yeteneği gibi.

    böylelikle de yabancıların en iyileri haline gelmişlerdir. ama gene de fransızlar'ın gülünç insanlar olduklarını kabullenmek zorundayım. ingilizlerin sakar, italyanlar'ın
    yeteneksiz, amerikalılar'ın nörotik, almanlar'ın romantik düzeyde vahşi, araplarìn kötü, ruslar'ın barbar olduğunu ve hollandalılar'ın da peynir yaptığını kabullendiğim gibi.

    örneğin
    fransızlar'ın paraya olan miyop tutkularıyla, şan şerefe olan hayalî özlemlerini ele al. iki üç kuruş kurtarmak için şaraplarına su katan bu adamlar büyük okyanusu atom artıklarıyla zehirleyecek projelere milyonlarca frangı göz kırpmadan harcamaya hazırlar. niçin? bu arada teknolojikaçıdan amerikalılar'a denk duruma nasıl gelebilecekleri öğretilsin diye.

    kendilerini golyat'ın karşısındaki davut gibi görüyorlar. ne yazık ki dünya onları o gözle görmüyor. ineğin bacağınatırmanan karınca gibi görüyor. üstelik tırmanırken de ineğe durmadan korkmamasını, ona yumuşakdavranacağını söyleyen bir karınca gibi.»
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------